Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

love poem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
love poem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2026 Salı

HİÇ Mİ GELMEZ AKLINA BİZİM ANILAR

 Gecede yayılır aşk dolu anlar

Sevgilim belki bir gün beni de anlar

Hasretinle iki göz her gece ağlar

Hiç mi gelmez aklına bizim anılar

O günleri düşündükçe yüreğim sızlar


Boğaz'a doluşur hisli şarkılar

Sanma ki geçiyor sensiz bu yıllar

Seni düşününce düşer gözden damlalar

Hiç mi gelmez aklına bizim anılar

O günleri düşündükçe yüreğim sızlar


GALİP UÇAR


Şiir 27 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/hic-mi-gelmez-aklina-bizim-anilar-galip-ucar/

25 Ekim 2026 Pazar

GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE

 Güfte ve Bestesi GALİP UÇAR'a ait olan, Türk Sanat Müziği Nihavend Makamı şarkısı GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE, 25 Ekim 2026 tarihinde youtube üzerinde yayınlanmıştır



GELSENE EY SEVGİLİ GURUB VAKTİNDE

 Bir güvercin bir kayık geçer Dalyan'dan

Güneş yine batıyor şu ufuklardan

Işıklar süzülüyor Caddebostan'dan


Gelsene ey sevgili gurub vaktinde

El ele dolaşalım senle sahilde


Leylekler göç eder son yaz gelince

Adanın son vapuru şurdan dönünce

İçimdeki gün hevesi o an bitince


Gelsene ey sevgili gurub vaktinde

El ele dolaşalım senle sahilde


GALİP UÇAR




şiir 25 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/gelsene-ey-sevgili-gurub-vaktinde-galip-ucar/

22 Ekim 2026 Perşembe

GÖZLER BANA DİPSİZ KUYU

Bir çift göz gecede söndü zamansız

Sabahın en aydınlık vaktinde

Yatağın sen tarafı kaldı karanlık

Alışılmaz ya gidişlere

Bir gün gelir bir sene

Alışmış gibi yaptım

Çayın soğuğunun dumansızlığına

Her kahvaltı saatlerinde

Sensiz boş tabakların uğultusu eşlik etti

Siyah zeytinler ki

En kara bahtlı kavimlerin göç yorgunu gecelerinde

Menzilsizliklerine eşlik eden yıldızların asılı olduğu

Gökler kadar karaydılar

Göç yollarında aç bil aç kalan çocuklar kadar çelimsiz

Az sonra ufuk morarıp da

Güneşe perde açsa ne çare

Dönülmez yollara girilmiş bir kere

Bir daha görülmeyecek yerlerin anılarının yükü

Sırtta iki küfe bir hurçtan daha da ağır

Daha geçen gün

Suyunu içtiğin nehir kıyısı

Şimdi paralel adımlarla gidilen yol olunca

İşte şimdi

Bilinir dönülmeyen yolların

Dönülmez sabahlarla eşliği

Vay yarım kalan türküler

Kendi dillerinde çok güzelken

El değince bambaşka hatta saçma anlamlar kazanan

Ama ne olursa olsun melodisi yüreği yakan

Şu ilerideki kayısı ağacının gövdesinden kazılmıştır ya

Üstüne çekilen telleri duvaktan değil elbet

Yahut mutlu anların nefesi değil gövdesinin içinde gezinen

Ve tarlalarda

Ve eyvanlarda

İmecenin adım adım halayları

Şu dağı kutsal gördüm

Aşkla sevdim de

Öptüm kaya kaya yüce çıkarken

Sızan suyuyla arındım

Uyudum on iki gece

Uyandım da

Yanım hiç böyle karanlık kalmadı

Bir sen tarafı

Bir senin gölgenin kırışmışlığıyla

En aydınlık sabahta

Bir kurşun gibi vurdu beni

Hiçbir şehir avutamaz ya

Hangi şehirde bulsam seni

Hangi dildeki şarkıda arasam

Daha hiçbir göze bakamam

Gözler bana dipsiz kuyu


GALİP UÇAR




Şiir 22 Ekim 2026 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır

https://zamansizdergi.com/gozler-bana-dipsiz-kuyu/ 

20 Ekim 2026 Salı

SANKİ SANA YÜZ BİN YILDIR HASRETİM

 Seni düşündükçe yazar kalemim

Sana kavuşmaktır bil ki emelim

Sensiz geçen günler benim kederim


Sana sanki yüz bin yıldır böyle hasretim

Senden ayrı yaşamak mı söyle kaderim


Sensiz olduğumda bitmez elemim

Bildiğin her acılardan daha beterim

Bir gün olur hasretinle ölür giderim


Sana sanki yüz bin yıldır böyle hasretim

Senden ayrı yaşamak mı söyle kaderim


GALİP UÇAR



Şiir 20 Eylül 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/sanki-sana-yuz-bin-yildir-hasretim-galip-ucar/


