Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

18 Ekim 2024 Cuma

YARİN DAĞLARINA VAR GİT TURNAM

 Yarin evinde var kilim

Kağıda yazmaya gitmiyor elim
Söz söylemez olmuş dilim
Yarin dağlarına var git turnam

Hayli zamandır yar bilmez halim
Canım yanar kanar solum
Bahçalarda solmuş gülüm
Yarin dağlarına var git turnam

İster miydim hiç beni güzel yarim
Aramıza girdi cellat-ı kadim
Hasretlik denen kanlı zalim
Yarin dağlarına var git turnam

Dağlar aştım yollar gezdim
Turab ile ayağım kestim
Kanım revan oldu kanım akıttım
Yarin dağlarına var git turnam

Yarim sana can yolladım
Yüreğimden har yolladım
Ah edip vah edip zar yolladım
Yarin dağlarına var git turnam

GALİP UÇAR Ekim 2024 Sahrayıcedit

Şiir 18 Ekim 2024 tarihinde KİBELE KÜLTÜR SANAT dergisinde yayınlanmıştır


13 Ekim 2024 Pazar

KATRE-İ DERYA

 Döküldüyse gözünden yaş

Akıp döndüyse katreye
Karıştıysa denizin dalgasına
Bakma artık arkana
Yola çıktığın kıyılarına
Kapıl git sonsuz ummana
Sır açma yine kimseye
Ilgıt ılgıt ak
Bir yerdee kavuş nehirlerine
Dağlara
Dağlara
Dağlarına doğru ak
Belki bir ada
Belki bir yarımada
Kucaklar seni
Dibini suladığın
Kurumaya yüz tutmuş bir ulu ağacıyla

GALİP UÇAR.    EKİM 2024 SAHRAYICEDİT

13 Ekim 2024 tarihinde KİBELE KÜLTÜR SANAT dergisinde yayınlanmıştır

Okumak için : Katre-i Derya

5 Ekim 2024 Cumartesi

YEDİ KARA BİR YEŞİL GEMLİK ZEYTİNİ

 Yaramazlıktan değil ya köprüler

Bilinçli kulaklarından asılıdır
Yedi ağız sulandırıcı siyah zeytin
Yanına bir de yeşil zeytini alarak
Yuvarlana yuvarlana gelirken
Gemlik'ten bu yana
Bulutlu yahut bulutsuz
Yıldızları kaybolur şehrin
Soğuk aralık sabahlarına yakın
Sarınmış otururken battaniyene
Dördü yirmi ya geçer
Ya geçemezken
On dört kış günü
Buz devrinde
İklim değişiklerine dahi
Küfredemez olur dudakların
Telefonlarda cevapsız aramalar
Ulaşılamamanın mermer soğukluğu
Hafiften deniz ıslatır kalça kıyılarını
Ilınmadan alışırsın dalga yardımıyla
Çiçekler göğe bakar da
Ağaçlarda yorgunluk çıtırtıları
Sonrası topuk sesleri gelir
Yalova'dan tıngır mıngır
Marmara Adası'nda çöker
Mutfak tezgahımın mermeri
Avşa'nın altındaki ıssız kumlar
Dona kalır yazı bekleye bekleye
Trenlerin rötarlarında bekleyen kadın
Bordo bavulunun yanında yere oturur
Uçaklar hilal çizer
Yıldızı sislenen sabahta
Tavşanla kirpi bir olur da
Dalar bahçeye bostana
O an ne Lefter ne Metin Oktay'dır efsane
Ada vapurları İzmit'e doğru gider
Tuzla'dan belki Pendik'e kadardır
Termal oteller
Buzlu bir bıyığa ağlayan kefenler
Anlamaz tepe orman kamplarının
Çadır beyazlarını
İşte o an tersine akan nehir
Kalkar ayağa
Boğaziçi'nde yatırılıp da
Kesilmiş bir boğa
Anlar ne insan ne hayvan
Bir dek üstündür her şeyden
Doğa


GALİP UÇAR. EKİM 2024 SAHRAYICEDİT

Şiir 5 Ekim 2024 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır