Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

almanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
almanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2024 Çarşamba

TÜRKİYE AVUSTURYA MAÇI ÜZERİNE

        Türk futbol tarihinin yine ya "tarih yazdık"  ya da "tarih yazmaya devam ediyoruz" ikilemindeki günlerden birindeyiz.        Türk Futbol Milli Takımı'nın, Kore'de oynanan ve Dünya üçüncülüğü elde ettiği maçın ardından bu sefer de tarihine Avrupa Kupası'nda hangi derecede bitireceğini belirleyeceği bir maçı bu akşam saat 22.00'da izleyeceğiz.

       Rakip, çok da yabancısı olmadığımız, Almanya'dan sonra en çok vatandaşımızın olduğu Avusturya. Hatta öyle ki kadromuzun içinde de Avusturya doğumlu Mert Müldür de var. Hani şu Gürcistan maçında, o muhteşem ilk golü atan oyuncu. Dün de Montella'yla beraber basın toplantısına katılmıştı. Avusturya doğumlu olmasının dışında tabi ki bu basın toplantısında yer alış aynı zamanda : "Sizi iyi tanıyoruz" demenin de başka bir yanı...
     Kalibre olarak yakın seviyede görünsek de oyuncu kalitesi olarak tek tek alırsak üstün olduğumuz bir ülke ama unutmayalım ki tek maçlık ve bu tek maçla beraber çeyrek finale yol açacak bir karşılaşma olacak. Yani bu maçın konsantrasyonu da bambaşka olacak. Oyuncular verebildiklerinin en üst seviyesini sahaya yansıtacaklar ki zaten yapmayıp da kaybettiklerinde bu onların kupaya vedası olacak. Kısaca maça "Ölüm - Kalım" maçı dersek yeridir.
     Tabi Çekya maçında, Rumen hakemin uçuşan kartları arasında ceza alan, takımın 10 numarası yani oyun kurucusu Hakan Çalhanoğlu'nun ve Samet Akaydın'ın maçta olmayacağını da düşünürsek, kadro dengesi daha bir eşitleniyor gibi duruyor.
      Böyle kritik bir maç için, klasik bir bakışla cezalı oyunculara üzülmeyi bırakmamız ve gerek sahada, gerekse tribünde, bu tek maçlık finale konsantre olmalı ve Hakan'ın yerine Orkun gibi bir yeteneğe sahip olduğumuzu hatırlamalıyız.
Büyük ihtimalle bugün oyun kuruculuk görevi Orkun'da olacaktır. Samet yerine ise Merih Abdülkerim defansı sağlam duracak, sağ bekte Mert Müldür yine ileri geri hareket edip oyunu açan taraf olacaktır. Sol bekte Ferdi'nin bu maçta çok daha iyi olacağıni düşünüyorum. Madem ölüm kalım maçı aynı zamanda vitrin için de son maç olacaktır. Bir de başarılı bir oyun ve galibiyet olursa gözler daha da üstüne çekilecektir.
      Orta sahanın ortasında İsmail ve Kaan Ayhan önlerinde forvete destek olacak ve nihayet tam yerinde sağ kanatta oynayacak Barıs Alper, ileri ortada Hakan yerine Orkun, sol kanatta da yine hızlıyla Kenan yer alacaktır.
      Forvette ise tek başına, gerek baskılardan dolayı, gerekse de olması gerektiği için Arda Güler'in oynamasını bekliyorum.  Eğer ki Montella risk alır da oynatmaz yine Barış Alper'i forvete dikerse büyük kumar oynamış ve bence kadroyu yüksek bir güçle çıkarmak yerine eşit seviyede Avusturya'ya karşısına çıkarmış olur. "Cenk de var ama" dediğinizi duyuyorum ama son maçta güzel bir gol atsa ve toparlasa da hala "ikinci yarının forvet anahtarı" görülüyor
      Ben bu maçın ve geçerse diğer maçların Montella için İtalyan milli takım teknik direktörlüğü yolunun kestirmesi olduğunu düşünmekteyim. İsviçre'ye elenmiş İtalya'nın başarılı Montella'yı, eğer Montella'yı elinden kaçırmışsa Türkiye'nin de Murat Yakın'ı milli takım başına geçirebileceğini tahmin ediyorum. Tabi bu tahminler iyi bir futbol seyircisi ve bilimsel futbola inanan benim tahminim. TFF yönetimindeki değişimler ya da sabitlikler bu kararları elbette kendi görüşlerine ya da yakınlıklarına göre değistirecektir
        Sonuç olarak önemli bir maça, son 16 olmasına karşı, bir final nitelikli maça çıktığımız ortada. Milli takımımızın daha ağır bastığı da gözlemlenebilir ama dün oynanan Slovenya Portekiz maçı, Gürcistan Portekiz maçı, İsviçre İtalya maçı, Romanya'nın gruptaki hareketliliğini de göz önünde bulundurup, bu maçlarda neler olacağını, yetenek, konsantrasyon ve güç belirleyecektir. Kısaca ya Avrupa Kupası'nda yazdığımız tarihle kalacağız ya da yarından itibaren tarih yazmaya devam edeceğiz...

GALİP UÇAR

Not: yazı saat 19.00 civarlarında yazılmıştır. Milli takım tam da aynı kadro ve sistemle sahaya çıkmış ve 2 - 1 galip gelmiştir

Not: Başka bir yerde tahminim sorulduğunda maçın 2 1 biteceğini ve orta tempoda devam edeceğini söylemiştim. Bu tahminim de tutmuştur

14 Temmuz 2014 Pazartesi

DÜNYA KUPASI BENDEN NE GETİRDİ NE GÖTÜRDÜ

     Şu ana kadar aklım başımdayken gördüğüm ilk Dünya Kupası olan İtalya 90'dan bu yana gördüğüm Dünya Kupalarının en güzelini yaşadığım bu yıl, kupadan bazı dersler ve sonuçlar çıkarttım. Onlar ne mi? İşte karşınızda: 
1- Messi artik o Messi değil efsanesi bitti
2- Küçük Latin ülkeleri aynı kendileri gibi arka mahalleli ama çok eğlenceli oynuyor onlarsız olmaz
3- Hollanda kupayi asla alamayacak
4- Alaman Gavuru tabiri Brezilya maçında neymiş görsel olarak anlaşıldı
5- Alman'ın eline düştün mü? vay haline
6- Brezilya sadece endustriyel futbol kulüplerinde oyuncusuyla var. Ülke halinde ruhsuzlar. Muhtemel neden para
7- Avrupalılar oynarken eşcinsel futbolu dedikleri Avrupa futbolunu USA feci öğrenmiş ve Amerikan futbolu sertliği sonrası çok hafif geliyor
8- İkinci tur maçları büyük küçük her ülkeyi tırstırıp kontrole zorlar
9-Dünya Kupası istendi mi bol gollü olurmuş
10- Endüstriyel ve alt yapı eğitimli lejyoner futbol anlayışı sokak ve ruhlu futbolu yendi ama yine küçük ülkelerin sokak futbolu olmasa Dünya Kupası sıkıcı birşey
11- James Rodrigues Ceyms degil Hames diye okunur
12- Dörk Kayt bildiğimiz Kuyt küyt koyt kuyt gibi ne idüğü belirsiz karakter bozukluğu gibi birşey
13- Isa'nın heykelini cennete kadar diksen 7 yemene engel olamaz
14- Neymar Gomes James iyi golcü
15- Fransa aslında Cezayir milli takımı Cezayir'in dünya kupası kazanamaması hep Fransız Emperyalizmi
16- Para girince ligleri güzel milli takımları rahmetli diğer iki ekol Yugoslav ve Rus ekolleridir
17-Neuer çok iyi be hacı


ÇOK TEŞEKKÜRLER KOLOMBİYA, CEZAYİR, MEKSİKA, KOSTA RİKA, ŞİLİ 

SİZ OLMASANIZ BU KADAR ZEVKLİ OLAMAZDI