Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

31 Ağustos 2026 Pazartesi

GEL NE OLUR GEL

 Bir bakışın kaldı bende

Dönmüyor dünya sensizken

Biralar devrilmiş yatıyor masanın köşesinde

Perdede seher vaktinin rengi

Söyle, hangi cümlem yarım kaldı da sana

İçimde büyüyen sessizliğini bıraktın bana


Kapının önünde merdivenlerin

Üstünde ayakkabımızın izleri

Ben hâlâ dün söylediğin sözü

Taşıyorum, ağır gelirken kalbime 

Sen varmışsın sanki  gibi


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum



Kendine ördüğün duvarların üstüne

Sevgi sözcüklerimi yazamıyorum

Gurur dediğin  bir kalenin surları

İçinden bin kere geçeyim diyorum

Dışında tek bir nöbetçi var

Adı senin kendine yaptığın eziyet cezası

Ne kadar kaçsam da dönüyorum yine sana

Aynı hikâye kıvılcımlı dudaklarında


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum



Yıkılsın artık aramızdaki duvar

Özgür kıl kendini  teslim ol aşka

Elimizde ne varsa yaşayalım son şansımızla

Dönelim başladığımız deniz manzaralı noktaya


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum


GALİP UÇAR                  AĞUSTOS 2026




Şiir boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

gel ne olur gel

30 Ağustos 2026 Pazar

GEL BU GECE BANA

Bir anda sustu bütün şehir
Adını söyledim, duydun mu?
Masada soğuyan iki çay
Biri senin biri de benim
Perdede sabahın ilk rengi
Sen giderken kaldı avucumda
Gömleğinin kopmuş düğmesi
Sormadım, yok gururdan değil
Cevabından korktuğum için
Bir kapı kapandı arkamızda
Ben hâlâ aynı yerdeyim
Ne kadar kaçsam da senden
Dönüyor kalbim evine yani sana
Bir cümle yetiyor bazen
Yıkılanı yeniden kurmaya
Gel, bu gece bana geri dön
Kırık yerlerimden tut da gör
Ben seni unutmadım, unutamam asla
Adın içimde çarpan bir yol
Gel, bütün gururunu bırak
Bir kere sarıl, dünya dursun yalnız bize bak
Ben seni unutmadım, unutamam
Ne olur gitme, biraz sadece bizde kal
Sokağın başında durur aynı taş
Üstünde yağmurdan ince izler bizi izler
Seninle yürüdüğümüz şu sokaklar yollar
Şimdi beni sana geri getirirler
Telefon elimde, yazmıyorum sana
Üç kelimeyi sürekli sile sile “İyi misin?” diye başlayan
Bir ömür sığar bazen ya tek cümleye
Ne kadar kaçsam da senden
Dönüyor kalbim evine yani sana
Bir cümle yetiyor bazen
Yıkılanı yeniden kurmaya
Gel, bu gece bana geri dön
Kırık yerlerimden tut da gör
Ben seni unutmadım, unutamam asla
Adın içimde çarpan bir yol
Gel, bütün gururunu bırak
Bir kere sarıl, dünya dursun yalnız bize bak
Ben seni unutmadım, unutamam
Ne olur gitme, biraz sadece bizde kal
Biraz daha kal
Biraz daha kal
Sonsuza kadar
Adını söyledim
Duydun mu?
Aşkımla yan

