Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2026 Salı

HİÇ Mİ GELMEZ AKLINA BİZİM ANILAR

 Gecede yayılır aşk dolu anlar

Sevgilim belki bir gün beni de anlar

Hasretinle iki göz her gece ağlar

Hiç mi gelmez aklına bizim anılar

O günleri düşündükçe yüreğim sızlar


Boğaz'a doluşur hisli şarkılar

Sanma ki geçiyor sensiz bu yıllar

Seni düşününce düşer gözden damlalar

Hiç mi gelmez aklına bizim anılar

O günleri düşündükçe yüreğim sızlar


GALİP UÇAR


Şiir 27 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/hic-mi-gelmez-aklina-bizim-anilar-galip-ucar/

25 Ekim 2026 Pazar

GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE

 Güfte ve Bestesi GALİP UÇAR'a ait olan, Türk Sanat Müziği Nihavend Makamı şarkısı GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE, 25 Ekim 2026 tarihinde youtube üzerinde yayınlanmıştır



GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE

 Bir güvercin bir kayık geçer Dalyan'dan

Güneş yine batıyor şu ufuklardan

Işıklar süzülüyor Caddebostan'dan


Gelsene ey sevgili gurub vaktinde

El ele dolaşalım senle sahilde


Leylekler göç eder son yaz gelince

Adanın son vapuru şurdan dönünce

İçimdeki gün hevesi o an bitince


Gelsene ey sevgili gurub vaktinde

El ele dolaşalım senle sahilde


GALİP UÇAR




şiir 25 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/gelsene-ey-sevgili-gurub-vaktinde-galip-ucar/

22 Ekim 2026 Perşembe

GÖZLER BANA DİPSİZ KUYU

Bir çift göz gecede söndü zamansız

Sabahın en aydınlık vaktinde

Yatağın sen tarafı kaldı karanlık

Alışılmaz ya gidişlere

Bir gün gelir bir sene

Alışmış gibi yaptım

Çayın soğuğunun dumansızlığına

Her kahvaltı saatlerinde

Sensiz boş tabakların uğultusu eşlik etti

Siyah zeytinler ki

En kara bahtlı kavimlerin göç yorgunu gecelerinde

Menzilsizliklerine eşlik eden yıldızların asılı olduğu

Gökler kadar karaydılar

Göç yollarında aç bil aç kalan çocuklar kadar çelimsiz

Az sonra ufuk morarıp da

Güneşe perde açsa ne çare

Dönülmez yollara girilmiş bir kere

Bir daha görülmeyecek yerlerin anılarının yükü

Sırtta iki küfe bir hurçtan daha da ağır

Daha geçen gün

Suyunu içtiğin nehir kıyısı

Şimdi paralel adımlarla gidilen yol olunca

İşte şimdi

Bilinir dönülmeyen yolların

Dönülmez sabahlarla eşliği

Vay yarım kalan türküler

Kendi dillerinde çok güzelken

El değince bambaşka hatta saçma anlamlar kazanan

Ama ne olursa olsun melodisi yüreği yakan

Şu ilerideki kayısı ağacının gövdesinden kazılmıştır ya

Üstüne çekilen telleri duvaktan değil elbet

Yahut mutlu anların nefesi değil gövdesinin içinde gezinen

Ve tarlalarda

Ve eyvanlarda

İmecenin adım adım halayları

Şu dağı kutsal gördüm

Aşkla sevdim de

Öptüm kaya kaya yüce çıkarken

Sızan suyuyla arındım

Uyudum on iki gece

Uyandım da

Yanım hiç böyle karanlık kalmadı

Bir sen tarafı

Bir senin gölgenin kırışmışlığıyla

En aydınlık sabahta

Bir kurşun gibi vurdu beni

Hiçbir şehir avutamaz ya

Hangi şehirde bulsam seni

Hangi dildeki şarkıda arasam

Daha hiçbir göze bakamam

Gözler bana dipsiz kuyu


GALİP UÇAR




Şiir 22 Ekim 2026 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır

https://zamansizdergi.com/gozler-bana-dipsiz-kuyu/ 

20 Ekim 2026 Salı

SANKİ SANA YÜZ BİN YILDIR HASRETİM

 Seni düşündükçe yazar kalemim

Sana kavuşmaktır bil ki emelim

Sensiz geçen günler benim kederim


Sana sanki yüz bin yıldır böyle hasretim

Senden ayrı yaşamak mı söyle kaderim


Sensiz olduğumda bitmez elemim

Bildiğin her acılardan daha beterim

Bir gün olur hasretinle ölür giderim


Sana sanki yüz bin yıldır böyle hasretim

Senden ayrı yaşamak mı söyle kaderim


GALİP UÇAR



Şiir 20 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/sanki-sana-yuz-bin-yildir-hasretim-galip-ucar/


14 Ekim 2026 Çarşamba

SENİ DÜŞÜNÜRÜM O AN EY MÂH-I NÛR-I LEMAN

Üsküdar Sahili'ne dalgalar vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Çamlıca'dan esince rûzgar

Bir anda uçuşunca martılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Yalıların ışıkları denize vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Köprüden geçince arabalar

Sessizce ilerleyince vapurlar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Çarşı'nın kalabalığı dağılınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Meydanlarda dolaşınca o anılar

Doluşunca içime senli acılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Şimdi mazimize bakınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Buluştuğumuz o sokaklar ve yollar

Belki de hep bizsiz olacaklar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman 



GALİP UÇAR



Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır 

EY PERİ

 Her gece rüyama

Geliyorsun ey peri Onca yıllık hasretin Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Gönlüme bir taş gibi Çöküyorsun ey peri Sensiz geçen zamanlar Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Ruhuma hicran gibi Giriyorsun ey peri Sensizliğin acısı Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli

GALİP UÇAR


Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

8 Ekim 2026 Perşembe

ÖLMEK İÇİN İLLA KALBİM Mİ DURMALI

 Ölmek için illa kalbim mi durmalı

Bitti o şiir yeni dize ne hacet eklemem
Oysa kalp meskenindi bir zaman senin
Anıların divanıdır başka satır eklemem

Sen ki başkalarını düşünüp cennetinden giden
Şu yüreği bir kış günü üşütüp güneş gibi yiten
Hızlı heveslerin yanlışlarına yürüyüp biten
Çay filizlerini körü körüne yakansın dinlemem

Belki acıttın ruhumu o tavrınla bir zaman
Yaptıysan kendine yaptın gidişinle o an
Beklendin mi elbette beklendin de bir zaman
Acı beni kutsadığında da mum gibi erimem

Dokundurtmadığın saçlarının telleri
Elbet fısıldar kulağına pişman günlerini
Senin için diktiğim gonca fidelerini
Büyüttüm ama sana asla ellettirmem

Yine de bil ki seni şimdi de affettim
Asla kendin de olamadın çünkü fark ettim
Sanma ki o sevgimden yıllardır vazgeçtim
Cisminden gayrıdır o sevgi sana mal ettirmem

Hayatın orta yerine koymuştum seni
Kendin mahrum ettin bu güzellikten kendini
Bile bile yitirdiğin o güzel bahçeyi
Şimdi heves heves gelsen de gözlettirmem

Sana hala değer verdiğimi hissediyorsan eğer
Sen yine hayallerinde rûyalarında buyur gel
Gördüğüne inanıp da dönerim sanırsan eğer
Kapılar makamlar geçsen de ihtimali dillendirmem

Galip hala inadına sever yeşili
Pelin otları da gördü gördü başka zehiri
Kendince gözü bağlı gördü bir de zahiri
Zahit olmadı da zahideye kendimi yine sevdirmem

GALİP UÇAR




Şiir 8 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

7 Ekim 2026 Çarşamba

NEFSİNDEN OLDU

 Lamekan eline bir kulak verdimde

Yükseldi avucum kondu yüreğime
Bin ışık doldu o anda içerime
Döküldü altı bin söz dört kitap oldu

Okudu adem bildi doğruları
Açıldı o anda düğüm düğüm yolları
Şah-ı Merdan'ın o kudretli kolları
Sardı onları da levh-i mahvuz oldu

Ulular seslendi yedi sesle gökyüzüne
Vardı dergah kapısını sürdü yüzüne
Şu pirin yanındaki çerağının ateşinde
Yaktı günahını da güruh-ı naciden oldu

Galip'im bir başıma yol yürürüm
Hak kervanını ufkumda görürüm
Adem dediğinin karanlığını da bilirim
Bunca uzun gölgesi nefsinden oldu

GALİP UÇAR 




Şiir 7 Ekim 2026 tarihinde boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

5 Ekim 2026 Pazartesi

1 Ekim 2026 Perşembe

ÖNEMİNİ YİTİRDİ UNUTULDULAR

 Nihayet

Kurt kuyruğunu ısırdığında
Bütünün tekrarı zamanı geldi
Ay
Sırtını Güneş’e döndü
Doğu ve Batı belirlendi
Sınırları çizildi hayatın
Aslan ve Boğa yıldızları
Gökyüzünde yerlerinde parladılar
Dört Melek indi kartal kanatlarıyla
Ellerinde farklı elementler
Sekiz sırla geldiler
Kadın ve erkek arasında bölüştürdüler
Parçalayıp ellerinde
Kırıntılarını üstlerine saçtılar
Şerefli metalleri yüklediler ruhlarına
Daha da ileri gidilebilir dediler
Sordular yollarına
Bir tek resim var dedi
Boyanılası
Önemsiz olan şeyler ise
Bu olaylardan sonra geldi
Her önemsizliği önemsemeyle beraber
Metaller de önemini yitirdi
Sekiz farklı günaha bulandı
Önce Aslan söndü sonra Boğa
Sınır çizgilerinde kayboldular
Ay ve Güneş sırt sırta vermedi
Gittikçe uzaklaştılar
Ya hep karanlık oldu
Ya hep yaktı güneş
Sınırları eş
Öylece önemini yitirdi
Unutuldular

GALİP UÇAR                                      EKİM 2026




Şiir 1 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

30 Eylül 2026 Çarşamba

KENDİNE DALARSIN

 Bir anda aksin döner etrafında
Fark etmeden farkındalığında
İstekler eksikliklerle döner sana
Bir ileriye giderken geriye hareket ettiğinde
Kendi kuyruğunu ısırır her insan aslında
Rahatsız olunan her şey er geç tek lokmada yutulur
Dört döngü gözün kanatlarına takılır da uçar
Şiddetli bir hareketinle sular da berraklaşır
Beslenmeye başladığın an boşaltımının da hareketlenmesi misali
Cesaretlendirir her bir yanını
İç benliğin vurur dışına hırsınla yüzün de ekşir
Öylesi korkular gizlenir sinir çizgilerine yüzünde
O an bir şeyin doğumu gerçekleşir bir yerde
Sen üzerine toprak atarken kendinliğinin
Mühürler basılır bolluk çağlarına
Azıcık verirler çok sanırsın
Daha da azına kanarsın
Bir anda bir kahin belirir elleri eldivenli
Sakallı göbeğine dek ve beyaz
Şişesinde bir su döker üstüne üstüne
Arındım sanırsın yanılırsın
Tam uyandığın an uyutulursun
Kendine dalarsın Bir anda aksin döner etrafında
Fark etmeden farkındalığında
İstekler eksikliklerle döner sana
Bir ileriye giderken geriye hareket ettiğinde
Kendi kuyruğunu ısırır her insan aslında
Rahatsız olunan her şey er geç tek lokmada yutulur
Dört döngü gözün kanatlarına takılır da uçar
Şiddetli bir hareketinle sular da berraklaşır
Beslenmeye başladığın an boşaltımının da hareketlenmesi misali
Cesaretlendirir her bir yanını
İç benliğin vurur dışına hırsınla yüzün de ekşir
Öylesi korkular gizlenir sinir çizgilerine yüzünde
O an bir şeyin doğumu gerçekleşir bir yerde
Sen üzerine toprak atarken kendinliğinin
Mühürler basılır bolluk çağlarına
Azıcık verirler çok sanırsın
Daha da azına kanarsın
Bir anda bir kahin belirir elleri eldivenli
Sakallı göbeğine dek ve beyaz
Şişesinde bir su döker üstüne üstüne
Arındım sanırsın yanılırsın 
Tam uyandığın an uyutulursun
Kendine dalarsın

GALİP UÇAR           ÇEKMEKÖY 2026




Şiir 30 Eylül 2026 tarihinde boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

22 Eylül 2026 Salı

VENEDİK CADISI

 

