Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

17 Ekim 2026 Cumartesi

SENİ DÜŞÜNÜRÜM O AN EY MÂH-I NÛR-I LEMAN ( NİHAVEND ŞARKI)

 Güfte ve bestesi GALİP UÇAR'a ait olan Seni Düşünürüm O An Ey Mâh-ı Nûr-ı Leman youtube üzerinden yayındadır.



15 Ekim 2026 Perşembe

EY PERİ ( TSM NİHAVEND MAKAMI ŞARKI)

 Bestesive Güftesi GALİP UÇAR'a ait olan EY PERİ adlı Türk Sanat Müziği Nihavend Makamı şarkısı Galip Uçar'ın youtube kanalı üzerinden 15 Ekim 2026 tarihinde yayınlanmıştır.



14 Ekim 2026 Çarşamba

SENİ DÜŞÜNÜRÜM O AN EY MÂH-I NÛR-I LEMAN

Üsküdar Sahili'ne dalgalar vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Çamlıca'dan esince rûzgar

Bir anda uçuşunca martılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Yalıların ışıkları denize vurunca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Köprüden geçince arabalar

Sessizce ilerleyince vapurlar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Çarşı'nın kalabalığı dağılınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Meydanlarda dolaşınca o anılar

Doluşunca içime senli acılar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman


Şimdi mazimize bakınca

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman

Buluştuğumuz o sokaklar ve yollar

Belki de hep bizsiz olacaklar

Seni düşünürüm o an ey mah-ı nûr-ı leman 



GALİP UÇAR



Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır 

EY PERİ

 Her gece rüyama

Geliyorsun ey peri Onca yıllık hasretin Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Gönlüme bir taş gibi Çöküyorsun ey peri Sensiz geçen zamanlar Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli Ruhuma hicran gibi Giriyorsun ey peri Sensizliğin acısı Ediyor beni deli Nerdesin, Nerdesin Özlüyorum ben seni Nerdesin Nerdesin Aşkından oldum deli

GALİP UÇAR


Şiir 14 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

12 Ekim 2026 Pazartesi

ELİNDEKİ KAHVEYLE

 Elinde iki kahveyle geldin

Buram buram kokan

Köpükleri göz göz

Amma nazarlıydı

Oturdun karşıma sakince

Yaslandın koltuğa

Bir yudum aldın fincandan

Fincan öpüşünden mutlu

Sen kahvenin tadından

Dudağında bir tebessümle mutlu

Bense senin tebessümle huzurlu

Telvesi yorgunluğumu alırken benim

Hiç şekersiz tadıyla dilimde

Isıtıverdi içimi

Hafifletti beni

Ben de sırtımı yasladım 

Gözlerinin kahverengi bebeklerine bakarken

Tam o anda işte kedi

Zaten telveyi de çok severdi

Hiç tereddütsüz iki üç patiyle

Oturdu fincanımın altına sakince

Tam kondurdu kendini dizimin üstüne

Hafif bir havayı koklayış

O da buldu huzuru kahvenin kokusuyla

Yasladı başını patilerinin üstüne

O an var mıydı ki Dünya


GALİP UÇAR




Şiir 12 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

https://kibelekultursanat.com.tr/elindeki-kahveyle-galip-ucar/

8 Ekim 2026 Perşembe

ÖLMEK İÇİN İLLA KALBİM Mİ DURMALI

 Ölmek için illa kalbim mi durmalı

Bitti o şiir yeni dize ne hacet eklemem
Oysa kalp meskenindi bir zaman senin
Anıların divanıdır başka satır eklemem

Sen ki başkalarını düşünüp cennetinden giden
Şu yüreği bir kış günü üşütüp güneş gibi yiten
Hızlı heveslerin yanlışlarına yürüyüp biten
Çay filizlerini körü körüne yakansın dinlemem

Belki acıttın ruhumu o tavrınla bir zaman
Yaptıysan kendine yaptın gidişinle o an
Beklendin mi elbette beklendin de bir zaman
Acı beni kutsadığında da mum gibi erimem

Dokundurtmadığın saçlarının telleri
Elbet fısıldar kulağına pişman günlerini
Senin için diktiğim gonca fidelerini
Büyüttüm ama sana asla ellettirmem

Yine de bil ki seni şimdi de affettim
Asla kendin de olamadın çünkü fark ettim
Sanma ki o sevgimden yıllardır vazgeçtim
Cisminden gayrıdır o sevgi sana mal ettirmem

Hayatın orta yerine koymuştum seni
Kendin mahrum ettin bu güzellikten kendini
Bile bile yitirdiğin o güzel bahçeyi
Şimdi heves heves gelsen de gözlettirmem

Sana hala değer verdiğimi hissediyorsan eğer
Sen yine hayallerinde rûyalarında buyur gel
Gördüğüne inanıp da dönerim sanırsan eğer
Kapılar makamlar geçsen de ihtimali dillendirmem

Galip hala inadına sever yeşili
Pelin otları da gördü gördü başka zehiri
Kendince gözü bağlı gördü bir de zahiri
Zahit olmadı da zahideye kendimi yine sevdirmem

GALİP UÇAR




Şiir 8 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

7 Ekim 2026 Çarşamba

NEFSİNDEN OLDU

 Lamekan eline bir kulak verdimde

Yükseldi avucum kondu yüreğime
Bin ışık doldu o anda içerime
Döküldü altı bin söz dört kitap oldu

Okudu adem bildi doğruları
Açıldı o anda düğüm düğüm yolları
Şah-ı Merdan'ın o kudretli kolları
Sardı onları da levh-i mahvuz oldu

Ulular seslendi yedi sesle gökyüzüne
Vardı dergah kapısını sürdü yüzüne
Şu pirin yanındaki çerağının ateşinde
Yaktı günahını da güruh-ı naciden oldu

Galip'im bir başıma yol yürürüm
Hak kervanını ufkumda görürüm
Adem dediğinin karanlığını da bilirim
Bunca uzun gölgesi nefsinden oldu

GALİP UÇAR 




Şiir 7 Ekim 2026 tarihinde boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

5 Ekim 2026 Pazartesi

4 Ekim 2026 Pazar

UNUTULDU YENİ BİR GÜN BAŞLADI

 Satürn'den sihirli bir kare

Yavaş ve ağır bir kurşun gibi
Düştü Dünya'nın böğrüne
Derin bir delik açtı
Uzun ve ateşli bir kanal
Ta ki Dünya'nın merkezine
Sesler yayıldı oradan
Döngüleriyle tüm insanlığın
Her hikayesinin anlatıldığı
Yankılarıyla beraber
Nelerin değişebildiği ayan oldu bir anda
İç yüzleri ortaya çıktı çoğu şeyin
Evrimleşe evrimleşe nasıl geriye dönüldüğü
Unutulanların nasıl hep var olduğu
Bir masal misali anlatıldı yine
İçlere bir ağırlık çöktü
Kurşun teni delip de girmiş gibi
Beyindeki dönüşümler
Baş dönmelerine döndü
Bir sis çöktü mantıklara
Gölge indi gözlere
İşlevler özgürleşecek sanıldı
Aniden durdu her şey
Döngü tekrarlandı
Ne delik hatırlandı
Ne söylenip anlatılanlar
Unutuldu
Yeni bir gün başladı

Galip Uçar                                EKİM 2026




Şiir 4 EKİM 2026 tarihinde boyalıkelimeler sitesinde yayınlanmıştır

1 Ekim 2026 Perşembe

ÖNEMİNİ YİTİRDİ UNUTULDULAR

 Nihayet

Kurt kuyruğunu ısırdığında
Bütünün tekrarı zamanı geldi
Ay
Sırtını Güneş’e döndü
Doğu ve Batı belirlendi
Sınırları çizildi hayatın
Aslan ve Boğa yıldızları
Gökyüzünde yerlerinde parladılar
Dört Melek indi kartal kanatlarıyla
Ellerinde farklı elementler
Sekiz sırla geldiler
Kadın ve erkek arasında bölüştürdüler
Parçalayıp ellerinde
Kırıntılarını üstlerine saçtılar
Şerefli metalleri yüklediler ruhlarına
Daha da ileri gidilebilir dediler
Sordular yollarına
Bir tek resim var dedi
Boyanılası
Önemsiz olan şeyler ise
Bu olaylardan sonra geldi
Her önemsizliği önemsemeyle beraber
Metaller de önemini yitirdi
Sekiz farklı günaha bulandı
Önce Aslan söndü sonra Boğa
Sınır çizgilerinde kayboldular
Ay ve Güneş sırt sırta vermedi
Gittikçe uzaklaştılar
Ya hep karanlık oldu
Ya hep yaktı güneş
Sınırları eş
Öylece önemini yitirdi
Unutuldular

GALİP UÇAR                                      EKİM 2026




Şiir 1 Ekim 2026 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır