Yılkı atlarının nal seslerinde girmiştim bir şehire
Ağaçların yaprakları hışırdarken senin sesinle
Güneş solmaya yüz tutmuştu hayli turuncu
Kara tüllü kadınların bakışlarının hizasından
Bordo kumaşlı kahvehane sandalyelerinin seyranında
Sızlar bir eski yara arzu eder bir şeyleri adı konmaz
Sakala düşer iki damla yaş iki ayrı yana doğru
Biri senin adına diğeri yine senin adına
Kavuşturamam bir orta noktada
Ağustosun deli kışında
Beden üşür ten sızlar
Yürek alev alev
Patlar bir yerlerde volkan misali
Sızar çatlaklardan isyanı
Bülbülle baykuş dost olur o an
Kurulur çilingir masası
Ağaç yaprakları hışırdarken senin sesinle
GALİP UÇAR. TEMMUZ 2026
Şiir 14 Ağustos 2026 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıstır






