Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgürlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2026 Salı

GÜVERCİN UÇSA

 Betona gül dikilmez

Bilirim

Ellerinde kaç diken kesiği

Yara

Ah güvercin uçurdum

Ayrı ayrı diller konuşan

Aya doğru uçtu

Ayla rengi birdi

Görülmez oldu

Korktu elbet o da

Sığındı bir buluta

Saklandı sakındı kendini

Sense

Uzanmış sırtında acılar ve yükleri

Bense

Belki rahat bir döşekte 

Yahut

Sallanan bir ranzada

Ufacık bir pencerede

Aynı bulutu ve ayı görerek

Aynı coğrafyaların seyrinde

Gönülde bin kırık

Bin biri ekleme derdinde

Bir akarsu yatağında

Bir ağaç gölgesinde

Bir dağın sarpında

En nihayetinde bir caddenin

Yoğunluğu içinde 

En sessiz ve sakin halimle

Kavuşma hayalinde

Bir kere tutsam da elini

Hiç bırakmasam derdinde

O şehirler

O kasabalar

O köyler

Ve yıkık evler

Ve sular altındaki sokaklar

Ve mezarlıkların harabe halleri

Her şeyi takıp da bir uçurtmanın kuyruğuna

O koca bulutla

Takas etsek

Güvercin dönse göğüne

Hepsi yerleşse saklısına 

Bereket bereket yağsalar 

Bir zaman sonra

Bizden çok uzakta

Uzak olsa

Olmasalar bir daha

Güvercin uçsa

 

GALİP UÇAR                                 AĞUSTOS 2026



Şiir 11 Ağustos 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

GÜVERCİN UÇSA

17 Haziran 2025 Salı

ÖZGÜRLÜĞÜN ATEŞİ

 Kalpler içimizdeki ateşle yanıyor

Hakikatin kalacağı yerde birlikte yürüyoruz

Bayraklar açık gökyüzünde yüksekte dalgalanıyor

Sevdiğimiz topraklarımız için asla ölmek yok


Yükselin ey insanlar, gök gürültüsünün kükremesine izin verin

Özgürlüğün ateşi sonsuza dek tutuşur

Bu kutsal kıyıda attığımız her adımda

Ruhumuz fırtına ve savaş boyunca kırılmadı


Dağlar ve nehirler boyunca yürüyoruz

Adalet bizi çağırıyor, bölünmeyeceğiz

Her ses bir davul sesi, her el bir kılıç

Biz ilerlemeye devam eden bir halkız


Yükselin ey insanlar, gök gürültüsünün kükremesine izin verin

Özgürlüğün ateşi sonsuza dek tutuşur

Bu kutsal kıyıda attığımız her adımda

Ruhumuz fırtına ve savaş boyunca kırılmadı


Toprak kaybedilen hayatları hatırlıyor

Ruhumuz fırtına ve savaş boyunca kırılmadı

Her taş geçtiğimiz bir köprüdür

Tek bir güçlü zincir olarak boyun eğmeden duruyoruz

Kan ve gözyaşlarıyla her zinciri kırıyoruz


Yükselin ey insanlar, gök gürültüsünün kükremesine izin verin

Özgürlüğün ateşi sonsuza dek tutuşur

Bu kutsal kıyıda attığımız her adımda

Ruhumuz fırtına ve savaşta kırılmadı


GALİP UÇAR                HAZİRAN 2025

Şiir 17 Haziran 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştı

20 Şubat 2024 Salı

BEAT

 Evler sıcaktır ve aydınlık,

Ben karanlığı severim

Şimdi evden çıkma zamanı

Üzerimde yıldızlar ve tren sesleri içinde

Meteliksiz ve yersiz yurtsuz olmak

Zamansız gitmek

Başı boş bitkin, çekmek gökyüzünü ve uçmak havalara

Sadece sevgi, şiir ve müzik

Her yanımız özgürlük

Binmek trenin bir yük vagonuna

Ve gitmek San Fransisco’ya

Geceden esen ve çok uzaklardan gelen

Tibet’ten, Çin’den Hint ellerinden

Bir rüzgar okşamalı tenimi

Dışlanmış olunan şehirlerden

Savaş makinelerinden uzak

Barış naraları ve zevk çığlıkları içinde

Sevişmek hayatın kendisiyle

Çimentolar Alüminyumlar yerine

Upuzun çayırlar ve tahta evlerde

Bir ateş yakarak ısınmak

Savaşlardan dönüp de geçen ordulara

Taş atmak saklanılan bir merdiven altından

Petrol, Taş, Elektrik ve şehirli her şeye tapanlara karşı

Uçmak bir deniz kenarında zevk ve sevgiyle dokunmuş bir kilimle

Bağırmak özgürlük diye

Şiir okumak ve müzik çalmak

Özgürlük dolu

Sonunda barışı ve özgürlüğü anlatıp dünyaya

Dönmek tekrar ana kucağına

Tüm dünyanın yükünden kurtulmuş olarak

Bir Uzakdoğu ejderhası uçarcasına

Hafif ve hırçın şekilde

San Francisco’dan Liverpool’dan geriye


GALİP UÇAR


şiir 19.02.2024 tarihinde Kibele Kültür Sanat Dergisinde yayınlanmıştır