Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

devir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2026 Perşembe

ÇOĞALA ÇOĞALA AZALAN ÖMRÜM

 Çoğala çoğala azalan ömrüm

Neler koydun şu sırrının içine

Tuzla buz olmuş kırıntıları gönlün

Şimdi neleri sığdırırsın içine

Ve bulgur pilavı sıcaklığı

Ve soğanın acı kokusu

Ve ayran

Böylesi basit ama lezzetli olmak varken

Gösterişli bir içi boş duvar misali

Örüldün de örüldün

En nihayetinde kerpicinden de

Sıvandan da öğürdün

Kalmadı cismi salahiyetin

Dağıttın saçını sakalını

Ne âlâ paklıkla büründün

Kaçırdın ehl-i cismani tebayeti

İşte şimdi arındın

En nihayetinde bir zaman

Gelip de durunca saatlerin

Kendinin dahi haberi olmadan

Bir verimli toprağa

Usulünce gömüldün

Çoğala çoğala bir zaman

Göğerince yerinden

Çiçeklere büründün

Bir arının kanadında

Yahut minik ayağında

Seyrana çıktın da

Yeniden göründün

Böylece yine sen

Can-ı cihana döndün


GALİP UÇAR                      AĞUSTOS 2026


çoğala çoğala azalan ömrüm

Şiir boyalıkelimeler sitesinde 13 Ağustos 2026 tarihinde yayınlanmıştır

28 Şubat 2026 Cumartesi

İÇGÜDÜSEL BIR SANCI

 İçgüdüsel bir sancıyla başladı her şey

Ne bir rehber ne bir öğretmen ne de bir bilge
Ne zaman yazıldığı belirsiz bir kitabın
Dağınık sayfaları önümde
Benim en ümmî halimde
Bir hissin çekim gücüyle topladım hepsini
Derdim önüme düzgünce bir bir
Baktıkça harflere bana ne oluyor dedim
Ben görmeden önce böyle biri değildim
Öyle tekinsiz bir halde gir kelimelerden yollar dünya ile arama
Ben iyice bir yabancı yepyeni bir öteki
Yapayalnız bulup da kendimi sustum
Suskunluğumla bozdum ümmî zihnimi
Konuştum konuştum en deli halimle
Ne periler ne cinler ne insan
Bir ben vardı benle konuşan
Beni benden başka delirten yoktu
Çekildikçe çekildik bu alemin kuyusundan içeri içerime
Ne sesimi duyan ne delirdi diyen ne dinleyen
Doğmadığım köklenmediğim toprakların bir fidanı oldum o an
Gerçek ismimi fısıldadılar can suyumla
Günahımdan arındırdılar başkalarının bedelinden
Pusulasız bir gemiydim rotası belirsiz
Menzili her yer
Çırılçıplak bir mezar yeri servisiz çiçeksiz çalısız
Mezar taşlarının mermerden tuallerine
Kargalarından kaçan kuzgunların gagalarıyla kazıdığı
En dadaist tavırla sürrealist sanat eserlerinin çarpıklığında
Anlamının anlamsız derin manalarının anlaşılmaz anlamlılığında
Küçük kırık mermer parçalarının diziminden oluşan kolyelerin
Üst üste bindirilerek inşa edilmis
Zafer taklarından yeni doğuş kutlamalarında geçerken
Sarsıldı tavan ve yırtıldı ortadan
Gök girdi içeri en mavi
Zaman büküldü
Savaş arabalarının tekerlek seslerine
Tank paletlerinin sesleri karıştı
Nöbet bekleyen askerlerin parola haykırışlarına
Mermi vızıltıları karıştı
Krallıkların surları yıkıldı kapıları açıldı
Namları ölümsüz savaşçılar mezarlarından dirildi
Yaralı bir şovalye aksayarak yürüdü
Bir cadının oğlu elinde kanlı bir kazık
Anasının göğsünden söküp de aldığı
Gözleri kan çanağı savuruyor etrafa
Kime değerse değsin umrumda değil
İçinde intikam ateşi
Ben uyanmaya hazır göğerirken
Tüm kötüler birbirini öldürüp temizledi
Toprak kan kokup kızarsa da
Yeni maviliğe doğru saf bir ışık hüzmesi belirdi

GALİP UÇAR            ÇEKMEKÖY Şubat 2026

Şiir 28 Şubat 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır