Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2025 Salı

CUMHURİYET ORATORYOSU

 CUMHURİYET ORATORYOSU

Kara postalların karanlığı İstanbul'un üzerinden yayılıyorken tüm ülkeye

Karanlık öyle sadece gökyüzünde değil, sokak sokak, köy köy

Hatta zihin zihin karanlık, teslimiyet, bir ülkenin çöküşü

Yani öyle kara, öyle kara bir baht yazılırken düşman postallarından

Kara gövdeli bir geminin, Karadeniz'in kara dalgalarıyla mücadele ede ede, kıyıya varacak, umutsuza umut olacak, karanlığa güneş gibi doğacak, ince bacaklı, deniz gözlü, güneş saçlı adamı

Ki geldikleri gibi giderler diyen de oydu. O hiç umutsuz karanlığa yenik düşmemişti

Bir güneş misali doğup Anadolu'ya umut umut ışığını saçtı

Ertuğrul Gazi'nin yani Osmanlı'nın kuruluşuna vesile olan kişinin babası Ertuğrul Bey'in annesinin isminden ismini alan Hayme Ana yahut Haymana'ya düşman dayandığında bile

Hayır geçilmeyecek! Ve biz Ankara'dan gitmeyeceğiz! diyerek umuduna sarılmış ve O Ankara'yı başkent, o Ankara'dan da cumhuriyeti ilan edecek olan

Mavi gözü umut, sarı saçı aydınlığın ateşi olan adam

Samsun'dan tüm Anadolu'ya yaktı umudun kıvılcımını


Umudun kıvılcımı öyle sıcak

Özgürlük hasreti öyle bir yangındı ki

Bozkırda, dağda her yerde

Isıttı kurtuluşa inananları

Vatanı ev diye belleyenleri


Ev namustu

Ev şeref

Ev kimsesizliği örten kölelikten kurtaran yurttu


Vatan öylesine yaralı

Kaç yerinden hançerli

Savaşların, istilaların, işgallerin yorgunu


Daha demincek,  Viyana kapılarını sallayanlar

Trablusgarb’da, Mısır’da hükmedenler

Her bir Balkan şehrini adaletle yönetenler


Şimdi 

Hem de hiç direnmeden

Bütünüyle vatanı düşmana teslim etmiş

Milleti de kaderine terk etmişlerdi


Ah vatan

Canım vatan

Güzeli, nazlım vatan


Ki sen en güzel pınarlar kadar duru

En nadir çiçekler kadar güzel

El değmemiş, nazende bir bahar gülü

Genç kız heyecanı ve bize ana

Nasıl değer yaban eller bu vatana


İşte bu yolda, yola düştüler

Amasya, Sivas, Erzurum

Teslim olunmaz!

Manda kabul edilmez! Dediler

Ah! Bilseniz ne savaşlar

Aman! Ne cesaretler, ne kahramanlıklar

Nasıl bir direniş yedi düvele karşı


Eskişehir

Sakarya

Afyon

Akşehir


Düşmedi Haymana

Düşmedi İnönü, en zor koşullarda iki kere

İç kentler düşmedi

Düşemezdi çünkü:


Hedef Akdeniz’di


Akdeniz! Işığın yurdu

Akdeniz! Masmavi vatan

Akdeniz! Kurtuluşun son umudu


Ve başladı son yürüyüş

Dumlupınar’dan Bornova’ya

Yandı, yakıldı da İzmir

Teslim olmadı

Türk’ün bayrağı tekrar asıldı burca


Sonrası diplomasi

Mütarekeler, antlaşmalar

Ve 

Nihayet bir gün

Sonbaharda bir gün


Çıktı kürsüye mavi gözleriyle

Sarı altın saçlarının altında

Buğday teniyle konuştu

Beyler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz


Ekimdi

28 Ekim

Soğuk bir Ankara ekimi


Yürekler ısındı o an

Eski başkentte 

İstanbul’da

Semtten semte geçemezken

Hasta bir adamken

Genç bir delikanlı gibi

Dikildi ve ayağa kalktı mazlum halk

Onuruyla yine uyandı Ankara’da


Ve

Ayın yirmi dokuzu

Yepyeni o devlet

Ankara bozkırından

Boz bir kurt misali ayağa kalkıp

Yeniden doğarak kuruldu

Karaköy’de umudunu düşman postallarına ezdirmeyen adam

Milletine sözünü tuttu

Hür doğan

Hür yaşayan Türk’ün

Yurdu kurtuldu


1910’da başlayan o karanlığa

Mavi gözlerinin kıvılcımıyla

Bir ateş attı

Saçları gibi güneş oldu vatana

Türk’ün özgür yurdu kuruldu


Yetmedi!

Evet yetmedi!

Halk kendi iradesini kullanmalı dedi

Çünkü bir ulusun kaderi

Kimsenin ellerine bırakılamazdı

Şahsi emeller, bir halkı düşmana teslim etmemeliydi


Tam da o an dedi ki

Bu yeni vatanın adı Türkiye

Ve 

Bu Türk yurdunun kaderi

Sadece halkın kendi ellerinde

Rejimi demokrasi

Rejimi cumhuriyet

İşte o an, kararlı ağzından ilan edildi

29 Ekim 1923’te

Türkiye’de cumhuriyet

Ve

Elbette bizlerle

Yaşayacak ilelebet


GALİP UÇAR.       2025 EKİM.  ATALAR KARTAL


şiir 28 Ekim 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır


CUMHURİYET ORATORYOSU



3 Temmuz 2024 Çarşamba

TÜRKİYE AVUSTURYA MAÇI ÜZERİNE

        Türk futbol tarihinin yine ya "tarih yazdık"  ya da "tarih yazmaya devam ediyoruz" ikilemindeki günlerden birindeyiz.        Türk Futbol Milli Takımı'nın, Kore'de oynanan ve Dünya üçüncülüğü elde ettiği maçın ardından bu sefer de tarihine Avrupa Kupası'nda hangi derecede bitireceğini belirleyeceği bir maçı bu akşam saat 22.00'da izleyeceğiz.

       Rakip, çok da yabancısı olmadığımız, Almanya'dan sonra en çok vatandaşımızın olduğu Avusturya. Hatta öyle ki kadromuzun içinde de Avusturya doğumlu Mert Müldür de var. Hani şu Gürcistan maçında, o muhteşem ilk golü atan oyuncu. Dün de Montella'yla beraber basın toplantısına katılmıştı. Avusturya doğumlu olmasının dışında tabi ki bu basın toplantısında yer alış aynı zamanda : "Sizi iyi tanıyoruz" demenin de başka bir yanı...
     Kalibre olarak yakın seviyede görünsek de oyuncu kalitesi olarak tek tek alırsak üstün olduğumuz bir ülke ama unutmayalım ki tek maçlık ve bu tek maçla beraber çeyrek finale yol açacak bir karşılaşma olacak. Yani bu maçın konsantrasyonu da bambaşka olacak. Oyuncular verebildiklerinin en üst seviyesini sahaya yansıtacaklar ki zaten yapmayıp da kaybettiklerinde bu onların kupaya vedası olacak. Kısaca maça "Ölüm - Kalım" maçı dersek yeridir.
     Tabi Çekya maçında, Rumen hakemin uçuşan kartları arasında ceza alan, takımın 10 numarası yani oyun kurucusu Hakan Çalhanoğlu'nun ve Samet Akaydın'ın maçta olmayacağını da düşünürsek, kadro dengesi daha bir eşitleniyor gibi duruyor.
      Böyle kritik bir maç için, klasik bir bakışla cezalı oyunculara üzülmeyi bırakmamız ve gerek sahada, gerekse tribünde, bu tek maçlık finale konsantre olmalı ve Hakan'ın yerine Orkun gibi bir yeteneğe sahip olduğumuzu hatırlamalıyız.
Büyük ihtimalle bugün oyun kuruculuk görevi Orkun'da olacaktır. Samet yerine ise Merih Abdülkerim defansı sağlam duracak, sağ bekte Mert Müldür yine ileri geri hareket edip oyunu açan taraf olacaktır. Sol bekte Ferdi'nin bu maçta çok daha iyi olacağıni düşünüyorum. Madem ölüm kalım maçı aynı zamanda vitrin için de son maç olacaktır. Bir de başarılı bir oyun ve galibiyet olursa gözler daha da üstüne çekilecektir.
      Orta sahanın ortasında İsmail ve Kaan Ayhan önlerinde forvete destek olacak ve nihayet tam yerinde sağ kanatta oynayacak Barıs Alper, ileri ortada Hakan yerine Orkun, sol kanatta da yine hızlıyla Kenan yer alacaktır.
      Forvette ise tek başına, gerek baskılardan dolayı, gerekse de olması gerektiği için Arda Güler'in oynamasını bekliyorum.  Eğer ki Montella risk alır da oynatmaz yine Barış Alper'i forvete dikerse büyük kumar oynamış ve bence kadroyu yüksek bir güçle çıkarmak yerine eşit seviyede Avusturya'ya karşısına çıkarmış olur. "Cenk de var ama" dediğinizi duyuyorum ama son maçta güzel bir gol atsa ve toparlasa da hala "ikinci yarının forvet anahtarı" görülüyor
      Ben bu maçın ve geçerse diğer maçların Montella için İtalyan milli takım teknik direktörlüğü yolunun kestirmesi olduğunu düşünmekteyim. İsviçre'ye elenmiş İtalya'nın başarılı Montella'yı, eğer Montella'yı elinden kaçırmışsa Türkiye'nin de Murat Yakın'ı milli takım başına geçirebileceğini tahmin ediyorum. Tabi bu tahminler iyi bir futbol seyircisi ve bilimsel futbola inanan benim tahminim. TFF yönetimindeki değişimler ya da sabitlikler bu kararları elbette kendi görüşlerine ya da yakınlıklarına göre değistirecektir
        Sonuç olarak önemli bir maça, son 16 olmasına karşı, bir final nitelikli maça çıktığımız ortada. Milli takımımızın daha ağır bastığı da gözlemlenebilir ama dün oynanan Slovenya Portekiz maçı, Gürcistan Portekiz maçı, İsviçre İtalya maçı, Romanya'nın gruptaki hareketliliğini de göz önünde bulundurup, bu maçlarda neler olacağını, yetenek, konsantrasyon ve güç belirleyecektir. Kısaca ya Avrupa Kupası'nda yazdığımız tarihle kalacağız ya da yarından itibaren tarih yazmaya devam edeceğiz...