Venedik’in mor gecelerinden biri

Sarı bir kedi dolaşmakta sokaklarda

Bir ayağını suya daldırıp bakıyor ela ela

Kendini görüyor yüzeyinde suyun

Bir de Venedik kulesini

Siyah gondollar geçerken

Eğilip bir damla su içiyor

Yaşanmışlıkları ardında

Kendiyle on sene

Gözlerinde bir sır var

Gözleri tatlı ela

Yüreğinden süzülüp bakışları

Düşüyor su damlalarına

İçiyor kanalın suyunu

Ve bir anda dönüşüyor

Yirmi sekiz yaşında bir kadın

Kumral ve ela gözlü

Siyah bir pelerin üstünde

Sağ elinde altın sarısı bir maske

Sol elinde bir sopa

Bakınıyor etrafına Venedik Cadısı

Tarihi binalar arasından sıyrılıp

Başlıyor uçmaya

Gecenin mor karanlığında

Altından aslan başları

Şapkalı gondolcular

Ağızlarında Venedik şarapları

Altta gondol

Üstte güzel mi güzel cadı

Takmış da maskesini

Uçuyor San Marco Meydanına doğru

Adalar adalar adalar

Onları birbirine bağlayan köprüler

Bir köşede iki sevgili öpüşürken

Diğer tarafta bir köpek çöpleri karıştırmakta

Etrafta Kathedraller Kiliseler Dük Sarayları

Ve Campanelli

Rialto Köprüsü üzerinde

Yaşlı beyaz saçlı bir kadın

Toplamakta sattığı

Cam eşya, maske, kukla, ayakkabı

Çanta ve meyvelerini

El edip de bir gondolcuya

Biniyor gondola

Koyuluyor evine doğru

Takip ediyor cadı kadını

Günahlar köprüsü üzerinde

Durup düşünüyor

Cadıdır

Kedidir

Güzeldir

Hep güzeldir

Sırma gibi saçları

Ela gözlerine karışınca

Bir damla yaş düşer

Kanalın ortasına

Su arınır temizlikten

O ki

Melek olmayı reddetmiştir

O ki pişman değildir yaptıklarına

Ki bir şey de yapmamıştır.

Sevmiştir

Sevmiştir

Kendiyle ve çevresiyle kalmıştır

Öğrenmiştir insanlara yanaşmayı

Maskesi altından bir damla daha düşer

Günahlar köprüsü üzerine

Sanırsınız

Onlarca sene yeni hapishanede yatmıştır

Oysa alakası bile yoktur suçla

O sadece kendi olduğu için

Oluvermiştir cadı

Çünkü insanların güzellik dedikleri

Gerçek çirkinliktir aslında

O ki

Ela gözleriyle

Kumral saçlarından dökülen

Peri tozlarıyla gezerken görmüştür

İnsanların gerçek yüzlerini

Gecenin moru

Sabaha kavuşmakta

Cadı ayın sırlı yüzünden ilham alıp

Son bir bakışla iner

Palazzo Cornerin köşesine

Son kez sağ eline alır

Altın maskesini

Gözlerini siler

Saçlarını düzeltir

Ve süpürgesini atar bir köşeye

Sol eliyle kanaldan bir su alır

Yüzüne sürer

Tekrar dolar göz pınarları

Bakar kendine su yüzünde

Güneş doğmak üzereyken

Dönüşür yine sarı yumuşak bir kediye

Ölesiye okşanası

Ölesiye sevgiye muhtaç

Adım adım gider

Palazzo Pesaro’ya

Köşeye uzanır

Güzel sanatlar öğrencileri

Gelirken okula

Ellerinde yiyeceklerle

Sevindirirler onu

Oysa bilmezler

Geceleri evlerinin üstünde uçan

İyimser

Sarışım

Altın yüzlü

Ağlayan cadıdır o….


GALİP  UÇAR                                            2008       ERENKÖY



Şiir 22 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

VENEDİK CADISI

21 Eylül 2026 Pazartesi

İSTANBUL’DA HÜZÜNBAZLIK

 Bugün, uzun zaman sonra yağmur düştü İstanbul’a

Gidişinin yıl dönümü yaklaşıyor

Bugün psikolojisi bozukların hüzünbâz olduğu gün

Yağmur yağdı Kız Kulesi’nin üstünden

Üsküdar’a doğru

Adım adım ilerledi Koşuyolu’na

Otoban ıslandı

Trafik alabildiğine

Yüreğim gibi sıkıştı

Ne acılar ne sancılar çekti bunca yıl

Ama yitik kaldı

Neredeyse bir yıl oluyor

Gidişinin yıl dönümü yaklaşıyor

İstanbul’a yağmur yağıyor

Psikolojisi bozuklar hüzünbâz

Yüzleri düşmüş

Islanıyor…


GALİP UÇAR                                          2008 EYLÜL ÜSKÜDAR



Şiir 22 Eylül 2026 tarihinde Boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