GALİP UÇAR          AĞUSTOS 2026




Şiir 30 Ağustos 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

27 Ağustos 2026 Perşembe

AŞK DENİLEN GARABETİN TARİFİ

 İlk bilmem ki hangi deli


Git yanına da şu güzeli


Kendinden geçip de sev dedi




Sonrasında yürüdü ağır adımlarla bir kirpi


Kaldırdı kafasını gördü açmamış bir gül yeşili


Gonca iken başka diyarlara savurdu bizi


Tuba ağacının gövdesinden mi


Yayıldı ruhlara o an hazin sesi


Bir büyülü ahşabın büyülü kemanesi


Yörük diyarlarının mı yoksa eski bir acının mı nefesi




Belki de hiçliğin ta kendisi


Boşlukta salınan arsız umursuz bir sokak kedisi


Ardına bakmaz yaşadığınca kendisi


O görülen uzak dağların en tepesi


Bulutlardan giymiş doruğuna fesi


Örtünüp de her yanına hüzün perdesi


Yönlendirir bilinmezliğe bizi gövdesi


Süregelen bu bitmezliğin hikâyesi




Doldurur kadehime hüznün badesi


İçirir kana kana elleriyle kendisi


Budur aşk denilen garabetin tarifi


GALİP UÇAR                                  TEMMUZ 2026



Şiir boyalikelimeler sitesinde yayınlanmıştır

GEÇİP DE

 Bir trenin düdük sesinin ninnisinde

Uzun derin uyusam

Gökyüzünün mavisinden

Gülüşünün rüzgarından

Geçip de

Denizin derin bir dalgasında

Uzun derin uyusam

Balıklara ve mercanlara umarsız

Bakışının huzurundan

Geçip de

Uzak bir bakışın dalgınlığında

Uzun derin uyusam

Şehrin gürültüsü ve güzelliğinden

Geçip de

Uzun

Derin

Umarsız

Demem bile bana mısın

Kabulümdür


GALİP UÇAR                                  AĞUSTOS 20026



Şiir Kibele Kültür Sanat dergisinde 27 Ağustos 2026 tarihinde yayınlanmıştır


GEÇİP DE

18 Ağustos 2026 Salı

HÛLASA

 Hûlasa
Önce kendi kendimi öptüm
Tebrik ettim
Sonra
Oturup izledim
Hiçbir şeyleri olmayanların
Her şeylerini ellerinden aldıklarını
Durdum
Ellerimi sıktım
Tebrik ettim
Yol tükenmişti
Bir banka oturdum
Güneş tepedeydi
Yola koyulduğumdaki kadar
Yakıyordu güneş
Sözlerimin kısaldığı gibi
Yol da kısalmış
Tek hece boyunda da
Bitti
Söz ve sözcük cesetlerim
Muhtemel fosilleşmişti bile
Hatta
Duyanlarda
Salgınlar da başlamış
Belki veba olmuştu
O zamanki bakışlar gibi
İştahlı baygınlıkların
Paylaşım sorunlu parselizasyonlarından
Arta kalmış
Bölüne bölüne
Birleşik hale gelmek durumunda
Debisiz bir deniz kıvamında
İsyan etmektelerdir
Durdum
Gözlerimden öptüm
Kemirgenliklerin
Günahkâr yaralarının
İltahap tutmuş kabuklarını
İrin irin akıtıyorlarken
Ben kıyısına şezlong açıp
Uzanmışlığın en kara haliyle
Yoldaydım
Hûlasa
Yol bitti
Bu bankta
Soyundum derimden
Soymadan her cenah
Dediklerime
Söylediklerime
Anca geliyorlardı
Başında da
Sonunda da
Yüzümde
Sırtımda
Taş ezikleri
Çok şükür
Görmedikleri yeni yolda
Çoktan
Ayakkabımı
Toza bulamıştım


GALİP UÇAR                                      AĞUSTOS 2026    ORMANKÖY

Şiir 18 Ağustos 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınmıştır

HÛLASA



 

14 Ağustos 2026 Cuma

ŞANLI GALATASARAY


Galip Uçar'ın 2026 2027 sezonu başlangıcı için Galatasaray Spor Kulübü'ne yazıp bestelediği ŞANLI GALATASARAY şarkısı 14 Ağustos 2026 tarihi itibariyle youtube üzerinden yayındadır








 

