Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

21 Haziran 2021 Pazartesi

GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ 15. BÖLÜM ARANJMANLAR 1

   Her pazar; Radyo Göktürk'te, saat 19.00 ila 21.00 arası yayınlanan GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ programının, 27.06.2021 günkü yayın konusu, Türk Müzik tarihine özellikle 1960'lı yıllarda başlayıp 90'lı yıllara dek fazlaca damgasını vuran ve 2000'li yıllarda da süren yabancı şarkılardan yapılan ARANJMANLAR'ın Orijinal hallerinin 20 şarkılık ilk bölümü... 

Bu bölümde çeşitli sanatçılardan zamanında alınıp Türkçe sözler yazılmış ve aranjman şarkılar olarak adlandırılan şarkıların, orijinal hallerini dinleyeceğiz. 


GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ ARANJMANLAR 1. BÖLÜM PLAYLİST


1-      YANNİS PARİOS   -    THALASSA   /   AJDA PEKKAN  - AĞLAMA ANNE

2-      GLORİA GAYNOR  -  İ WİLL SURVİVE   / AJDA PEKKAN – YAŞIYORUM

3-      DEMİS ROUSOS  - FAR AWAY      / AJDA PEKKAN  - GÖZÜN AYDIN

4-      PABLO BELTRAN RUİZ Y SU ORQUESTA  - QUEİN SERA     / AJDA PEKKAN  -  KİM NE DERSE DESİN

5-      MİNA  -  PAROLE PAROLE      / AJDA PEKKAN  - PALAVRA PALAVRA

6-      MARC ARYAN  -  QU’UN PEU D’AMOUR  (kö pö damur) /  ALPAY   - EYLÜLDE GEL

7-      TRİO LOS PANCHOS  - QUİZAS QUİZAS QUİZAS  / ATHENA  - SENDEN BENDEN BİZDEN

8-      MARC ARYAN  - VOLAGE VOLAGE    / AYFERİ   - DÜNYA DÖNÜYOR

9-      LEO DAN  - UNA CALLE NOS SEPARA    / AYLA DİKMEN    - ANLAMAZDIN

10-   ARMANDO MANZANERO  -  ADORO   / AYTEN ALPMAN  -   BEN BÖYLEYİM

11-   MOYSHE NADİR -  RABBİ ELİ MELECH  / AYTEN ALPMAN   - BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM

12-   MİLVA  - DO TRAPPO CAMPO     /  AYTEN ALPMAN   -  BİR BAŞINA

13-   ANNA VİSSİ  - EKPLİKSİ    / BENGÜ   - KORKUMDAN AĞLADIM

14-   NANCY SİNATRA  -  BANG BANG    / AJDA PEKKAN & CEM KARACA   - BANG BANG

15-   HAROUT PAMBOUKJİAN  - DARİNERE ANTZAN  / CEM KARACA  - SEVDA KUŞUN KANADINDA

16-   ENRİCO MACİAS  - POURQUOİ PARLER D'AMOUR (PUR QU PERL DAMUR)  / NİLÜFER  - SELAM SÖYLE

17-   BELLİNDA  - L’AMOUR FAİT DES CABRİOLES   /  GÖKBEN  - AŞK DEDİĞİN LAFTIR DERLER

18-   FAİROZ  - TARİK EL NAHL     /    AJDA PEKKAN  - TANRI MİSAFİRİ

19-   HARİS ALEXİOU  -  KAMPANA TOU ESPERİNOU  / ERSAN ERDURA  - ÇOCUK GÖZLERİN

20-   LUCHO GATİCA  - LA HİSTORİA DE UN AMOR  / ERTAN ANAPA  - BENİM BÜTÜN DUALARIM SENİNLE

 

 


14 Haziran 2021 Pazartesi

MASADA DURAN ÜÇ ZEYTİN

 

