DÖNÜŞÜN HİKAYESİ
Birçok şey dönüyor da hayatta. Bir
vesileyle gidip de tekrar geri dönmek yok mu?... Sanırım bu en sıkıntılısı.
Hele ki gittiğin yeri çok sevip ama bir o kadar da sevilmediysen. Hani klişe
vardır ya: "Memlekette gurbetçi, burada yabancıyız bir sıfatımız yok"
aynen öyle...
Bavula eşyaları yerleştirmek, faturaların
vs taahütlerini iptal ettirmek, hepsini dar güne sığıştırmak ve nihayet bomba
da düşse, dünya da yıkılsa belli süre sana mesken olmuş, derdine şahit olmuş,
yalnızlığına sessiz kalıp göğüs germiş yerden ayrılma vakti gelip çattığında
gecenin bir kör vakti; taksiciyi arayıp "abi hazırız" diyip gelmesini
beklemek. İnanın o an sadece taksiyi değil, geri döndüğünde seni nelerin
beklediğini de bekliyor insan, gözünün önünden eski yaşadığı sıkıntılar,
ötekileşmeler, anlaşılmamalar... Bir an elinden yere atıp bavulu durmak gelir
ama gitme vaktidir.
Dağları, parlakça görülebilen yıldızları,
koskocaman altın rengi ayı, sıcak havayı bırakıp; şehrin kaosuna, yorgunluğuna,
trafiğine, griliğine dönme vaktidir. Hiçbir zaman sözünden dönmeyişin dönüşüdür
bu. Söz verdiklerine sözlerini tutma, iyi olmayacağını bilsen de sözlerini
tutma, gece karanlığından belki sonsuz karanlığa yürüme vaktidir. Taksinin
sarısı ayın altın sarısı renginden çok gözünü aldığı an gittiğinin farkına
varırsın. Son kez bakarsın evine, dağlara, bahçene ve kapıyı açar havaalanına
gidersin.
Yol
boyu gökyüzünün rengi açılır sabah renklerine. Son kez ödemeni yapar, sürekli
seni taşıyan taksicinle vedalaşırsın; geçirdiğin tüm günlerle beraber. Sonrası
havaalanı prosedürleri ve birkaç saatlik uçuş dönersin yurduna, yuvana, ait
olduğun, ait hissedemediğin yere.
Bıraktığın gibi olmaz. Asla olmaz. Gerçek
yüzler görülmüştür artık. Kim ne, nasıl iyi anlayıp dönmüşsündür. Bıraktığın
gibi bulamazsın. Uğurlayanlarından azdır karşılayanın. O an neden gittiğini
hatırlarsın. Hatırlarsın, hatırlarsın, hatırlarsın... Ama gidemezsin
gelmişsindir. Bir daha ne zaman gidecek kadar pas tutacağını, kirleneceğini,
nefret ve lanet edeceğini merak edersin.
Sonra iyi bir sey olur, bahanen olur, çok
da seninle olmaz ama illa olur. Gelmişsindir aslında o kadar. Ne
gittiğin yere, ne döndüğün yere aitsindir. Anılardan bahsedersin; yaşamayan pek
anlamaz, sahte geçiştirmeler ve hayretlerle askıda kalır. Sen de askıda
yaşarsın aylarca. Sabit kalma bahanesi buluncaya dek. Dönmek gitmekten daha
ağır gelir, daha yorgun olursun her gidişin dönüşünde
GALİP UÇAR 2019