Saçlarından fırlayan rahvan atlar
Dört nala koşarken üstüme üstümeBir esmer kadın güzelliğinde
Ve yaz günüdür ille de
Ne dağlarda gezen yörükler
Ne şehrin gri evleri
Bir nehir akar
Can verir
Bakışlar ah bakışlar
Öylesine yakın
Derin çok derin
Uzak ulaşılamayacak
Kemer tokalarının ışıltısını saran
Simsiyah derilerin esaretinde
Deliklerden sızdığı kadardır şimdi aşk
Aralık günü belki güneş doğuracak
Bir aralık hayatı yaşatacak
Ah kuşları uçacak
Çiçekleri açacak kulak üstlerinde
Okşanan yanak kızarıklığı utancında
Seherlere uyandıracak
Belki farklı farklı şehirlerde yaşatacak
Ama illa ki imkansızı barındıracak


