Sarı saçları ve mavi gözleri
Vardı çocuğun
İyi bir semtte
Bir görkemli konağın içinde doğdu
Deniz kıyısında yeşillikler
içindeydi konak
Orada yaşardı
İyi eğitim aldı
Ekonomi okudu
Atalarının geleneğini babasından
devraldı
Devam ettirdi
Eli daha da bollaştı
Çok iyi yöneticiler ve çalışanlar
getirtti
Üst düzey borçsuz bir yönetim
sağladı
Yöneticiler sanki bir azizdi
Sarışındı ama gözleri doğuştan
kırmızıydı
Diğer çocuğun
İyi bir semtin arka sokaklarında
Tarihi ama pek bakımlı olmayan bir
evde
Doğdu ve yetişti
Denizi uzaktan tepeden görürdü
semti
Çevresinde farklı diller konuşan
askerler arasında
Çocukluğunu geçirdi
Kendi semtinin köklü okulunda okudu
Fransızcasını geliştirdi
Batı kültürü aldı
Kendi yerli kaldı
Geçmişiyle övündü
Sarışın ve mavi gözlü olan ise
Çoğunluğu Türklerden olan bir
semtteydi
Az Ermeni ve biraz daha fazla Rum
kalmıştı
Halkın içinde hep bir köşeye izole
yaşardı
Asil ve köklüydü
İyi bir burjuva ailedendi
Bahçelerinde denize parlak ışık
saçan
Bir fener yaptırmışlardı
Onların asalet heykeli sanırlardı
Çocuk onun altında oynardı
İş arkadaşlarıyla altındaki
çardakta brunch yapardı
Kırmızı gözleri alerjik bakan çocuk
ise
Hep halk içindeydi
Orta düzeyde kaldı
Sokak insanıydı
Çevresinde fahişeler, travestiler,
dilenciler ve tinerciler
Yeri gelir sanatçılar profesörler
öğrenciler ve turistler
Ama illa ki yerli Levantenler,
Rumlar, Ermeniler ve Galatadan Cenovalı Ceneviz çocukları
Dolanır ve bulunurlardı
Ailesinin geçmişten gelen ve
yabancılarca sömürülüp
Hep iflas eşiğindeki dükkânında
Zararları kapatıp
Geçinmeye uğraşırdı
İki sarı çocuk da aynı sektördeydi
Mavişin yönetimi sansasyonel ve iş
bitiriciydi
Para her şeyi hallederdi
Para teşvik para sonuçtu
Kızıl bakışlı ise halktan almıştı
yönetim sitilini
Birliğe inanır
Patron çalışan müşteri saygılı ve
işbirliğinde olmalı derdi
Ve bir gün
Karşılıklı iki otelde,
İstanbul’da
İki ayrı iş başarısını
taçlandıracak
Ödül töreni vardı
Mayıs ayının ortalarında verilirdi
hep
Mavi gözlünün bulunduğu otel
Lüks, altın sütunlu
İpek kırmızı halılı
Yüksek mi yüksek
Bir gökdelen misali
Değerli bir oteldi
Kırmızının ki ise
Tarihi ama restore edilip de ayakta
tutulmuş bir bina
Ve akşam saat dokuzu vurduğunda
Çıktı sarışın mavi gözlü ağlayarak
Elleri bomboş
Oturdu sertçe ilk defa kaldırım
taşına
Ve karşı otele baktı
Çıktı oradan sarışın kırmızı gözlü
Eli kolu ödül dolu
Mutlu ve mutlu
Ama tevekkül içinde
Sordu yanından geçen bir adama
Saat kaç
Sonra paylaştı mutluluğunu halkla
Gömdü burjuvayı saat dokuz
dolaylarında
kaldırımlara
GALİP UÇAR KADIKÖY 2008
Şiir 3 Şubat 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır
BİR İSTANBUL HİKAYESİ