İstanbul'da Hüzünbâzlık

19 Eylül 2026 Cumartesi

GÜMÜŞSERVİ

 Gümüşservi değdi ayak ucuma

Denizkızlarının raksı başladı

Kayalıklardan yükselirken kahkahaları

Demirkazık en yukardaydı

Lodos ılığı tenimi okşadı

Sirenlerden biri koluma girdi sandım

O an yanılmışlığımla

Dalgaların içine daldım

Oyyyy kızıl mercanların deli korkuları

Yılan balıkları süzülürken yanınızdan

Siz de mi yanılırsınız

Yoksa o an korkuyla

İçinize mi kapanırsınız

Gündüz uyur balıklarla

Gece nasıl içersiniz

İçip de saatlerce

Kendinizden mi geçersiniz

Sorarken bunları çevreledi teknemi

Yemyeşil planktonlar

Karanlıkta parladıkça

Anladım sabaha çok var

O zaman

Kesildi yine bir şişenin kellesi

Açıldı anason kokusuyla

Eski bir yaranın kapısı

Oturdu denizkızları

Sirenler kayalıklara

Doldu gökyüzünün bulutu

Bir uzun ince bardağa

Dilime değince anason kokulu o ilk dalga

Dertlere dedim hadi vira vira

Demir alıp da yüreğimden

Açıldılar siya siya


GALİP UÇAR                                           VALİDEBAĞ




Şiir 19 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

gümüşservi

13 Eylül 2026 Pazar

LACİVERTİN GÖLGESİNDE

 Kaptan

Kaptan dedi

Baktım lacivertin gölgesinden

Dedi

Az önce

Avucumun içinde

Bulutların saf nemli suyu

Şimdi Marmara'nın tuzlu suyu

 

Ben baktım gözlerine

Lacivertin gölgesinde

O an

Yükseltilmiş vitesle gelen

Yoğun motorun sesi

Dalga yarılışlarının beyaz köpükleri

Savrulurken iki yana

Bir martı

Hava koridorunda süzülürken

Keskin bir bakış attı bana

Serendeki bandıram sallandı

Halatımın saçaklarındaki ayak izleri

Belli ki ondandı


GALİP UÇAR                                                   KALAMIŞ





Şiir boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

lacivertin gölgesinde

İLKGÜZ

 İlkgüz geldiğinde limana

Tekneye vurdu ilk dalga

Daha ılımaya yaklaşmamıştık

Güneş de tün vaktine yakın tepedeydi

Biz de sayesinde bir yelkenin

Küçük Moda'dan Büyük Moda'ya doğru

Kulübün önünden Adalar'a

Kırdık dümeni usulca

O an

Gündedünler geldi üstüme

Uzakta görmediğim yunuslar

Hayırsız Ada arkalarında

Üsleri başları perişan

Atlayıp zıplarken

Turnalar göçtü birden

Yaz bitti


GALİP UÇAR                                                          Kozyatağı




Şiir 13 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

İlkgüz



7 Eylül 2026 Pazartesi

(T)UZAK İKLİMLER

 Sensizliğin uzak iklimlerinde

Koskoca derya içinde

Çölden bir ada

Fırtınaları bol

Yağmur baskınlı

Öylesi susuz

Kurumuş dudaklarında

Bazı türkülerin izleri

Kesik kesik

Oysa 

Yüz binlerce yıl evvel

Nasıl da yeşildi

Yeşiller içinde bir cevherdi

Şimdi

Başımda bir beyaz şapkanın lacivertinde

Altın sırmaları solduran güneşin

El yakan kasalarına doluşmuş

O ulaşılmaz türküler

Bir yağmurları kaldı

Denizden borçlu olunan

En çok da 

Uzak masallardan tane tane damlayan

Çöl iklimleri

Adım atıp ayak tabanını yakan

Adım atıp tuzaklar kuran


GALİP UÇAR               EYLÜL 2026



Şiir 7 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

(T)UZAK İKLİMLER

31 Ağustos 2026 Pazartesi

GEL NE OLUR GEL

 Bir bakışın kaldı bende

Dönmüyor dünya sensizken

Biralar devrilmiş yatıyor masanın köşesinde

Perdede seher vaktinin rengi

Söyle, hangi cümlem yarım kaldı da sana

İçimde büyüyen sessizliğini bıraktın bana


Kapının önünde merdivenlerin

Üstünde ayakkabımızın izleri

Ben hâlâ dün söylediğin sözü

Taşıyorum, ağır gelirken kalbime 

Sen varmışsın sanki  gibi


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum



Kendine ördüğün duvarların üstüne

Sevgi sözcüklerimi yazamıyorum

Gurur dediğin  bir kalenin surları

İçinden bin kere geçeyim diyorum

Dışında tek bir nöbetçi var

Adı senin kendine yaptığın eziyet cezası

Ne kadar kaçsam da dönüyorum yine sana

Aynı hikâye kıvılcımlı dudaklarında


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum



Yıkılsın artık aramızdaki duvar

Özgür kıl kendini  teslim ol aşka

Elimizde ne varsa yaşayalım son şansımızla

Dönelim başladığımız deniz manzaralı noktaya


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum


GALİP UÇAR                  AĞUSTOS 2026




Şiir boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

gel ne olur gel