HIŞIRDARKEN SENİN SESİNLE

 Yılkı atlarının nal seslerinde girmiştim bir şehire

Ağaçların yaprakları hışırdarken senin sesinle

Güneş solmaya yüz tutmuştu hayli turuncu

Kara tüllü kadınların bakışlarının hizasından

Bordo kumaşlı kahvehane sandalyelerinin seyranında

Sızlar bir eski yara arzu eder bir şeyleri adı konmaz

Sakala düşer iki damla yaş iki ayrı yana doğru

Biri senin adına diğeri yine senin adına

Kavuşturamam bir orta noktada

Ağustosun deli kışında

Beden üşür ten sızlar

Yürek alev alev

Patlar bir yerlerde volkan misali

Sızar çatlaklardan isyanı

Bülbülle baykuş dost olur o an

Kurulur çilingir masası

Ağaç yaprakları hışırdarken senin sesinle

GALİP UÇAR.          TEMMUZ 2026

Şiir 14 Ağustos 2026 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıstır

Hışırdarken Senin Sesinle

13 Ağustos 2026 Perşembe

ÇOĞALA ÇOĞALA AZALAN ÖMRÜM

 Çoğala çoğala azalan ömrüm

Neler koydun şu sırrının içine

Tuzla buz olmuş kırıntıları gönlün

Şimdi neleri sığdırırsın içine

Ve bulgur pilavı sıcaklığı

Ve soğanın acı kokusu

Ve ayran

Böylesi basit ama lezzetli olmak varken

Gösterişli bir içi boş duvar misali

Örüldün de örüldün

En nihayetinde kerpicinden de

Sıvandan da öğürdün

Kalmadı cismi salahiyetin

Dağıttın saçını sakalını

Ne âlâ paklıkla büründün

Kaçırdın ehl-i cismani tebayeti

İşte şimdi arındın

En nihayetinde bir zaman

Gelip de durunca saatlerin

Kendinin dahi haberi olmadan

Bir verimli toprağa

Usulünce gömüldün

Çoğala çoğala bir zaman

Göğerince yerinden

Çiçeklere büründün

Bir arının kanadında

Yahut minik ayağında

Seyrana çıktın da

Yeniden göründün

Böylece yine sen

Can-ı cihana döndün


GALİP UÇAR                      AĞUSTOS 2026


çoğala çoğala azalan ömrüm

Şiir boyalıkelimeler sitesinde 13 Ağustos 2026 tarihinde yayınlanmıştır

12 Ağustos 2026 Çarşamba

İMSOMNİK GECELERİN ŞARKILARI 2

Müzikleri GALİP UÇAR'a ait olan İMSOMNİK GECELERİN ŞARKILARI serisinin 2. albümü 12 Ağustos 2026 tarihinde youtube üzerinden yayınlanmıştır.
Enstrümantal alternatif rock şarkılardan oluşmaktadır



11 Ağustos 2026 Salı

GÜVERCİN UÇSA

 Betona gül dikilmez

Bilirim

Ellerinde kaç diken kesiği

Yara

Ah güvercin uçurdum

Ayrı ayrı diller konuşan

Aya doğru uçtu

Ayla rengi birdi

Görülmez oldu

Korktu elbet o da

Sığındı bir buluta

Saklandı sakındı kendini

Sense

Uzanmış sırtında acılar ve yükleri

Bense

Belki rahat bir döşekte 

Yahut

Sallanan bir ranzada

Ufacık bir pencerede

Aynı bulutu ve ayı görerek

Aynı coğrafyaların seyrinde

Gönülde bin kırık

Bin biri ekleme derdinde

Bir akarsu yatağında

Bir ağaç gölgesinde

Bir dağın sarpında

En nihayetinde bir caddenin

Yoğunluğu içinde 

En sessiz ve sakin halimle

Kavuşma hayalinde

Bir kere tutsam da elini

Hiç bırakmasam derdinde

O şehirler

O kasabalar

O köyler

Ve yıkık evler

Ve sular altındaki sokaklar

Ve mezarlıkların harabe halleri

Her şeyi takıp da bir uçurtmanın kuyruğuna

O koca bulutla

Takas etsek

Güvercin dönse göğüne

Hepsi yerleşse saklısına 

Bereket bereket yağsalar 

Bir zaman sonra

Bizden çok uzakta

Uzak olsa

Olmasalar bir daha

Güvercin uçsa

 

GALİP UÇAR                                 AĞUSTOS 2026



Şiir 11 Ağustos 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

GÜVERCİN UÇSA