Ölüleri serpiştire serpiştire Yürürürken Paralel topraklara Birden Şu gri asfaltın dibinde bitiverdi Papatya Ak teni yaprak narini Sarısı sırma incesi Dalları yeşil bakar Gün dediğin geçip gider Devr-i yıl dediğin sabit Her defasında beni yakar Belki iyi geçmiştir de Hissettirmez kavlini bana Ben giderim bir menzile de Bodur mor çiçekler beni kucaklar
Kendiyle kavgalı Göğermiş uzamıs ulu Koca bir çınarım Köksüz toprağa tutunmayan Vaat edemem hiçbir şeyi Kendime tutamamışım sözümü Hareketsizim Devrilmeye meyilli Gel deseniz İzimden belli olur yerim Sürüne sürüne gelebildiğim Sonra yağmurlar dolar oralara Gel de uğraş sellerle çamurlarla Şaşırmışken sert bir yel değse Düşebilmesi muhtemelen yapraklarımla Nasıl böyle durabildiğime Bu amansız kavgada Boğa boğa yüreğimi İçime çizilen yeni yuvarlak çizgilerde Kimseye evet demem Yahut vazgeçemem Şunun şurası ölüm Bir milim eğim uzakken Kurtulmaya da hiç niyetim yokken
GALİP UÇAR MART 2026 ÇEKMEKÖY
Şiir 9 Mart 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır
İnsanın gidişini bilmem niye yadırgar insan Vay kurban Mevsim kıştır Kar altındadır ya bazı köyler Yolları kapalı Kar kaplı Sobalarım kahverengisi kızıla çalar hani Ve bazı hasret kalan çiçeklerin dudaklarına Su değer ama yaprak üşür ya Hangi kuş mevsim kışken durmuş buralarda Hangi can yaralıyken kalmış yurdunda
GALİP UÇAR. OCAK 2026 ALTUNÎZADE
Şiir 31 Ocak 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır
Uzaktan göz beyazının parlaklığıyla bakan Çamurlu ayaklarıyla Afrikalı çocuk Fuji Dağı'nın doruklarına Uzaktan göz beyazı çekiklikten belli olmadan bakan Temiz kaldırımlardaki Japon çocuk İkinize de bir çocuk gibi yaklaşmak gerek diye konuşulsa da Ayaklarınızo bastığınız topraklarda Yaşatıldığınız yaşamların kalitesini yaratanlar Yaratıldığınız et kemik kan halinizle Yani en insan halinizle Sözde anlatıp anlıyoruz deseler de sizleri Sizleri bu yaşamı seçememeye Bu ortamda olanları yaşamaya Zorunda kıldıklarındandır ki Asla anlayamaz Anlatamazlar İnsanlığınızı Çocukluğunuzu Çünkü İki dağ kadar büyüktür Size yaşatılan farklar Ve yine yaşatacaklar İnanmayın onlara İnanın içinizdeki çocuğun varlığına Bulun birbirinizi Bir çocuğun insanlığında Anlaya anlaşa
GALİP UÇAR. ARALIK 2025
Şiir 30 Aralık 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır
Binlerce kilometre uzunluğunda buzlar Yosun tutmuş yüzeyinizde At nalları izleri var Gökyüzünü habersiz ve ani kaplar Kül dolu kara bulutlar Kar içinden patlarken sımsıcak sular Bak sen kirpiklerin donmuş olsa da Ufukta giden çizgiyi bozmayan bir turuncu gemi var Güneş vurdukça deliklerinden su salar buzullar Eriyip de mat olunca koca buzdan dağlar Bil ki yakındır patlayacak şu sessiz bir usta gibi uyuyan volkanlar Yeni yolların çukurlarını açınca kızgın lavlar Buzdan damla damla eriyip akan yolunu bulur o sular Gökyüzü karanlığından doğan rengarenk ışıklar Sonsuza dek bilinmezliklerinde dolanırlar
GALİP UÇAR. ARALIK 2025
Şiir 25 Aralık 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır
Ey elleri emek Mayıs güneşi misali Güçlü parlak emekçi kardeş Bembeyaz köpükleriyle kıyılara yanaşan vapurların Özgür rotalarındaki sevinçli yunuslar gibi Yüce dağların saklısında büyüyen dağ gülleri gibi Yücedir güzeldir emeğin Elbet bir gün huzurla akacak yanağından alın terin Sen düşünmeyeceksin ay sonu nasıl gelir diye Ellerin kolların torbalarla dolu Her çocuğunun karnı doymuş Oyuncaklarıyla mutlu Eksiksiz gediksiz bütçende Sen de mutlu edeceksin aileni Bir gün elbet gelecek güzel günlerin Büyüyecek en iyi eğitimleri alarak gençlerin Sen makine makine emek dökerken Anlatırken derslerini okulda dershanede Sallarken direksiyonunu uzunlu kısalı yollarda Çekiş seslerinde testere seslerinde Tekstil atölyelerinde kesimhanelerde Elden elde karpuzlar kavunlar uçuşup istiflenirken Raflara mallar düzeniyle dizilirken Geceye doğru masada tütün kağıda sarılırken Tepsilerde şişeler tabaklar salınırken Baskı seslerinin çığlığında kağıtlara mürekkepler yapışırken Sabah erken poğaça simit kokularında Yarı uykulu giderken Aksamüstü yorgunlukla başın dik Esnafı selamlayarak Borçsuz harçsız İş bulabilir mi diye düşünmeden Çocuğun kardeşin Emekliliğinde geçinebilir miyim diye korkmadan Yaşayacaksın elbet bir gün Bu güzel mayıs günlerini Sen ve geleceğin Mayıs güneşi gibi
GALİP UÇAR 30 NİSAN 2021 BALAT
şiir 1 Mayıs 2021 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır
Gözlerimde açan gülleri solduran hırs Kibrin ve kinin Oysa şarkılar söyler de uçardım sana Tüm göğsüm delik deşik olsa da Yırtılan diyaframıma aldırmadan Sevda şarkıları söylerdim Göl kenarında bitsen de Yahut bir bahçede fark etmeden Rengini umursamadım hiç Umursamadım da ömrüm boyunca renkleri Şekillere bakmadım Sevmedim kalıpları, kalıp sözleri Atasözlerinden ders aldım da Tutmadım aklımda Yazdığım şiirleri okumadım ezbere Şarkılaşanları ise bir sana tek sana O da acapella Güldün güneş açtı Uyudun ay doğdu Bir ulu çınardan öğrendiğim ninnileri söyledim Umurun değildi Başka rüyalar gördün Sen uçmamı severdin Kan revan dökülen kanlarımı Yırtık diyaframımdan çıkan Yorgun şarkılarımı Ama sen en çok Kendini severdin Beni sevmek istediğinden severdin Sevmek istediğinden sadece Sen bir güldün Rengi cinsi nadir Narin Ama hep kendini nergis zannettin Ondandır anlamadığın Yaralı göğsümden akan kanın Söylediği isyan dolu naif şarkılarımı
GALİP UÇAR Acıbadem
Şiir Şubat 2021'de Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır
Bir yangındım kaynağı bilinmeyen Hırsla dolu Keskin Sarp dağ başlarıydım Ara sokaklardan caddelere taşan bir isyan Kuşatılmış bir meydandım Kapkara bir bayraktım En önde ellerde sallanan Sert vurgun yorgun salınan simsiyahtım Kızılını ve umudunu yitiren Bir alevdim Gülüşünü bir yerlerde unutmuş Rotasız bir seyyahtım Çıkınında bir şeyi kalmamış Tabanları ağrılı Omzu mor Kolları bitap Çarığı yırtık Sakalı kir pas toz içinde biçimsiz Küfürlerle dolu ağzıyla Şehir şehir gezen Asası kırık avuç içi çürük Kendini diyar diyar sürmüş Çapası soğuk sularda kaybolmuş Demir atmış bir gemiydim Yaz günlerinde çatlamış derin bir toprak Ay ışığını kaybetmiş yıldızsız bir geceydim Parmak uçlarında ağrı sızı nasır Uzak yollarda yürüyen kimsiz kimsesiz kimliksiz Sonra geldin Bir kış gibi yağmurlar yağdırdın Kurak topraklarıma Yudum yudum içtim Bereketlendi filizlendi Çürümeye yüz tutmuş tohumlarım Kar oldun beyaz Örttün biçimsiz sarp kayalıklarımı Güzel bir manzaraya çevirdin ufuklarımı Harladın hayat ateşimi Ab-ı hayat oldun Evim oldun Kalbin evim oldu Kimsem oldun Rehberim oldun yollarda Demirimi kırılmaz eyledin çapam oldun Sular güvenli oldu senle Aşk aşk besledin Güzel güzel sevdin Biçim verdin Gönlümüm ufkunda güneş gibi doğdun En karanlık gece şafaklarında Ne güzel ne güzel sevdin
Aşk ile döndürdün kendime
Galip Uçar 2020 Ekim
Şiir 25.01.2021 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır
Merak Edenler İçin Not: TED Kuzey Kıbrıs Koleji'nde, Yıl Sonu Şiir Gecesi Etkinliği'nde, öğrencilerim ve ben okula bir bakıma veda niteliğinde şiirimi beraber okuduk. Şiir Gecesi'ne şiirimi, okuldaki bölüm başkanım, can dostum, Kıbrıs'ın en önemli tiyatrocularından Kemal Tunç'un kızı, edebiyatçı Türegün Tunç koymamı rica etmişti