Masada Duran Üç Zeytin

Masada duran üç zeytin
Anlatır halkın halini
Masada duran üç zeytin
Derdimi seni ve beni
Masada duran üç zeytin
Sanki durumu bilir gibi
Masada duran üç zeytin
Konuşur akşamüstünden geceye senli benli
Masada duran üç zeytin
Olur o an Amerika'da bir zenci
Masada duran üç zeytin
Afrika'da bulunan suyun sevinci
Masada duran üç zeytin
Bir yılanın soyulmuş derisi gibi görkemli
Masada duran üç zeytin
Bir kutlama masasında yenilmek üzere olan daha dün sevilmiş bir hindi
Masada duran üç zeytin
Ekmek parası geçim derdi
Masada duran üç zeytin
İşe yetişmek için koşarken kesilen nefesti
Masada duran üç zeytin
Bildiğin ekonominin kendi
Masada duran üç zeytin
Zeytinden öte şeylerdi
Masada duran üç zeytin
Gelip bana sırlar verdi
Masada duran üç zeytin
Çok önemli şeyler söyledi
Masada duran üç zeytin
İntihar gecesinde masa üstündeki son vasiyetti
Masada duran üç zeytin
O an o yerdeki vaziyetti
Masada duran üç zeytin
Halkı seyretti
Masada duran üç zeytin
Dertleri dinlerdi
Masada dura üç zeytin
Bizatihi halkın kendisiydi
Masada duran üç zeytin
Sadece zeytin değildi
Masada duran üç zeytin
Elemdi
Dertti
Kederdi
Masada duran üç zeytin
Siyahtı ve ikisi de yeşildi
Masada duran üç zeytin
Her şeyi bilirdi

Galip Uçar 2021 Balat

Şiir Haziran 2021 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır

şiir linki

GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ 14. BÖLÜM İLHAN İREM

  Her pazar; Radyo Göktürk'te, saat 19.00 ila 21.00 arası yayınlanan GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ programının, 20.06.2021 günkü yayın konusu, Türk Pop Müziği'nin ve Türk Saykodelic (Psychedelic) Müziği'nin önemli şarkıcısı, düşünür, yazar İLHAN İREM


programı dinlemek için: program linki

GALİP UÇAR’LA Z KUŞAĞI BİLMEZ 14. BÖLÜM İLHAN İREM PLAYLİST:

1-      BAZEN NEŞE BAZEN KEDER

2-      YAZIK OLDU YARINLARA

3-      BOŞVER ARKADAŞ

4-      ANLASANA

5-      ÜZÜLME DOSTUM

6-      İŞTE HAYAT

7-      SON SELAM

8-      SAZLIKLARDAN HAVALANAN

9-      SEN BİLİRSİN

10-   YEMYEŞİL BİR DENİZ

11-   HOŞ GELDİN

12-   BEN DEĞİLİM

13-   ALİ VELİ MARİA

14-   SEVECEN

15-   DON KİŞOT

16-   SÜRGÜN GİBİ MASALLARDA

17-   ŞALAMAR

18-   ŞALAMAR ROCK

19-   SAMANYOLU

20-   GEMİLER DÖNER GERİYE

21-   OLANLAR OLMUŞ

22-   BİTTİ

 


10 Haziran 2021 Perşembe

GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ 13. BÖLÜM FİKRET KIZILOK

 Her pazar; Radyo Göktürk'te, saat 19.00 ila 21.00 arası yayınlanan GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ programının, 13.06.2021 günkü yayın konusu, Türk Pop Müziği'nin efsane ismi, duruş sahibi şarkıların bestecisi, Aşık Veysel'in mirasını pop müzikte devam ettiren sanatçı FİKRET KIZILOK



GALİP UÇAR’LA Z KUŞAĞI BİLMEZ  13. BÖLÜM FİKRET KIZILOK PLAYLİST:

1-      ZAMAN ZAMAN

2-      VURULMUŞUM

3-      HABERİN VAR MI

4-      ANADOLUYUM

5-      GÜN OLA DEVRAN DÖNE

6-      GÖNÜL

7-      BU KALP SENİ UNUTUR MU

8-      GECENİN ÜÇÜNDE

9-      BİR HARMANIM BU AKŞAM

10-   SÜLEYMAN HEP BAŞBAKAN

11-   WHY HİGH ONE WHY

12-   AKIN VAR

13-   FARK ETMEDEN

14-   LEYLİM LEYLİM

15-   SEVDA ÇİÇEĞİ

16-   YETER Kİ

17-   KUMSALDA EGOİST

18-   AŞKIN OLMADIĞI YERDE

19-   İNİŞLERİM ÇIKIŞLARIM


7 Haziran 2021 Pazartesi

KENDİNİ GÖTÜREN

 KENDİNİ GÖTÜREN

Kalbinin içine nice şeyleri sığdırdığı günlerden biriydi. Bavulu toplu, sırt çantası; en az hayat kadar, onu aşağıya doğru çekiyordu. Uzun yolları severdi, uzun yollar onu hep çekerdi. Ardına bakmazdı, ardına baka baka bakmamaya alışmıştı. Ardına bakmazdı ama bir şekilde, bir şeyler ardında kalırdı. O da arda kalanlardan kalan anıları da yükleyip, giderdi.

Saatine baktı. Trenin kalkmasına on beş dakika vardı. Bir iki sigara içimlik vakit varmış diye içinden geçirdi. Ama sadece içinden geçirdi, çünkü sigara içmezdi. Belki de sigara içmediğinden, tüm dertleri içine atar, yürek yangınından bir alaz koyup, midesi çevresinde yakardı. Sonra günlerce alev alev yanardı mide çevresi. Ne kadar kül olsa da tortusu kalırdı hep. Hayatın içinden birçok şeyi madde endeksleriyle tartardı. Ne bileyim sabahleyin aldığı tren biletini mesela. Tren bileti 75 Lira’ydı, o da 7 bira parası diye kendi içinde tartar, yedi biranın ona vereceği keyif ya da rahatlamayla, yolculuğun ona vereceği hazzı; yedi biranın içimi sonrası onun zihnen oluşacağı yorgunluk haliyle, yolculuğun yorgunluk halini karşılaştırır ona göre rotalarına karar verirdi. En çok da bu endeksi birayla yaptığından buna “Bira Lira Endeksi” derdi.

Küçük adımlarla istasyonun içinde, raylara yakın konumda yürüdü. Bineceği konpartman merkezde olmak koşuluyla, iki üç vagon ileri gidip, geliyor, o an aklına ne geliyorsa düşünüyordu. İlla dolu şeyler olmak zorunda değilse de o, illa ki o düşündüğü şeyi hayatta bir şeye adapte ediyor ve anlam katmaya çalışıyordu.

Herkes onu mutsuz biri olarak biliyordu. Rutin bir hayatı olsa da, aslında çoğu kişinin yapamayacağı marjinal şeyleri de yapmıştı. Çoğunlukla evde vaktini geçiren ya da rutin rotalarda, rutin görüşmeler ve yahut gezmeler yapan biri olarak bilinse de o bir kez kendini bu rutinin dışına çıkarttı mı da, çoğu kişinin girmeye dahi cesaret edemediği yerler, saklı, gizli noktalar, yahut şehrin en bilinmez yerlerinde kendini bulabiliyordu. Bazen saatlerce yürüdüğü olabiliyordu. Yürürken o yolun uzunluğunu anlaması ancak gecenin köründe, bedeni artık hata verip, onu ani bir uykuya daldırıp, on dakika kadar uyutup, uyandırdığında, sendeliye sendeliye yatağa giderken, uyluklarında ve baldırlarındaki ağrılardan sonra olurdu.

Ne kadar yorgun olsa da televizyonun başında sızıp kaldığı çok ama çok azdır. Zaten gece eğer ki ülke gündemini takip ettiği siyasi tartışma programları dışında, çoğunluk halkın itici bulduğu sohbet programları da bittiyse, yine kuytu diyarları ya da vahşi yaşamı anlatan bir belgeseli  izler, saat üçe doğru yatağa geçerdi. Ama tam manasıyla uyuması sabah ezanıyla oluyordu. Sabah ezanını bilinçli olarak seçmemişti. Ama Saba Makamı’nda okunmasından belki ona bir rahatlama veriyor, tam olarak uyku haline geçmesini sağlıyordu. Kısacası asıl uykuyu evden çıkacağı vakitten yarım saat öncesine kadar, sabah aydınlanmasında uyuyabiliyordu. Çok içse de, çok yorulsa da bu böyle oluyordu.

Hep farklı farklı yerlerle adı anılsa da aslında evinin olduğu yerde yıllarca otururdu. Ev değişse de semti değişmez, il hiç değişmezdi. Gerçekten kaybettiği büyük şeyler olursa bir ya da daha çok sene içindeki acının dinmesi ya da nefretini yok etmek için şehirden gitmişliği olur ama yine bir bahaneyle eski şehrine döner ve alıştığı mekanların çevresinde yaşardı. Evrensel bir yaşam görüşü olsa da muhafazakar bir yönü olduğunu da inkar etmezdi. Aslında onun zihniyetindekiler bunu reddetse de bir gerçek vardı ki bir şeyleri muhafaza edebilmek içindi mücadeleleri. En basiti elde ettikleri özgürlüğü muhafaza etmek gibi. Aslında yeni ve ileri mücadeleleri, var olanı geliştirmek, güncellemek, devinimsel olarak ilerletmek, çağ ile uyuşturmak içindi. Yoksa hadi bir anda yıkalım, yakalım, devirelim dendiğinde, zaten hayatı zar zor oturttuğu için belki de düzeni bozulmasın diye ilk karşı çıkacak kişi oydu.  Zaten çok zor yollardan bir şekilde hem karakterini, hem düzenini oturtmuştu. Sonuçta acılardan, yorgunluklardan, mücadelelerden ve çoğunlukla yenilgilerden arta kalandan ibaretti yaşamı. Kendini benimsetmek, kendini kendine kanıtlamak, özgüvenini sağlamak, belli bir çevre edinmek, onları taşımak, yaşamak ve birçok şey süreçle olmuştu. Evet varoluşçulukla oluşmuştu. İnsan kendini hayat içinde var etmek için, ben de buradayım demek için uğraş vermişti hep. Gele gele ise bugünkü kendine gelebilmişti. Sisli, puslu belirsiz bir hayat yolunun en azından görüş mesafesini kendi için bu zamana dek oluşturabilmişti. Kör sürüşünü bir nebze olsa yok edebilmişti. Yeni bir değişim, devirimle yine sis kütlesini kim sokmak isterdi ki hayatına. İşte tam da bu yüzden asıl muhafazakarlık da kendindeydi. Kendini muhafaza, elde ettiklerini muhafaza edip, başkalarının eline vermeme muhafazakarlığıydı.

Bunları düşünürken, bir anda trenin ışıkları yandı, dalgın yürüyüşünden hafif hafif kendine geldi. Saatine baktı, beş dakika kalmıştı. Bavullarının olduğu, istasyon sütununun yanına doğru ilerledi. Üstün körü çalınmış, kaybolmuş bir şey var mı diye kontrol etti. Yoktu. Zaten çalsalar da değerli bir şeyi de yoktu. Sırt çantasını taktı, bavulunu aldı. Kompartmanının olduğu kapıya doğru ilerledi. Trenin demir merdivenlerinden ilkine sertçe ve sağlam bir adımla bastı. Öne doğru kendini iteklerken, bir ayağı havada, son kez istasyonun ucundan şehre baktı. Döneceğini bile bile, sanki son kezmişcesine derin bir iç çekişle süzdü. Bir nefes daha, derince, içine çekip, diğer merdivene bastı ve trene bindi.

Bir şeyleri geride bırakır gibi, hızlı adımlarla trenin koridorunda ilerledi. Bilet numarasıyla, kompartman önlerindeki, pirinç levhalara yazılı numaraları karşılaştıra karşılaştıra, sırt çantasını çarpa çarpa, oturacağı yere geldi. Eşyalarını koyu, kendi de oturdu. Genellikle üşüyen biriydi. Hava on derecenin altına indi mi, bir de geceyse kesin üşürdü. Bunun için sırt çantasını açıp, bu zaman için hazırladığı küçük battaniyesini çıkarttı. Oyalanacağı başka şeyleri de. Kitabı, müzik çaları, atıştıracağı şeyleri çıkarttı masaya koydu.

Sonra dertlerini, düşüncelerini, yorgunluklarını, kırgınlıklarını, kaçış nedenlerini pencerenin önüne serip, kafasını pencereye dayadı. Yorgun bir bakışla, trenin dışındaki kişileri izledi. Bu sırada istasyon görevlisinin düdüğü çaldı, yine de irkilmedi, kafasını camdan kaldırmadı. Hatta gözleri istasyon görevlisine dahi kaymadı. Öylece dışarıyı izledi. Sonra trenin düdüğü ve lokomotifin hareket sesiyle, bakışlarının dongunluğunda şehir yavaş yavaş ilerledi. Cam önündeki ögeler, ne sarsıldı, ne yere düştü. Kasabaların, ilçelerin içinden her geçişte, yine onun içine düştü. Bakışları yollar uzadıkça, daha da dondu. Masa üstünde duran kitap sallandı, müzik çalar kitaba yaslandı ama o cama yasladığı kafasını saatlerce kaldırmadı. Şehirler geçti, kasabalar geçti, köyler geçti, iklim değişti, bitki örtüsüyle beraber, onun içindekilerin alazı, midesinin köşesinde geçmedi.

Her şey geride kalsa da, gittiği yerlerde bıraksa da eşyalarını, dostlarını, hatıralarını, acılarını, yorgunluklarını, gittiği yere kendisini götürdüğünden dolayı, aslında birer ve daha büyük kopyalarını beraberinde götürüyordu. Belki yaşadıkları eski yerlerde kalıyorsa da, gittiği her yerde onların adları başka, biçimleri başka, acı yoğunlukları başka hallerini yaşıyordu. Kısacası o, acılarını da, hatalarını da muhafaza ediyordu. Değişen tek şey değişim olsa da temelde hiçbir şey değişmiyordu. O, başka şeyler düşünse, hayal etse de hayat kendi senaryosunda onu başrollere koyuyor, bazen onu filmin kahramanı yaparken bir şekilde yine zorlukları ona yazıyordu. Daha rahat biten bir bölümü olmamıştı. Olmayacaktı da muhtemelen. Ona da alışmıştı ve onu da düşündükçe aslında demek ki her şey yolunda ve ben hala benim diyordu.

Düşüncelere iyice dalmışken, tren aniden, sert bir fren sesiyle durdu. İrkildi ve kendine geldi. Cama yaslı başını geriye doğru çekti. Etrafına baktı sonra koridora doğru baktı. Sersemlik hali geçtikten sonra hangi istasyonda olduğunu anlamak için başını biraz yukarı kaldırıp, camın açılabilir yerini açarak dışarıya sarktı. İstasyonun adını göremedi. O an aşağıdan sarı, çizgili bir kedinin, gözlerini keskince ve hiç ayırmaksızın ona baktığını fark etti. Kedinin gözlerinin içine baktı. İstasyon amiri düdüğünü çaldı, tren hafif hafif hareket ederek, istasyondan kalktı. O ise camdan içeri başını sokup, yerine oturdu. Müzik çalarını aldı, Playlistlerinden bir tanesini onayladı ve kulaklığını taktı. Müzik çalmaya başladığı an sol kolunu sıvadı. Sol kolundaki siyah kedi dövmesinin altında yazan yazı dövmesine baktı, güldü. Dövmede “Fernweh”  yazıyordu.

GALİP UÇAR

Hikaye Mart 2021 tarihinde Sis Edebiyat Dergisi'nde yayınlanmıştır

hikaye linki





2 Haziran 2021 Çarşamba

GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ 12. BÖLÜM EDEBİ KİŞİLER 3. BÖLÜM NÂZIM HİKMET RAN

  Her Pazar Radyo Göktürk'te, yeni yayın saati 19.00 ila 21.00 arası yayınlanan GALİP UÇAR'LA Z KUŞAĞI BİLMEZ programının, 06.06.2021 günkü yayın konusu, Toplumcu Gerçekçi Edebiyat'ın önemli şairi, dünyaca ünlü yazar NÂZIM HİKMET RAN ve şiirlerine yapılan besteler

    Şairin ölüm günü olan 3 Haziran haftasında Nâzım Hikmet'i anmak için programımızı şiirlerine ve şiirlerine yapılmış bestelere ayırıyoruz






programı dinlemek için: program linki

NAZIM HİKMET RAN PLAYLİST:

1-      İLHAN İREM – HOŞGELDİN

2-      EDİP AKBAYRAM – GİDENLERİN TÜRKÜSÜ

3-      FİKRET KIZILOK – AKIN VAR

4-      ZÜLFÜ LİVANELİ – BULUT MU OLSAM

5-      EDİP AKBAYRAM – GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ

6-      AHMET KAYA – ŞEYH BEDREDDİN DESTANI

7-      GRUP YORUM – BU MEMLEKET BİZİM

8-      CEM KARACA -CEVİZ AĞACI

9-      ZÜLFÜ LİVANELİ -KARLI KAYIN ORMANI

10-   RUHİ SU – MASALLARIN MASALI

11-   FİKRET KIZILOK – KEREM GİBİ

12-   HAKAN YEŞİLYURT – PİRAYE

13-   EZGİNİN GÜNLÜĞÜ – SENİ DÜŞÜNMEK

14-   CEM KARACA – HERKES GİBİSİN

15-   ZÜLFÜ LİVANELİ – SAAT 4 YOKSUN

16-   AHMET KAYA – AYNI DALDAYDIK

17-   ZÜLFÜ LİVANELİ – MEHMETÇİK MEMET

18-   ZÜLFÜ LİVANELİ – VAPUR

19-   ZÜLFÜ LİVANELİ – HOŞÇA KAL KARDEŞİM DENİZ

20-   FİKRET KIZILOK – TRUM TİKİ TAK

21-   ZÜLFÜ LİVANELİ – KIZ ÇOCUĞU

22-   NÜKHET DURU – GEBERİYORUM

23-   CEM KARACA – ÇOK YORGUNUM