GALİP UÇAR

Not: yazı saat 19.00 civarlarında yazılmıştır. Milli takım tam da aynı kadro ve sistemle sahaya çıkmış ve 2 - 1 galip gelmiştir

Not: Başka bir yerde tahminim sorulduğunda maçın 2 1 biteceğini ve orta tempoda devam edeceğini söylemiştim. Bu tahminim de tutmuştur

27 Ekim 2023 Cuma

KAHRAMANLARIN DİLİNDEN YÜZÜNCÜ YIL

 

KAHRAMANLARIN DİLİNDEN YÜZÜNCÜ YIL

Bakın hele şu gökte parlayan yıldıza
Bakın şu gökyüzündeki aya
Nasıl nazlı nazlı salınıyor
Bakın şu kırmızı şanlı sancağa
Sanmayın ki oraya kolay çekildi
Sanmayın hiç emeksiz göndere dikildi
O bayrak ki bir cumhuriyettir
Şehitlerin omzunda
O bayrak ki kahramanların destanlarında
Ne emeklerle ne zorluklarla
Böyle serildi
Dinleyin bu destanları onlardan
Dinleyin şehitlerden kahramanlardan

Ben Erzurumlu Fatma Seher
Yahut nam-ı diğer Kara Fatma
Subay Ahmet'in eşi
Anadolu düşman işgaline uğrayınca
Yaşadığım köy ve çevresindeki kişilerle onlara karşı savaştım
Kocam Kafkas’ta savaşırken ben Edirne'de savaştım
O şehit olduğunda onbaşı olarak İzmit'te savaştım ta ki kurtuluşa dek
300 kişiyle İznik İnönü Sakarya ve Büyük Taaruz, Bursa’yı kurtardım
Teğmen olup bitirdim Kurtuluş Savaşı’nı
Bu vatana ulaştım

Ben Sütçü İmam
Maraşlı kahraman
Uzunoluk Caddesi!nde işgalciler hakaret ederken
Kadın erkek demeden Türkler’e
Çakmakçı Sait’i şehit ettiklerinde
Düşmana ilk kurşunu sıkan
Burası artık Türk değil diyenlere
Türk'ün gücünü gösteren
Türk'ün kolay pes etmeyeceğini
Özgürlüğü için direneceğini gösteren
Yirmi iki günde Kahraman Maraş’ı kurtaran

Ben Osman Nevres
Yahut kahraman adıyla Hasan Tahsin
Yunan işgalcileri İzmir’e ilk adımı attığında
Korkusuzca ilk kurşunu sıkan
Gazeteler basıp halkı kurtuluşa hazırlayan
Kahpe düşman süngüsüyle
15 Mayıs günü şehit düşen
Ama İzmir’de isyan ateşini yakan

Ben Gördesli Makbule
Daha on dokuz yaşımda
İzmir işgal edilince
Kurtuluş çetelerine katılan
Cephe cephe Yunanla dövüşen
Doru atlı çizmesinden ceketine kara giyinen
Akhisar’da düşmanla göğüs göğüse savaşırken
Vurulup da şehit düşen

Ben Tayyar Rahmiye
Osmaniye Kaypak bucaklı
Düşman kapıma dayandı dayanalı
9. Fransız tümenine karşı
Kendi müfrezesini kuran
Düşman cephesinde keşif yapan
Şehit düşen askerleri sırtlayıp taşıyan
Askere cesaret veren
İki arkadaşını korumak için
İleri atılıp
Cephede bedenini siper edip
Şehit olan

Ben Kastamonu Seydilerli Şerife Bacı
İnebolu'dan kurtulus yolundan Ankara’ya
Tüfek mermi top taşıyan
Bir elinde bebesi
Ardında kağnısı
Azimle karlı dağları aşmaya çalışırken
Takati kalmasa da ayakta durmaya çalışırken
Donmasın diye bebesine sımsıkı sarılı halde
Kurtuluş mücadelesinde donarak şehit düşen
Ama cephaneyi düşmana vermeyen
Kahraman Türk kadını

Ben Halime Çavuş
İnebolu'dan yüklendiğim cephaneyi
Ankara'ya taşıyan
Saçları erkek gibi kazılı
Er kıyafetli
Kurşun deliğiyle
Silahı teslim etmiş
Atasının huzuruna çıkmış
Kurtuluş kadını

Ben Nezahat Onbaşı
Dokuzunda babasıyla Batı Cephesi’nde gezen
On ikisinde on başı olan
Mücadelede bir an bile yılmayıp
Düşmanla
Geyve'de Sakarya'da Gediz'de
İnönü'de savaşa savaşa
Teğmen olan
Cesur Türk kadını

Ben Şahin Bey
Mehmed Said asıl adım
Trablusgarp Balkan Çatalca
Galiçya ve Sina’da
Gönüllü savaşan
Kilis Antep yolunu kontrolüne alan
Düşman arabası cesedimi çiğnemeden
Antep'e giremez diye haykıran
Tek başına kalıncaya kadar
Dört gün direnen
Son nefesine kadar
Düşmana kurşun sıkan

Ben Yörük Ali Efe
Aydın Sultanhisarlı
Dört yıl hak arayıp dağlarda
Sonra memleketi için düze inen
Demiryolu baskınlarıyla cephaneler edinen
Düşmana dağlardan korkuyu salan
Halka ümit cesaret veren
Özgürlüğe tekrar inandıran
Çok sayıda düşmanı indiren

İşte dostlar
İşte arkadaşlar
Bu şehitler bu kahramanlar
Gece gündüz demeden
Korkmadan savundular memleketi
Kurdular ebedi yaşayacak
Atatürk’ün izindeki cumhuriyeti
Şimdi 100 yaşında oldu
İyi ki doğdu İyi ki doğdu


GALİP UÇAR EKİM 2023     BALAT

Şiir Şair Nabi İlkokulu 4-G sınıfı tarafından 29 Ekim 2023 Cumhuriyet Bayramı töreninde okunmuştur

Kahramanların Dilinden Yüzüncü Yıl Şiiri Video

13 Eylül 2021 Pazartesi

Yanağına Deniz Basmış Akdeniz

 

Yanığına Deniz Basmış Akdeniz



Ey dağlarını kurban eden
Yanığına deniz basmış
Hüzünlü yoldaş
Kayalıkların mı ağlasın
Şelalelerin mi
Kime dert yanasın
Yana yana
Kimden hayır alasın
Şimdi kül dağlarında ölü ceylanlar yatar
Şimdi kül dağlarında kahpelik
Uzanmaz koridorlardan elleri sana
Ne eşin yoldaşın sağabilir yaranı
Ne falezlerinden dökülenler
Bir efkar sarar üstünü
Duman duman
En karasından
Bir efkar ki eylemez derde kâr
Bazı alırdı ya başlarını buzul ve kar
Erise için için kalbine
Doğar mıydı yine
Yitip giden çocuklar
Bir efkar ki
Bitmez tükenmez bir hal
Güneş saklanır düşün
Görüp hain turunculukları
Güneş kaçar
Öylesine bir sıcak
Toprağında yatanlar
Elbet bu hıyaneti
Kalkıp da anlatacak

GALİP UÇAR

Bu şiir 12 Eylül 2021 tarihinde Zamansız Dergi'de yayınlanmıştır

yayını okuma linki: yayını okuma linki