Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

dönüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dönüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2021 Perşembe

DÖNÜŞÜN HİKÂYESİ

 

DÖNÜŞÜN HİKAYESİ

 

Birçok şey dönüyor da hayatta. Bir vesileyle gidip de tekrar geri dönmek yok mu?... Sanırım bu en sıkıntılısı. Hele ki gittiğin yeri çok sevip ama bir o kadar da sevilmediysen. Hani klişe vardır ya: "Memlekette gurbetçi, burada yabancıyız bir sıfatımız yok" aynen öyle...

Bavula eşyaları yerleştirmek, faturaların vs taahütlerini iptal ettirmek, hepsini dar güne sığıştırmak ve nihayet bomba da düşse, dünya da yıkılsa belli süre sana mesken olmuş, derdine şahit olmuş, yalnızlığına sessiz kalıp göğüs germiş yerden ayrılma vakti gelip çattığında gecenin bir kör vakti; taksiciyi arayıp "abi hazırız" diyip gelmesini beklemek. İnanın o an sadece taksiyi değil, geri döndüğünde seni nelerin beklediğini de bekliyor insan, gözünün önünden eski yaşadığı sıkıntılar, ötekileşmeler, anlaşılmamalar... Bir an elinden yere atıp bavulu durmak gelir ama gitme vaktidir.

Dağları, parlakça görülebilen yıldızları, koskocaman altın rengi ayı, sıcak havayı bırakıp; şehrin kaosuna, yorgunluğuna, trafiğine, griliğine dönme vaktidir. Hiçbir zaman sözünden dönmeyişin dönüşüdür bu. Söz verdiklerine sözlerini tutma, iyi olmayacağını bilsen de sözlerini tutma, gece karanlığından belki sonsuz karanlığa yürüme vaktidir. Taksinin sarısı ayın altın sarısı renginden çok gözünü aldığı an gittiğinin farkına varırsın. Son kez bakarsın evine, dağlara, bahçene ve kapıyı açar havaalanına gidersin.

 Yol boyu gökyüzünün rengi açılır sabah renklerine. Son kez ödemeni yapar, sürekli seni taşıyan taksicinle vedalaşırsın; geçirdiğin tüm günlerle beraber. Sonrası havaalanı prosedürleri ve birkaç saatlik uçuş dönersin yurduna, yuvana, ait olduğun, ait hissedemediğin yere. 

Bıraktığın gibi olmaz. Asla olmaz. Gerçek yüzler görülmüştür artık. Kim ne, nasıl iyi anlayıp dönmüşsündür. Bıraktığın gibi bulamazsın. Uğurlayanlarından azdır karşılayanın. O an neden gittiğini hatırlarsın. Hatırlarsın, hatırlarsın, hatırlarsın... Ama gidemezsin gelmişsindir. Bir daha ne zaman gidecek kadar pas tutacağını, kirleneceğini, nefret ve lanet edeceğini merak edersin.

 Sonra iyi bir sey olur, bahanen olur, çok da seninle olmaz ama illa olur. Gelmişsindir aslında o kadar. Ne gittiğin yere, ne döndüğün yere aitsindir. Anılardan bahsedersin; yaşamayan pek anlamaz, sahte geçiştirmeler ve hayretlerle askıda kalır. Sen de askıda yaşarsın aylarca. Sabit kalma bahanesi buluncaya dek. Dönmek gitmekten daha ağır gelir, daha yorgun olursun her gidişin dönüşünde

 

GALİP UÇAR 2019