14 Ekim 2026 Çarşamba

SENİ DÜŞÜNÜRÜM O AN EY MÂH-I NÛR-I LEMAN

Üsküdar Sahili'ne dalgalar vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Çamlıca'dan esince rûzgar

Bir anda uçuşunca martılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Yalıların ışıkları denize vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Köprüden geçince arabalar

Sessizce ilerleyince vapurlar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Çarşı'nın kalabalığı dağılınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Meydanlarda dolaşınca o anılar

Doluşunca içime senli acılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Şimdi mazimize bakınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Buluştuğumuz o sokaklar ve yollar

Belki de hep bizsiz olacaklar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman 



GALİP UÇAR



Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır 

EY PERİ

 Her gece rüyama

Geliyorsun ey peri Onca yıllık hasretin Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Gönlüme bir taş gibi Çöküyorsun ey peri Sensiz geçen zamanlar Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Ruhuma hicran gibi Giriyorsun ey peri Sensizliğin acısı Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli

GALİP UÇAR


Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

12 Ekim 2026 Pazartesi

ELİNDEKİ KAHVEYLE

 Elinde iki kahveyle geldin

Buram buram kokan

Köpükleri göz göz

Amma nazarlıydı

Oturdun karşıma sakince

Yaslandın koltuğa

Bir yudum aldın fincandan

Fincan öpüşünden mutlu

Sen kahvenin tadından

Dudağında bir tebessümle mutlu

Bense senin tebessümle huzurlu

Telvesi yorgunluğumu alırken benim

Hiç şekersiz tadıyla dilimde

Isıtıverdi içimi

Hafifletti beni

Ben de sırtımı yasladım 

Gözlerinin kahverengi bebeklerine bakarken

Tam o anda işte kedi

Zaten telveyi de çok severdi

Hiç tereddütsüz iki üç patiyle

Oturdu fincanımın altına sakince

Tam kondurdu kendini dizimin üstüne

Hafif bir havayı koklayış

O da buldu huzuru kahvenin kokusuyla

Yasladı başını patilerinin üstüne

O an var mıydı ki Dünya


GALİP UÇAR




Şiir 12 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/elindeki-kahveyle-galip-ucar/

8 Ekim 2026 Perşembe

ÖLMEK İÇİN İLLA KALBİM Mİ DURMALI

 Ölmek için illa kalbim mi durmalı

Bitti o şiir yeni dize ne hacet eklemem
Oysa kalp meskenindi bir zaman senin
Anıların divanıdır başka satır eklemem

Sen ki başkalarını düşünüp cennetinden giden
Şu yüreği bir kış günü üşütüp güneş gibi yiten
Hızlı heveslerin yanlışlarına yürüyüp biten
Çay filizlerini körü körüne yakansın dinlemem

Belki acıttın ruhumu o tavrınla bir zaman
Yaptıysan kendine yaptın gidişinle o an
Beklendin mi elbette beklendin de bir zaman
Acı beni kutsadığında da mum gibi erimem

Dokundurtmadığın saçlarının telleri
Elbet fısıldar kulağına pişman günlerini
Senin için diktiğim gonca fidelerini
Büyüttüm ama sana asla ellettirmem

Yine de bil ki seni şimdi de affettim
Asla kendin de olamadın çünkü fark ettim
Sanma ki o sevgimden yıllardır vazgeçtim
Cisminden gayrıdır o sevgi sana mal ettirmem

Hayatın orta yerine koymuştum seni
Kendin mahrum ettin bu güzellikten kendini
Bile bile yitirdiğin o güzel bahçeyi
Şimdi heves heves gelsen de gözlettirmem

Sana hala değer verdiğimi hissediyorsan eğer
Sen yine hayallerinde rûyalarında buyur gel
Gördüğüne inanıp da dönerim sanırsan eğer
Kapılar makamlar geçsen de ihtimali dillendirmem

Galip hala inadına sever yeşili
Pelin otları da gördü gördü başka zehiri
Kendince gözü bağlı gördü bir de zahiri
Zahit olmadı da zahideye kendimi yine sevdirmem

GALİP UÇAR




Şiir 8 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

31 Ağustos 2026 Pazartesi

GEL NE OLUR GEL

 Bir bakışın kaldı bende

Dönmüyor dünya sensizken

Biralar devrilmiş yatıyor masanın köşesinde

Perdede seher vaktinin rengi

Söyle, hangi cümlem yarım kaldı da sana

İçimde büyüyen sessizliğini bıraktın bana


Kapının önünde merdivenlerin

Üstünde ayakkabımızın izleri

Ben hâlâ dün söylediğin sözü

Taşıyorum, ağır gelirken kalbime 

Sen varmışsın sanki  gibi


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum



Kendine ördüğün duvarların üstüne

Sevgi sözcüklerimi yazamıyorum

Gurur dediğin  bir kalenin surları

İçinden bin kere geçeyim diyorum

Dışında tek bir nöbetçi var

Adı senin kendine yaptığın eziyet cezası

Ne kadar kaçsam da dönüyorum yine sana

Aynı hikâye kıvılcımlı dudaklarında


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum



Yıkılsın artık aramızdaki duvar

Özgür kıl kendini  teslim ol aşka

Elimizde ne varsa yaşayalım son şansımızla

Dönelim başladığımız deniz manzaralı noktaya


Bir adım atayım desem sana

Bin adım kaçsam kendimden

Kalbim susmuyor sana ama

Adını söylemekten  de yoruldum inan


Gel, ne olur gel

Bu ev sensiz dar geliyor

Gel, ne olur gel

Kalbim yerini arıyor

Bir kere sarıl bana

Bütün dünya dursun o an

Gel, ne olur gel

Ben seni hâlâ seviyorum


GALİP UÇAR                  AĞUSTOS 2026




Şiir boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

gel ne olur gel

30 Ağustos 2026 Pazar

GEL BU GECE BANA

Bir anda sustu bütün şehir
Adını söyledim, duydun mu?
Masada soğuyan iki çay
Biri senin biri de benim
Perdede sabahın ilk rengi
Sen giderken kaldı avucumda
Gömleğinin kopmuş düğmesi
Sormadım, yok gururdan değil
Cevabından korktuğum için
Bir kapı kapandı arkamızda
Ben hâlâ aynı yerdeyim
Ne kadar kaçsam da senden
Dönüyor kalbim evine yani sana
Bir cümle yetiyor bazen
Yıkılanı yeniden kurmaya
Gel, bu gece bana geri dön
Kırık yerlerimden tut da gör
Ben seni unutmadım, unutamam asla
Adın içimde çarpan bir yol
Gel, bütün gururunu bırak
Bir kere sarıl, dünya dursun yalnız bize bak
Ben seni unutmadım, unutamam
Ne olur gitme, biraz sadece bizde kal
Sokağın başında durur aynı taş
Üstünde yağmurdan ince izler bizi izler
Seninle yürüdüğümüz şu sokaklar yollar
Şimdi beni sana geri getirirler
Telefon elimde, yazmıyorum sana
Üç kelimeyi sürekli sile sile “İyi misin?” diye başlayan
Bir ömür sığar bazen ya tek cümleye
Ne kadar kaçsam da senden
Dönüyor kalbim evine yani sana
Bir cümle yetiyor bazen
Yıkılanı yeniden kurmaya
Gel, bu gece bana geri dön
Kırık yerlerimden tut da gör
Ben seni unutmadım, unutamam asla
Adın içimde çarpan bir yol
Gel, bütün gururunu bırak
Bir kere sarıl, dünya dursun yalnız bize bak
Ben seni unutmadım, unutamam
Ne olur gitme, biraz sadece bizde kal
Biraz daha kal
Biraz daha kal
Sonsuza kadar
Adını söyledim
Duydun mu?
Aşkımla yan

GALİP UÇAR          AĞUSTOS 2026




Şiir 30 Ağustos 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır