Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

30 Eylül 2022 Cuma

BUĞDAY SAÇLI

 Babası onu

Emek emek
Sabahın en serin seherinden
Akşamın en soğuk vaktine dek
Elleri nasır çatlak
Buğdayı eke eke
Biçe biçe
Büyütmüş beslemişti
Sofralarından eksik olmazdı ekmek
Tandır tandır korkardı
Ve çocuk sarışındı
Babasının ekip biçtiği buğday misali
Ve çocuğun gözleri çakırdı
Parlardı demir misali
Babasının buğdayı biçtiği orak gibi
Konya
Ki soğuktur
Geceleri sokakta durana
Ayaz şoktur
Bazen gündüz dahi dondurur insanı
Davarın üstüne çiğ düştüğü çoktur
Tam da çiğ vakti giderdi tarlasına
Bebeğini okşar gibi okşardı
Toprağını
Başağını
Buğdayını
Sattığından ayıra ayıra okuttu oğlunu
Buğday saçlı olanı
Çokça dediler ne gerek var
Alllah verir rızkını
Yok dedi okusun
Dediler o da çalışsın ekmek tutsun
Yükün azalır
Yok dedi bükülsün de belim
Yine okusun
Okudu da buğday saçlı çocuk
Ama gözünde hep
Babasının eğilip büküldüğü
Toprağı başağı çocuk gibi büyüttüğü
Suyu hakkıyla savurduğu var ola ola okudu
Aldı diplomasını da işini de
Unutmadı emeğini babasının
Herkesi de babası gibi gördü
Emek verene el verdi
Emek sömürene dik durdu
Dünya malı dünyadadır
Hak da burada aranır
Çocuğunun kursağından iki lokma geçirmek için
Emek dökene zulüm ne ola ki
Olmaz olsun böylesi
Ve ekledi sonra buğday saçlı çocuk
Burnunda tandırdan yeni çıkmış ekmek kokusu
Gözünün nurunda babasının bükül beli
Bakmayın sarışın olduğuma
Öyle bir esmerim ki ben
Aç Afrikalı bir çocuk gibi
Mülteci bir Arap gibi
Sürgünde bir Acem gibi
Hazar Kıyısına cesedi vurmuş bir Azeri gibi
Sistemin yokluğuna yenilmiş bir Hintli gibi
Gettoda yaşamaya mahkum bir Mağribi gibi
Yeri yurdu elinden alınmış bir Kızılderili gibi
Yerlerinden zorla alıkonulmuş esaretiyle bir zenci gibi
Çalışma kamplarında bir Yahudi gibi
Duvar dibinde elinde taşı vurulup öldürülmüş bir Filistinli gibi
Simsiyahtır tenim
Hem de saçım
Bakmayın sarışın olduğuma
Tarladaki buğdaydan
Ovamı ısıtmayan güneşten kelli o
Yoksa aklınız alamayacak kadar esmerim

GALİP UÇAR.        2022 EYLÜL SİLAHTARAĞA

Şiir 30 Eylül 2022 günü Edebiyat Durağı dergisinde yayınlanmıştır

Şiiri okumak için: Buğday saçlı

23 Eylül 2022 Cuma

DAĞINIK GAZEL (ŞİİR - MÜZİK)

 Kaldır tülünü açılsın zülf-i siyahın yel dağıtsın azat

Güzel olmak tabiidir sen dolan hep rahat
Ne çöl ne dağ ne derya sana engel
Bak beden-i cismin hür sen takma canına böyle büyük çengel
Bir sen varsın senle korkunsa senden içre
İster bal ye ister saki sunsun meyden iç de
Dağılsın matem renk şer-i kelamın
Açılsın gül-i saadet-i zamanın
Bağ-ı lal û kırmız yayılsın ahenk
Dolsun içine dolsun gevher û her renk
Miğfere turab koy dik içine draht
Açsın dem be dem her sicim üstünde bahar rahat
Korkma dik tut başını sana hesap soran kim
Ser û canının hesabını senden gayrı sana soran kim
Sen ram eyleme dik tut yine serini
Unutma her fırtına yıkılmaz geminin sereni
Bin can ölür bin can doğar bu dünyaya ama
Bazısı hür bazısı bende bazısı olur âmâ
Pay-ı kaderde dert û derman bahtına ne düşmüş bilinmez
Unutma ki lakin istemediğin yolda istemezsen yürünmez
Zorla güzellik olur dense de olmaz
Susar dilin lâl olursa bu cihan merdana kalmaz
Eyle korkma kendini dik dur sen yine
Elbet yanında büyür yoldaş olur insan kitle kitle
Sana diyorlarsa sus boyun eğ ey fani
Sen ammenna demiştin kavlu beladan beri hürlüğe hani
Korkma hak da senin yanındadır yahut sığındığın her neyse
Vahdet-i vücuttan beri cihan içinde her şey de sende
Cihan da sen cihangir de sen
Katre katre dökülen yağmur da berf de sen
Yani bu cihan sen varsın diye var
Kıyamet de cennet û cehennem de sende var
Sanma ki bu hayatta sensin dert dolusu peymane
Yaşarsan kendini kendince hayat mey olur sense meyhane
Olsun açılsın zülf-i siyahın bırak açılsın ey yar
Zaten bu fikr-i fakir zalim-i softanın her anı her adımı yar
Dökme gözün yaşın ne gerek böyle vaveyla ve zâr
Daha göreceğin çok güzel günler hayli şeblerin var
Sanma sonsuza dek yaşayacak hep böyle kalacaklar
Elbet bir gün o uçurumdan düşüp yuvarlanacaklar
Elbette yol meşakkatli ve sarp ancak
Fikri hür vicdanı hür irfanı hür olan kazanacak
İşte o rûz gelende sokaklar her renk bayraklarla donanacak
Tüm beden-i gamlı insanın yaraları bir bir o gün kapanacak
Bu dağınık gazel şimdi böylece bitecek
O ümit ettiğin gün ki yakındır gelecek

GALİP UÇAR.           İSTANBUL 2022

Şiir 23 Eylül 2022 tarihinde Edebiyat Durağı dergisinde yayınlanmıştır

Şiiri okuma linki: Dağınık Gazel

1 Şubat 2026 tarihinde müzik yayınlanmıştır

21 Eylül 2022 Çarşamba

Uzak Yalnız Bir Adaya

 Limonlar sarıya dönmüştür

Portakal çiçekleri açmıştır beyaz beyaz
Turkuaz dalgalarıyla denizin kıyısında hurmalar palmiyeler
Salınmıştır yeni güz rüzgarlarıyla
Güneşin turuncu ateşine bulutlar gelmiştir bazı bazı
Dağlardaki yeşillikler biraz daha koyuya çalmıştır
Papatyalar şampuanlara kremlere Babutsalar masaya dönmüştür
Havanın o en sıcağı kırılmıştır artık
Sazlıklar boy vermeye başlamıştır
Fatıma’dan Arabahmet’e hüzünlü sessizlikler saati olmuştur akşamüstü
Çetinkaya Stadı’nda gelincikler solmuştur
İki dağ kendilerini ne beklediğini bilmedikleri günleri bekler olmuştur
Taşköprünün suyu da kurbağası da çoğalmıştır
Yalnız kaplumbağası hala çok yalnızdır
İçine atmıştır taşıdığı anılarını
Kanlıdere yorgunluğundan uyanmıştır
Çatalköy’ün dalgaları katmer katmer
Karaoğlanoğlu’nda ise durgundur
Mağusa doluyla karışık yağmurlarına
Toprak ise geldiği gibi yağmuru emmeye hazırdır
Beşparmaklar başını okşayacak bulutu gözlüyordur Toros’tan beri
Mangallarda alev sesleri
Yürüyüp gidiyordur yol kenarı kertenkelesi
Bağrında asfaltın yakan ateşi
Uzağın güzünde Kıbrıs’a hasret kalmak gibi
Bir rakı koy kadehine benim için
Bir limon kopar ağaçtan
Akşam dokuz gibi
Belki on
Ay gümüşken
Sokaklar sessizken
Adım seslerinden gayrısı yokken
Avluların sarı ışığında
Hasretliğimi öldür bari
Bir daha ne zaman kavuşulur bilinmez ki

GALİP UÇAR      2022 İSTANBUL ALİBEYKÖY

Şiir 21 Eylül 2022 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır


16 Eylül 2022 Cuma

HANIMELLERİ YASEMEN VE BEYAZ ( ŞİİR ŞARKI)

 Hanımelleri

Yasemen
Ve beyaz
Alırdı akşamüstleri yorgunluğumu
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
İçime huzur katardı kokusu
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Ara sokaklarda benim yoldaşım
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Dertlerimi paylaştığım en kadim sırdaşım
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Görürdü benim her türlü hallerimi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Neler çektiğimi neye sevindiğimi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Uzun yollarımın adım seslerindeki düşlerdi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Sabahları bana muhayyer bir şarkı söylerdi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Ben gibi güneşi çok severdi
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Eşlik ettiler bana tüm yaz
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Size hasretim değil az
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Mutsuz türküler dudağımda elimde saz
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz
Bir Göçmenköy öyküsüdür
Hanımelleri
Yasemen
Ve beyaz

GALİP UÇAR.          2022

Şiir 16 Eylül 2022'de Edebiyat Durağı dergisinde yayınlanmıştır


söz ve müziği Galip Uçar'a ait şarkı hali



9 Eylül 2022 Cuma

BİRBİRİNE BENZEMEZ ZENCİLERİN HER BİRİ

 Hakkını ararken

Başından vurulup

Ölmüş bir zenci

Bir diğeri de

Elektrik yerken

İşkencede dayanamamış

Bir tanesinin başı

Meyve gibi sallanıyormuş

Çınar ağacında

Ötekinin çocuğunun karnı

Açlıktan beline yapışmış neredeyse

Başka bir tanesi de

Aids tedavisinde

Komada hastanedeymiş

Ama bir de

O var ya o

Diskotekte eğleniyor diyorlar

Maç günü

Parasını alıp

Sakat göstermiş kendini

Maç saati öpüyormuş

Sapsarışın bir güzeli

Birbirine benzemez ki

Zencilerin her biri

Birbirine benzemez ki

Zencilerin kaderi


GALİP UÇAR         2012 LEFKOŞA

Şiir 8 Eylül 2022 tarihinde Edebiyat Durağı dergisinde yayınlanmıştır

Şiir okuma linki Birbirine benzemez zencilerin her biri

2 Eylül 2022 Cuma

PENCEREDE BİR KEDİ

 

Yarım bir ay duruyordu gökte

Bulutlar yavaş yavaş sarıyordu şehri

Pencerelerin ışıkları kapalı

Pencerede bir kedi

Seyrediyor gelip geçeni

Kaydediyor beynine

Sanki dört ayaklı anı defteri

On küsür yıllık ömründe

Doldurmuş belleğine geleni gideni

En çok o biliyor olanı biteni

Şurada kim kimi öpmüştü

Kim kimi sevmişti

Kim kimi bile bile aldatmıştı

Şu köşe başında vurulan çocuk

Belki şimdi 25 yaşında olacaktı

Ekmek kuyruğunda diz çöküp oturan mı

Banka sırasında kalp krizi geçirip de

Sırasını göremeyen mi

Pazarcılar bağır çağır don atlet satarken

Kadınlarca şaşkın bakışlarla izlenmesi mi

Ne dersen

Ne sorarsan var bu kedide

Kedinin gözlerinin sarısında saklılar

Altın rengi tılsımlı nadide gözleriyle gördü hepsini

Çöpten yemek yiyeni de

Kasaptan eli kolu et dolu çıkanı da

Belki yeteneği olsa

Oturup bir bir yazacaktı bu adaletsizlikleri

Hatta belki Marx yanında halt edecekti

Belki de kediliği tutacak

Bencil bir umursamayışla

Sadece merakını giderme kalacaktı

Bu cumbalı pencereden bakışlar

Belki de isyan edecekti

Yırtacaktı perdeleri gölgelikleri

Belki Metris’te gün sayacaktı yazdıklarından

Belki de ciğere ete boğulacaktı yazmadıklarından

Sonuçta bir kedi

Tepesinde pasparlak bir ay

Sarı gözleri pencerede lal

GALİP UÇAR           AĞUSTOS 2022

Şiir Edebiyat Durağı dergisinde 2 Eylül 2022 tarihinde yayınlanmıştır

Şiir okuma linki: Pencerede Bir Kedi