Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

galip uçar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
galip uçar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2026 Çarşamba

HİÇ Mİ GELMEZ AKLINA BİZİM ANILAR ( NİHAVEND ŞARKI)

 Bestesi ve güftesi Galip Uçar'a ait Hiç Mi Gelmez Aklına Bizim Anılar youtube üzerinden yayındadır




27 Ekim 2026 Salı

HİÇ Mİ GELMEZ AKLINA BİZİM ANILAR

 Gecede yayılır aşk dolu anlar

Sevgilim belki bir gün beni de anlar

Hasretinle iki göz her gece ağlar

Hiç mi gelmez aklına bizim anılar

O günleri düşündükçe yüreğim sızlar


Boğaz'a doluşur hisli şarkılar

Sanma ki geçiyor sensiz bu yıllar

Seni düşününce düşer gözden damlalar

Hiç mi gelmez aklına bizim anılar

O günleri düşündükçe yüreğim sızlar


GALİP UÇAR


Şiir 27 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/hic-mi-gelmez-aklina-bizim-anilar-galip-ucar/

25 Ekim 2026 Pazar

GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE

 Güfte ve Bestesi GALİP UÇAR'a ait olan, Türk Sanat Müziği Nihavend Makamı şarkısı GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE, 25 Ekim 2026 tarihinde youtube üzerinde yayınlanmıştır



GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE

 Bir güvercin bir kayık geçer Dalyan'dan

Güneş yine batıyor şu ufuklardan

Işıklar süzülüyor Caddebostan'dan


Gelsene ey sevgili gurub vaktinde

El ele dolaşalım senle sahilde


Leylekler göç eder son yaz gelince

Adanın son vapuru şurdan dönünce

İçimdeki gün hevesi o an bitince


Gelsene ey sevgili gurub vaktinde

El ele dolaşalım senle sahilde


GALİP UÇAR




şiir 25 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/gelsene-ey-sevgili-gurub-vaktinde-galip-ucar/

22 Ekim 2026 Perşembe

GÖZLER BANA DİPSİZ KUYU

Bir çift göz gecede söndü zamansız

Sabahın en aydınlık vaktinde

Yatağın sen tarafı kaldı karanlık

Alışılmaz ya gidişlere

Bir gün gelir bir sene

Alışmış gibi yaptım

Çayın soğuğunun dumansızlığına

Her kahvaltı saatlerinde

Sensiz boş tabakların uğultusu eşlik etti

Siyah zeytinler ki

En kara bahtlı kavimlerin göç yorgunu gecelerinde

Menzilsizliklerine eşlik eden yıldızların asılı olduğu

Gökler kadar karaydılar

Göç yollarında aç bil aç kalan çocuklar kadar çelimsiz

Az sonra ufuk morarıp da

Güneşe perde açsa ne çare

Dönülmez yollara girilmiş bir kere

Bir daha görülmeyecek yerlerin anılarının yükü

Sırtta iki küfe bir hurçtan daha da ağır

Daha geçen gün

Suyunu içtiğin nehir kıyısı

Şimdi paralel adımlarla gidilen yol olunca

İşte şimdi

Bilinir dönülmeyen yolların

Dönülmez sabahlarla eşliği

Vay yarım kalan türküler

Kendi dillerinde çok güzelken

El değince bambaşka hatta saçma anlamlar kazanan

Ama ne olursa olsun melodisi yüreği yakan

Şu ilerideki kayısı ağacının gövdesinden kazılmıştır ya

Üstüne çekilen telleri duvaktan değil elbet

Yahut mutlu anların nefesi değil gövdesinin içinde gezinen

Ve tarlalarda

Ve eyvanlarda

İmecenin adım adım halayları

Şu dağı kutsal gördüm

Aşkla sevdim de

Öptüm kaya kaya yüce çıkarken

Sızan suyuyla arındım

Uyudum on iki gece

Uyandım da

Yanım hiç böyle karanlık kalmadı

Bir sen tarafı

Bir senin gölgenin kırışmışlığıyla

En aydınlık sabahta

Bir kurşun gibi vurdu beni

Hiçbir şehir avutamaz ya

Hangi şehirde bulsam seni

Hangi dildeki şarkıda arasam

Daha hiçbir göze bakamam

Gözler bana dipsiz kuyu


GALİP UÇAR




Şiir 22 Ekim 2026 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır

https://zamansizdergi.com/gozler-bana-dipsiz-kuyu/ 

20 Ekim 2026 Salı

SANKİ SANA YÜZ BİN YILDIR HASRETİM

 Seni düşündükçe yazar kalemim

Sana kavuşmaktır bil ki emelim

Sensiz geçen günler benim kederim


Sana sanki yüz bin yıldır böyle hasretim

Senden ayrı yaşamak mı söyle kaderim


Sensiz olduğumda bitmez elemim

Bildiğin her acılardan daha beterim

Bir gün olur hasretinle ölür giderim


Sana sanki yüz bin yıldır böyle hasretim

Senden ayrı yaşamak mı söyle kaderim


GALİP UÇAR



Şiir 20 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/sanki-sana-yuz-bin-yildir-hasretim-galip-ucar/


17 Ekim 2026 Cumartesi

SENİ DÜŞÜNÜRÜM O AN EY MÂH-I NÛR-I LEMAN ( NİHAVEND ŞARKI)

 Güfte ve bestesi GALİP UÇAR'a ait olan Seni Düşünürüm O An Ey Mâh-ı Nûr-ı Leman youtube üzerinden yayındadır.



15 Ekim 2026 Perşembe

EY PERİ ( TSM NİHAVEND MAKAMI ŞARKI)

 Bestesive Güftesi GALİP UÇAR'a ait olan EY PERİ adlı Türk Sanat Müziği Nihavend Makamı şarkısı Galip Uçar'ın youtube kanalı üzerinden 15 Ekim 2026 tarihinde yayınlanmıştır.



14 Ekim 2026 Çarşamba

SENİ DÜŞÜNÜRÜM O AN EY MÂH-I NÛR-I LEMAN

Üsküdar Sahili'ne dalgalar vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Çamlıca'dan esince rûzgar

Bir anda uçuşunca martılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Yalıların ışıkları denize vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Köprüden geçince arabalar

Sessizce ilerleyince vapurlar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Çarşı'nın kalabalığı dağılınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Meydanlarda dolaşınca o anılar

Doluşunca içime senli acılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Şimdi mazimize bakınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Buluştuğumuz o sokaklar ve yollar

Belki de hep bizsiz olacaklar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman 



GALİP UÇAR



Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır 

EY PERİ

 Her gece rüyama

Geliyorsun ey peri Onca yıllık hasretin Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Gönlüme bir taş gibi Çöküyorsun ey peri Sensiz geçen zamanlar Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Ruhuma hicran gibi Giriyorsun ey peri Sensizliğin acısı Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli

GALİP UÇAR


Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

12 Ekim 2026 Pazartesi

ELİNDEKİ KAHVEYLE

 Elinde iki kahveyle geldin

Buram buram kokan

Köpükleri göz göz

Amma nazarlıydı

Oturdun karşıma sakince

Yaslandın koltuğa

Bir yudum aldın fincandan

Fincan öpüşünden mutlu

Sen kahvenin tadından

Dudağında bir tebessümle mutlu

Bense senin tebessümle huzurlu

Telvesi yorgunluğumu alırken benim

Hiç şekersiz tadıyla dilimde

Isıtıverdi içimi

Hafifletti beni

Ben de sırtımı yasladım 

Gözlerinin kahverengi bebeklerine bakarken

Tam o anda işte kedi

Zaten telveyi de çok severdi

Hiç tereddütsüz iki üç patiyle

Oturdu fincanımın altına sakince

Tam kondurdu kendini dizimin üstüne

Hafif bir havayı koklayış

O da buldu huzuru kahvenin kokusuyla

Yasladı başını patilerinin üstüne

O an var mıydı ki Dünya


GALİP UÇAR




Şiir 12 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/elindeki-kahveyle-galip-ucar/

8 Ekim 2026 Perşembe

ÖLMEK İÇİN İLLA KALBİM Mİ DURMALI

 Ölmek için illa kalbim mi durmalı

Bitti o şiir yeni dize ne hacet eklemem
Oysa kalp meskenindi bir zaman senin
Anıların divanıdır başka satır eklemem

Sen ki başkalarını düşünüp cennetinden giden
Şu yüreği bir kış günü üşütüp güneş gibi yiten
Hızlı heveslerin yanlışlarına yürüyüp biten
Çay filizlerini körü körüne yakansın dinlemem

Belki acıttın ruhumu o tavrınla bir zaman
Yaptıysan kendine yaptın gidişinle o an
Beklendin mi elbette beklendin de bir zaman
Acı beni kutsadığında da mum gibi erimem

Dokundurtmadığın saçlarının telleri
Elbet fısıldar kulağına pişman günlerini
Senin için diktiğim gonca fidelerini
Büyüttüm ama sana asla ellettirmem

Yine de bil ki seni şimdi de affettim
Asla kendin de olamadın çünkü fark ettim
Sanma ki o sevgimden yıllardır vazgeçtim
Cisminden gayrıdır o sevgi sana mal ettirmem

Hayatın orta yerine koymuştum seni
Kendin mahrum ettin bu güzellikten kendini
Bile bile yitirdiğin o güzel bahçeyi
Şimdi heves heves gelsen de gözlettirmem

Sana hala değer verdiğimi hissediyorsan eğer
Sen yine hayallerinde rûyalarında buyur gel
Gördüğüne inanıp da dönerim sanırsan eğer
Kapılar makamlar geçsen de ihtimali dillendirmem

Galip hala inadına sever yeşili
Pelin otları da gördü gördü başka zehiri
Kendince gözü bağlı gördü bir de zahiri
Zahit olmadı da zahideye kendimi yine sevdirmem

GALİP UÇAR




Şiir 8 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

7 Ekim 2026 Çarşamba

NEFSİNDEN OLDU

 Lamekan eline bir kulak verdimde

Yükseldi avucum kondu yüreğime
Bin ışık doldu o anda içerime
Döküldü altı bin söz dört kitap oldu

Okudu adem bildi doğruları
Açıldı o anda düğüm düğüm yolları
Şah-ı Merdan'ın o kudretli kolları
Sardı onları da levh-i mahvuz oldu

Ulular seslendi yedi sesle gökyüzüne
Vardı dergah kapısını sürdü yüzüne
Şu pirin yanındaki çerağının ateşinde
Yaktı günahını da güruh-ı naciden oldu

Galip'im bir başıma yol yürürüm
Hak kervanını ufkumda görürüm
Adem dediğinin karanlığını da bilirim
Bunca uzun gölgesi nefsinden oldu

GALİP UÇAR 




Şiir 7 Ekim 2026 tarihinde boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

5 Ekim 2026 Pazartesi

4 Ekim 2026 Pazar

UNUTULDU YENİ BİR GÜN BAŞLADI

 Satürn'den sihirli bir kare

Yavaş ve ağır bir kurşun gibi
Düştü Dünya'nın böğrüne
Derin bir delik açtı
Uzun ve ateşli bir kanal
Ta ki Dünya'nın merkezine
Sesler yayıldı oradan
Döngüleriyle tüm insanlığın
Her hikayesinin anlatıldığı
Yankılarıyla beraber
Nelerin değişebildiği ayan oldu bir anda
İç yüzleri ortaya çıktı çoğu şeyin
Evrimleşe evrimleşe nasıl geriye dönüldüğü
Unutulanların nasıl hep var olduğu
Bir masal misali anlatıldı yine
İçlere bir ağırlık çöktü
Kurşun teni delip de girmiş gibi
Beyindeki dönüşümler
Baş dönmelerine döndü
Bir sis çöktü mantıklara
Gölge indi gözlere
İşlevler özgürleşecek sanıldı
Aniden durdu her şey
Döngü tekrarlandı
Ne delik hatırlandı
Ne söylenip anlatılanlar
Unutuldu
Yeni bir gün başladı

Galip Uçar                                EKİM 2026




Şiir 4 EKİM 2026 tarihinde boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

30 Eylül 2026 Çarşamba

KENDİNE DALARSIN

 Bir anda aksin döner etrafında
Fark etmeden farkındalığında
İstekler eksikliklerle döner sana
Bir ileriye giderken geriye hareket ettiğinde
Kendi kuyruğunu ısırır her insan aslında
Rahatsız olunan her şey er geç tek lokmada yutulur
Dört döngü gözün kanatlarına takılır da uçar
Şiddetli bir hareketinle sular da berraklaşır
Beslenmeye başladığın an boşaltımının da hareketlenmesi misali
Cesaretlendirir her bir yanını
İç benliğin vurur dışına hırsınla yüzün de ekşir
Öylesi korkular gizlenir sinir çizgilerine yüzünde
O an bir şeyin doğumu gerçekleşir bir yerde
Sen üzerine toprak atarken kendinliğinin
Mühürler basılır bolluk çağlarına
Azıcık verirler çok sanırsın
Daha da azına kanarsın
Bir anda bir kahin belirir elleri eldivenli
Sakallı göbeğine dek ve beyaz
Şişesinde bir su döker üstüne üstüne
Arındım sanırsın yanılırsın
Tam uyandığın an uyutulursun
Kendine dalarsın Bir anda aksin döner etrafında
Fark etmeden farkındalığında
İstekler eksikliklerle döner sana
Bir ileriye giderken geriye hareket ettiğinde
Kendi kuyruğunu ısırır her insan aslında
Rahatsız olunan her şey er geç tek lokmada yutulur
Dört döngü gözün kanatlarına takılır da uçar
Şiddetli bir hareketinle sular da berraklaşır
Beslenmeye başladığın an boşaltımının da hareketlenmesi misali
Cesaretlendirir her bir yanını
İç benliğin vurur dışına hırsınla yüzün de ekşir
Öylesi korkular gizlenir sinir çizgilerine yüzünde
O an bir şeyin doğumu gerçekleşir bir yerde
Sen üzerine toprak atarken kendinliğinin
Mühürler basılır bolluk çağlarına
Azıcık verirler çok sanırsın
Daha da azına kanarsın
Bir anda bir kahin belirir elleri eldivenli
Sakallı göbeğine dek ve beyaz
Şişesinde bir su döker üstüne üstüne
Arındım sanırsın yanılırsın 
Tam uyandığın an uyutulursun
Kendine dalarsın

GALİP UÇAR           ÇEKMEKÖY 2026




Şiir 30 Eylül 2026 tarihinde boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

MALATYALI ÖĞRETMEN VE GAZETECİ SÜLEYMAN ÖZEROL'UN GALİP.UÇAR HAKKINDA YAZISI

 

GALİP UÇAR

 

27 Eylül 2026 günü öğlen saatlerinde Vayloğ Dededen ziyaretinden dönerken yarım yüzyıl önce Urfa Kısas’tan öğrencim Celal Abbas Polat aradı. Hal hatırından sonra yanında Ballıkaya'dan, Vayloğ Dededen, Seyfi Oktay’dan söz eden bir öğretmen olduğunu söyledi.

“Ben de köydeyim, Vayloğ Dededeyim” dedim.

“Vereyim de konuşun” dedi.

Konuştuk ancak Köyü bilmeyen bir Ballıkayalıydı.

Kimmiş biliyor musunuz?

Happa bibimin (Fatma Uçar) büyük kaynı Garip Uçar'ın torunu. Galip Uçar Garip amcanın oğlu Ali'nin oğlu, İstanbul’da öğretmen. Malatya ile ilgili kitap yazmış, başka kitapları da varmış.

Hazır yaşam öyküsünü gönderdi Ben de yaşam yazar yaşam öyküsünü derleme formunu gönderdim. Yanıtlarıyla gelen yaşam öyküsünü harmanlayarak düzenleme yaptım. Ayrıca iki kitabını tanıtan iki yazıyı Hekimhan dergisinde yayınlanmak üzere düzenledim.

Hem okullarımız hem de köylülerimizin tanıması için Galip Uçar’ın yaşam öyküsünü sunuyor, başarılar diliyorum. Yaşamöyküsüne daha sonra son biçim verilecek ve Sanatçılarım sitesine eklenecektir.

 

Galip Uçar

 

Malatya Hekimhan Ballıkaya (Mezirme) kökenli olup, 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Köy Enstitülü Garip Uçar’ın torunudur.

Ortaöğrenimini çeşitli İstanbul kolejlerinde tamamladıktan sonra Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı lisans (2008), Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans (2010) eğitimini tamamladı. Daha sonra Tarihsel Kültürel Miras ve Turizm lisansını da tamamladı.

2009 itibariyle Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğiyle birlikte Halk Eğitim Merkezlerinde diksiyon, spikerlik, sunuculuk, yaratıcı yazarlık gibi konularda usta öğreticilik yaptı.

Askerliğini Kıbrıs’ta yaptı.

Yazmaya lisede iken 2004 yılında dergilerde müzik üzerine yazılar, öykü, deneme ve şiirleriyle, üniversitede öykü yazımı ve eleştirel yazılarla başladı.

İlk başlarda Attila İlhan, Nazım Hikmet, Hasan Hüseyin Korkmazgil’den etkilendi. Kimsenin taklidi olmamak için hayatın her alanında özgün olmaya özen gösterdi. Yapıtlarında sokağın sesi, sosyoekonomik olayların topluma yansımaları ve de bireyin psikolojisi konulara yer verdi. Ölçülü şiirlerinde kendi adı olan Galip’i kullanıyor.

Youtube kanalında özellikle görme engelliler için sesli okumalar yapıyor hem de diksiyondan öğrencilerine yaptırıyor.

On dört yaşından itibaren kendi kendine bağlama çalmayı öğrendi.

Bussines Chanel Türk kanalında programa katıldı.

Kıbrıs’ta ikincilik, Türkiye’de 2 adet üçüncülük ve başka dereceleri de var.

Şiirleri Kibele, Zamansız, Kirpi Edebiyat, Oggito, Sis, SE ve başka çeşitli dergiler

Müzik çalışmaları var, söz yazarı, besteci, düzenlemeci ve yorumcu olarak MESAM’a kayıtlıdır.

Fotoğrafçılık alanında 2003 yılından bu yana ‘Kediköy’ adlı bir fotoğraf dizisini hazırlıyor

Kıbrıs’ta bir gazetede, Türkiye’de çeşitli dergilerde hakkında yayınlar yapıldı.

Halka halkı anlatıyorum görüp anlasınlar diye ve bir kültürü geleceğe taşıyorum.

Sanatı ve çalışmaları ile ilgili olarak halkımıza ve genç kuşaklara, “Cesaretli olsunlar ve o cesaretle anlatıp öğrenip öğretsinler” diyor.

 

Yayınlanmış Kitapları

 

İmsomnik Gecelerin Öyküleri (Konya 2023): 17 öyküsü yer aldı.

Öğretmenlerden Hikâyeler (İstanbul 2023): Editörü ve yayıncısı olduğu kitapta iki öyküsü yer aldı.

Yokluğunda (İstanbul, 2025): Eylül 2024-Şubat 2025 tarihleri arasında yazdığı şiirleri yer aldı.

Malatya Hikâyeleri (Konya 2026): Halk Bilim ve Anadolu ve Türk Kültürü üzerine çalışmalar çerçevesinde Memleketi Malatya’nın dili, kültürü, yaşamının yer aldığı çeşitli ilçelerinde köylerinde geçen kurgusal öyküler yer aldı.

Diksiyon Spikerlik Sunuculuk Mikrofon Sanatı Tanımlamaları ve Araştırma Metinleri (Konya 2026): Diksiyon üzerine yaptığı araştırma ve alıştırma örnekleri ve teorik bilgilerin yer aldığı eğitim kitabıdır. Kitapta, hazırladığı 1000 adet alıştırma metni yer aldı.

 

Ballıkaya, 27 Eylül 2026



 

 

26 Eylül 2026 Cumartesi

GALATASARAY ADASI'NDA GALATASARAYLI SPORCULAR DERNEĞİ ETKİNLİĞİNDEYDİK

 Eski bir Galatasaray Su Topu sporcusu olan ve Galatasaray Spor Kulübü divan üyesi Hikmet Kerim Sucu'nun ve Galatasaraylı Sporcular Derneği'nin davetiyle, 25 Eylül 2026 tarihinde Galatasaray Adası'nda düzenlenen etkinliğin davetine icabet ettik.

Galatasaray Spor Kulübü başkanı Dursun Aydın Özbek'in ve efsane başkanlardan Alp Yalman'ın da katıldığı etkinlikte Galatasaray'ın çeşitli branşlarında sporcularıyla birarada bulunduk.

Galatasaray Spor Kulübü sadece başarılı bir spor kulübü değil aynı zamanda 121 yıllık tarihiyle sporcularıyla etkileşimde olan vefakâr ve özel kulüptür



Sn. Alp Yalman ile
Galatasaray Spor Kulübü eski başkanı






Sn. Hikmet Kerim Sucu ile




Sn. Dursun Aydın Özbek'le
Galatasaray Spor Kulübü başkanı

23 Eylül 2026 Çarşamba

ANADOLU / ANATOLİA 2 (İNSTRUMANTAL MUSİC ALBUM) (ENSTRÜMANTAL ETNİK MÜZİK ALBÜMÜ)

 Müziklerini ve icrasını Galip Uçar'ın yaptığı, enstrümantal, etnik müziklerden oluşan albüm serisinin ikincisi ANADOLU / ANATOLİA 2 23 Eylül 2026 tarihinde youtube üzerinden yayınlanmıştır



















22 Eylül 2026 Salı

VENEDİK CADISI

 

Venedik’in mor gecelerinden biri

Sarı bir kedi dolaşmakta sokaklarda

Bir ayağını suya daldırıp bakıyor ela ela

Kendini görüyor yüzeyinde suyun

Bir de Venedik kulesini

Siyah gondollar geçerken

Eğilip bir damla su içiyor

Yaşanmışlıkları ardında

Kendiyle on sene

Gözlerinde bir sır var

Gözleri tatlı ela

Yüreğinden süzülüp bakışları

Düşüyor su damlalarına

İçiyor kanalın suyunu

Ve bir anda dönüşüyor

Yirmi sekiz yaşında bir kadın

Kumral ve ela gözlü

Siyah bir pelerin üstünde

Sağ elinde altın sarısı bir maske

Sol elinde bir sopa

Bakınıyor etrafına Venedik Cadısı

Tarihi binalar arasından sıyrılıp

Başlıyor uçmaya

Gecenin mor karanlığında

Altından aslan başları

Şapkalı gondolcular

Ağızlarında Venedik şarapları

Altta gondol

Üstte güzel mi güzel cadı

Takmış da maskesini

Uçuyor San Marco Meydanına doğru

Adalar adalar adalar

Onları birbirine bağlayan köprüler

Bir köşede iki sevgili öpüşürken

Diğer tarafta bir köpek çöpleri karıştırmakta

Etrafta Kathedraller Kiliseler Dük Sarayları

Ve Campanelli

Rialto Köprüsü üzerinde

Yaşlı beyaz saçlı bir kadın

Toplamakta sattığı

Cam eşya, maske, kukla, ayakkabı

Çanta ve meyvelerini

El edip de bir gondolcuya

Biniyor gondola

Koyuluyor evine doğru

Takip ediyor cadı kadını

Günahlar köprüsü üzerinde

Durup düşünüyor

Cadıdır

Kedidir

Güzeldir

Hep güzeldir

Sırma gibi saçları

Ela gözlerine karışınca

Bir damla yaş düşer

Kanalın ortasına

Su arınır temizlikten

O ki

Melek olmayı reddetmiştir

O ki pişman değildir yaptıklarına

Ki bir şey de yapmamıştır.

Sevmiştir

Sevmiştir

Kendiyle ve çevresiyle kalmıştır

Öğrenmiştir insanlara yanaşmayı

Maskesi altından bir damla daha düşer

Günahlar köprüsü üzerine

Sanırsınız

Onlarca sene yeni hapishanede yatmıştır

Oysa alakası bile yoktur suçla

O sadece kendi olduğu için

Oluvermiştir cadı

Çünkü insanların güzellik dedikleri

Gerçek çirkinliktir aslında

O ki

Ela gözleriyle

Kumral saçlarından dökülen

Peri tozlarıyla gezerken görmüştür

İnsanların gerçek yüzlerini

Gecenin moru

Sabaha kavuşmakta

Cadı ayın sırlı yüzünden ilham alıp

Son bir bakışla iner

Palazzo Cornerin köşesine

Son kez sağ eline alır

Altın maskesini

Gözlerini siler

Saçlarını düzeltir

Ve süpürgesini atar bir köşeye

Sol eliyle kanaldan bir su alır

Yüzüne sürer

Tekrar dolar göz pınarları

Bakar kendine su yüzünde

Güneş doğmak üzereyken

Dönüşür yine sarı yumuşak bir kediye

Ölesiye okşanası

Ölesiye sevgiye muhtaç

Adım adım gider

Palazzo Pesaro’ya

Köşeye uzanır

Güzel sanatlar öğrencileri

Gelirken okula

Ellerinde yiyeceklerle

Sevindirirler onu

Oysa bilmezler

Geceleri evlerinin üstünde uçan

İyimser

Sarışım

Altın yüzlü

Ağlayan cadıdır o….


GALİP  UÇAR                                            2008       ERENKÖY



Şiir 22 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

VENEDİK CADISI