Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

14 Nisan 2023 Cuma

BİR ŞEHİR Kİ ÇOCUKLARI HEP ASİ

Asidir bu şehir çocukları asi
Yürek yangınları
Kıyıya vuran dalgalarından belli
Bir yanda defne bir yanda zeytin dalları
Sanma ki yıkıntılarla anılır
Kalkmaz geri
Asidir bu şehir
Çocukları asi
Ne İskender’e yar olmuş
Ne Fransız’a baki
Yarılsa da göğsünün ana damarı
Yine gelir yan yana
Ermeni Türk Nusayrî
Asidir bu şehir
Çocukları asi
Baş eğmez ne zalime
Ne haine hani
Uyanır uykusundan yine seher vakti
Girer kol kola
Son bulur acı hercai
Asidir bu şehir
Çocukları asi
Ondandır dağları çevreler Asi
Dökülür Akdeniz’e olur baki
Damlası içilse olur mey dağıtır saki
Çare olur yaralara mezarlara dahi
Asidir bu şehir
Çocukları asi
Antakya’dan İskenderun’a
Yaşarlar baki
Hatay’da yıkılsa da anılar sahi
Yıkılmaz bu çocukları
Kalkar her dahi

GALİP UÇAR

Şiir 14 Nisan 2023 tarihinde Zamansız Dergi'de ve 4 Eylül 2023 Kirpi Edebiyat Dergisi'nde yayınlanmıştır
Bir şehir ki çocukları hep asi

8 Nisan 2023 Cumartesi

İMSOMNİK GECELERİN ÖYKÜLERİ HAKKINDA ÇIKAN ZAMANSIZ DERGİ TANITIM YAZISI

ZAMANSIZ DERGİ İMSOMNİK GECELERİN ÖYKÜLERİ TANITIMI

Edebi dünyada; daha çok şair yönüyle bilinen yazar Galip Uçar’ın, ilk öykü kitabı İmsomnik Gecelerin Öyküleri, Mart 2023 itibariyle okuyucularıyla buluştu.

On sekiz, birbirinden bağımsız öyküden oluşan kitapta, kurgusal ve gerçek dünyanın bir arada olduğu, farklı kültürler, farklı ülkeler, farklı coğrafyaların izleri; farklı yaşam stilleri gözlemleyebilirsiniz.

Tarih ve müzik başta olmak üzere birçok farklı dallardan da yararlanan ve zaten bu alanlarda çalışmaları da olan yazar, öykülerinde sade dil ve rahat bir üslupla, sürükleyici bir anlatım yapmıştır. Realist tavır ön planda olsa da kurgusallığı gözlemlediğiniz bazı öykülerde bu tavırdan bilinçli vazgeçişleri de görebileceksiniz

Kitabın en önemli unsurlarından biri de aynı başlığında olduğu gibi imsomnik yani hastalıklı halde uykusuzluk çeken bir kişinin aniden sızıp kalması gibi öykülerin de bitimlerinde o sızıp kalmanın aniliğinde bir yarım kalmışlık hissi bırakmasıdır

İnsan merkezli ve insanı insana anlatan, toplumcu tavrın ön planda olduğu ama bazı yerlerde kıyıda köşede kalmış, ötekileşmiş, farklı olduğu için kendini toplumdan geriye çekmiş ama şehrin de tam merkezinde bulunan karakterlerin bulunduğu, yer altı edebiyatının izlerini taşıyan öykülerin de olduğu kitapta, siz de illa ki sizden bir parça bulacak yahut illa bir tanıdığa rastlayacaksınız.

Tarihin biraz daha üstü kapalı kalmış yahut az bilinen olaylarından kurgulanmış öykülerin de bulunduğu yahut yakın siyasi tarihin farklı kulvarlara etkilerini de anlatan öykülerde kurgulanmış karakterlerin olduğu kitapta, bakılıp da fark edilmeyene spot tutan ve spotlar altında görülür hale gelen bazı gerçekleri de okuduğunuzda kestirebileceksiniz.

Galip Uçar’ın öykücü yönünü de keşfedebileceğiniz bu esere, internet üzerinden satış yapan kitapçılardan ulaşabilirsiniz.

21 Mart 2023 Salı

İMSOMNİK GECELERİN ÖYKÜLERİ

Basılan ilk kitabım, "İmsomnik Gecelerin Öyküleri", Parya Kitap tarafından yayınlanmış ve satışa sunulmuştur

18 kısa öyküden oluşan kitap, çeşitli yerler ve çeşitli olaylardan kurgulanmış birbirinden bağımsız öykülerden oluşmaktadır



kitabı şu linkten satın alabilirsiniz: İMSOMNİK GECELERİN ÖYKÜLERİ SATIŞ YERİ



17 Mart 2023 Cuma

ÇANAKKALE ÜÇLEMESİ

 


VATANDIR ÇANAKKALE

Bir toprak

Çiçek verir ağaç verir

Bir toprak uğruna

Kaç binler can verir

Kolay değil

Vatandır bu

Yurt edinmiş halkım

Kolay değil

Ne zorluklarla çilelerle yurt olmuş

İyi günü görmüş

Kötü günü de görmüşüz

Ama böylesi kötü günlerde

Kol kola

Can cana vermişiz

Yedi düvel üstümüze gelmiş

Topu tüfeği gemisi

Bir olmuş saldırmış da

İlle de vatan demiş vermemişiz

Kilitbahir kilitlenmiş canımızla

Ya istiklal ya ölüm demişiz

Milyonlarca kardeşim

Bacım yaşasın diye

Ölmeyi emir almış

Göğsümüzü siper etmişiz

Kurşunlar çakışmış birbirine

Binlerce şehit düşmüşüz

Tepelerde sahillerde denizde

Çanakkale geçilmez

Dur yolcu demişiz

Canımızı vermişiz de

Vatanı vermemişiz

 

SARIŞIN BİR KURDUN GÖZÜNDEN

Bir sarışın kurdun

Mavi gözlerinden

Uzun uzun baktım

Şanlı Çanakkale’ye

Gördüm kefensiz yatanı

Gördüm gözünde vatanı

Haykırdım boğazlardan

Dur

Dur yolcu

Bu topraklar

Sadece toprak değil

Bu topraklar

Uğruna can verilmiş şanlı vatan

Bil ki ölümsüzdür

Altında şanlı yatan

 

 

 

 

 

 

GECE AY VE YILDIZI

Gecenin ayı

Gecenin yıldızı

Günün güneşi

Hepsi şahittir

O dağlarda

Tepelerde

Aç susuz

Vatan diye direnen

Türkün şehididir

Bir kapıyı tutmadır ki

Tüm Anadolu’yu korur

Türkün ateşidir bu

Çanakkale’ye savrulur

 

GALİP UÇAR    2023

şiiri dinleme linki: ÇANAKKALE ÜÇLEMESİ

5 Mart 2023 Pazar

Arap Ali Ağıdı yahut Bir Antiemperyalist Direniş Ölümü

 Uluslar, gerek varlıklarını, gerekse de kültürlerini çeşitli anlatılarla yahut ögeleri bir sonraki nesillere aktararak sürdürür ve böylece yaşamaya devam ederler. Günümüz koşullarında dahi bazı yaptıklarımız, yaşantılarımız aslında binlerce yıl önceki atalarımızdan bizlere mirastır. Onların yazı olmadığı dönemde yani sözlü edebiyat dönemi olarak kabul ettiğimiz dönemde, ellerinde saz dillerinde destanlarda anlattıkları yaşamların nesillerce aktarımı sonucunda bizlere kadar gelen çeşitli kalıtımlar da vardır.

Bu kalıntılardan biri de ağıtlardır. Yuğ törenleri yani ölüm sonrası cenaze törenlerinde ölenin ardından okunan hali olan “Sagu” şiirlerinden bu yana dönem dönem, özellikle de dinsel ögelere bağlı olarak değişimler yaşamış olsa da, öz olarak ölen kişinin karakterine, yaşantılarına vurgu yapan içinde nasıl öldüğünü de barındıran, genellikle de ezgili olarak okunan yas şiirleri olmuştur.

Sıradan kişiler yahut kahramanlık gösteren birilerinin ardından da yakılmıştır. Ama bunlar sadece ulusal savaşlarda, uğraşlarda, gazalarda yakılanlarla sınırlı değildir. Yahut Türklerin ağıtları sadece Orta Asya, Kafkasya, Balkanlar, Batı Trakya, Orta Doğu, Yemen örneği varsa Arap Yarımadası ya da mevcut coğrafyamız Anadolu’da yakılmamıştır. Bir de nedense göz ardı edilen Kıbrıs adasında da Türklerin ağıtları vardır. Hele ki bu ağıtlardan biri vardır ki, bir yiğidin arkasından yakılması dışında, antiemperyalist ögeleri de taşımaktadır.

Bilindiği üzere, 2. Abdülhamit Devri’nde Kıbrıs adası, Kafkasya’da yaşanan problemler sebebiyle, koruma altında kalması için İngilizlere kiralanmış ve kiralama sürecinin dahilinde, Birinci ve İkinci Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve sonrası mağlubiyet sebebiyle İngilizler tarafından ilhak edilmiş ve Kıbrıs bir İngiliz sömürgesi ya da Britanyalıların tabiriyle Kıbrıs Kolonisi kurulmuştur.

Kıbrıs’ta yaşayan, Türkler, Rumlar, Maronitler dışında adaya İngilizler de yerleşmiş ve koruma bahanesiyle aslında Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’nın güvenliğini elinde tutup, bölgeye en yakın stratejik bölge olan Kıbrıs’ı kiralayan Britanyalılar, Kıbrıs’ta da yoğunlaşmaya başlamıştır. Tabi ki Osmanlı Dönemi’nden kalma ve daha öncesinde de Arap işgalleriyle gelip adaya yerleşen Arap nüfusu da vardır.

İşte bu Arap kişilerden birisi de Arap Ali’dir. Arap Ali, Mağusa Limanı’nda çalışan bir liman işçisidir. Tabi ki bu sıfatıyla Arap Ali, aslında konumuza işçi, emekçi başlıklarını da koymaktadır. Ama işçi, emekçi kavramının bir ötesine de Arap Ali’nin bazı özellikleri bizi getirebilmektedir. Arap Ali, işini yap, görme, duyma, denileni uygula tarzı bir liman işçisi değildir. Arap Ali, haksızlığa başkaldıran, işçiyi ezmeye çalışan kaptanların ve ustaların da karşısına dikilen bir kişiliğe sahiptir.

Hatta öyle bir isyankâr karaktere sahiptir ki, uslansın diye Seniha adında bir kızla genç yaşta evlendirilir ki belki evlenip, çoluk çocuğa karışında durulur diye. Evlendikten sonra genç yaşta üç çocuğu da olsa Arap Ali’nin karakteri değişmez.

Zaten Mağusa Limanı çevresinde de bu gibi olaylarla ve isyankarlığıyla bilinen Ali’nin bir diğer yarası da, ne kadar belli etmese de içten içe belli ki onu yemektedir, yaşadığı toprakların sömürge durumunda kalması ve adalıların kendi topraklarında, uzak diyarlardan gelenler tarafından yönetilmesidir.

Elbette 1960lı senelere kadar olan dönemde her Kıbrıslı, İngiliz pasaportuna da sahip olmuş ve bu sömürgeleşmeyi olumlu olarak da kullanmıştır. Bunlara örnek bazı olaylar şunlardır: İngiliz pasaportu sayesinde “Commonwealth” adı verilen Britanya Krallığı’na ait sömürge ülkelerde yaşama, çalışma, okuma hakları. İngiliz sömürgeleri ve Ada Krallığı arasında serbest ticaret anlaşmaları ve bu gibi çeşitli imtiyazlardan söz edebiliriz. Tabii eğitim alanı sanırım buradaki avantajların başında geliyor olsa da kendi ülkesinde, ne kadar kendi dilini konuşuyor olsalar ve kendi okulları mevcut olsa da yönetsel olarak Britanya Krallığı’nın istediklerini yapılması ve onların tek söz sahibi olması özgürlük alanını da kısıtlamıştır. Sonuçta bir sömürge ülkesinin vatandaşlarıdırlar ve herkes de Krallık için çalışmaktadır.

İşte Arap Ali de bu sömürge vatandaşlardan birisi olarak yaşamını sürdürmekte olan Limasol ya da Kıbrıslı Türklerin tabiriyle Leymosunlu Kıbrıslı Türklerden biridir. Mağusa da günümüzde 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında Gazi Mağusa olmuştur, liman işçisi olarak çalışan ve çok büyük varlığa sahip olmayan, geçinmeye çalışan diğer her işçilerden biridir. Kıbrıs’ın genel özelliklerinden birisidir ki akşamları içki içmeyi severler. Günümüzde de bu sürmekte olan bir gelenektir. Özellikle de meyhane geleneği Kıbrıs’ta eski zamanlardan bu yana yaygın bir gelenektir. Genellikle çalışan kişiler, işleri ya da mesaileri bittikten sonra meyhanelere, hem eğlenmeye hem de sosyalleşmeye gitmektedirler. Liman işçilerinde eski dönemlerden beri bu meyhane geleneği hep de vardır.

Tabii ki İngilizlerin de “Pub” adını verdikleri, birahane olarak tercüme edebileceğimiz bir bar ya da bizim meyhane kültürüne yakın bir kültürü vardır. İşte bu meyhane gecelerinden birinde Arap Ali, içkisini içerken, meyhanede eğlenen ama eğlenirken de meyhanedeki Kıbrıs’ın yerlisi halka eziyet edip, onlarla dalga geçen başka bir İngiliz sömürgesi olan Hindistan’dan gelen Hintli İngiliz askerleriyle bir şekilde takışır. Onların insanlara yaptıklarına meyhanede karşı koyar ve yedi Hintli İngiliz askerleriyle atışır.

Ertesi gün, Ali limanda çalışmasını bitirdikten sonra yine meyhaneye giderken, meyhanenin önünde dün kavga ettiği yedi Hintli İngiliz askerinin, ellerindeki silahlar ve o silahlara takılı süngülerle onu beklediğini görür. Bir şey olacağından emin olsa da yiğitliyle ve korkusuzluğuyla bilinen Arap Ali meyhaneye yürüyüşünden vazgeçmez. Bu askerlerden birisi Ali’ye doğru hamle yapar ama Ali güçlü yapısıyla onu yere indirir. Bunu yumruğu bahane eden diğer altı asker de olaya müdahil olur ve Ali’yi süngülemeye başlar. Bu süngü darbelerine rağmen onlarla boğuşmaya devam eden Arap Ali, ilk başta yere serdiği askerin hınçla ona sapladığı süngü darbesiyle artık dayanamaz hale gelir.

Artık kan kaybından baygın hale gelmiş olan Arap Ali’yi bu askerler, sömürge halklara ibret olsun, kimse otoriteye ve onun en küçük yapısı olan erlere dahi başkaldıramasın diye sürükleye sürükleye Mağusa Limanı’na getirirler ve meydana sererler. Olayı duyan karısı Seniha ise koşarak kocasının kanlı bedeninin olduğu meydana gelir ve yanına oturur. Arap Ali son bir dermanla karısına:

“İskele’den çıktım yan basa basa, Mağusa’ya vardım kan kusa kusa,

Mağusa Limanı, limandır liman, beni öldürende yoktur din iman” dediği rivayet edilmiştir.

Karısının da buna karşılık:

“Uyan Ali’m uyan, uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun” dediği söylenmiştir.

Rivayet odur ki bu sözleri duyan halk arasında bu sözler yayılmış ve mevzubahis ağıtın da temel sözleri haline gelmiştir.

Mağusa Limanı türküsü olarak bilinen ama yerelde Arap Ali Ağıtı olarak anılan bu ağıtın ülkemizde bir tek versiyonu bilinse de tek versiyona sahip değildir. Belki ezgisel olarak aynı olsa da şiir olarak farklılıklar göstermektedir.

Ülkemizde ve Türkiye üzerinden yayılan türkü versiyonun sözleri şu şekildedir:

 

Mağusa Limanı limandır liman (aman aman) (x2)

Beni öldürende yoktur din iman (x2)

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun

 

İskele’den çıktım yan basa basa (aman aman) (x2)

Mağusa’ya vardım kan kusa kusa (x2)

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun

 

Mağusa Limanı’ndan aldılar beni (aman aman) (x2)

Üç mil uzağına attılar beni (x2)

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun

 

Bu versiyon ülkemizde ve bizden yayılacak şekilde bilinen Arap Ali Ağıtı’nın, Mağusa Limanı’nın sözleridir. Bu hale yakın ama yerelde okunan bir başka versiyonu da şudur:

Magusa Limanı limandır liman (aman aman) (x2)

Beni öldürende yokdur din iman (x2)

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun

 

İskele’den çıkdım yan basa basa (aman aman) (x2)

Magusa’ya vardım gan gusa gusa (x2)

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun

 

Ölür oldum hey hey bak neler oldu (aman aman) (x2)

Elbiselerim da gan ile doldu (x2)

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun

 

Magusa Limanı’ndan aldılar beni (aman aman) (x2)

Üç mil uzağına addılar beni (x2)

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun

 

Bu versiyon, İngiliz arşivlerinden elde edilen ve söyleyeni belli olmasa da yani anonim olsa da Zehra İbrahim tarafından derlenen versiyondur. 1979 senesinde “Kıbrıs Türküleri ve Oyun Havaları” adlı kitapta yer alan versiyon da budur.

Yine aynı kitaptan elde edilen başka bir versiyon ise şu şekildedir:

Meyhaneden çıgdım sağ selamed

Yan tarafıma bagdım kobdu gıyamed (x2)

 

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yeni gamlara da dayanmaz oldun

 

Meyhaneye girdim üş gonyag işdim

Düşmannarı gördüm gendimden geçdim

Yedi süngü yedim sekizde düşdüm

 

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yeni gamlara da dayanmaz oldun

 

Meyhaneden çıgdım yan basa basa

Ciyerlerim döküldü gan gusa gusa

Ölümüme sebep oldu Magusa

 

Uyan Alim uyan uyanmaz oldun

Yeni gamlara da dayanmaz oldun

 

Bir başka ve çok daha az bilinen versiyonu ise, daha ağıt özellikleri taşıyan ve ilginç şekilde sitemkarlıkları da içeren, Sonay Kuyucuoğulları versiyonudur. Bu versiyonun şiiri ise şu şekildedir:

Bohçamı aldım çıktım, karım dedi gitme

Ya gelirim ya gelmem sakın merak etme

Meyhaneye vardım üç gonyak iştim

Düşmanları gördüm gendimden geçtim

Yedi süngü yedim sekizde düştüm

 

Uyan Arabalim uyan uyanmaz oldun

Yediğin süngülere dayanmaz oldun

 

Meyhaneden çıktım yan basa basa

Ciğerlerim döküldü gan kusa kusa

Beni canımdan etti ah o Magusa

 

Uyan Arabalim uyan uyanmaz oldun

Yediğin süngülere dayanmaz oldun

 

Magusa Denizi limandır liman

Yedi mil açığında yatarım aman

Ağlarım inlerim yok mudur duyan

 

Uyan Arabalim uyan uyanmaz oldun

Yediğin süngülere dayanmaz oldun

 

Selam edin anneme kına yaksın eline

Ali’sin öldürdüler vadı geldi yerine

Üç çocuğum var benim aslın gendi evine

Senihamı göndersin geri gendi köyüne

 

Sonuç olarak, ta İlk Türklerden bu yana gelen sagu, ağıt şiirlerinin bir başka ve göz ardı edilenlerinden biri de Arap Ali Ağıtı olan ve Mağusa Limanı türküsü olarak bilinen, Arap Ali’nin ölüm hikâyesini anlatan ağıttır. Arap Ali ağıtının en önemli özelliklerinden biri de en az Gazavatname ve Yapay Destanlar kadar mücadele içermesidir. Ne kadar yapma destanlar özellikle kahramanlıklar içerse de belli oranda; özellikle de Kurtuluş Savaşı’yla ve Çanakkale Savaşları’yla ilgili olanlar, antiemperyalist ögeler içermektedir. Ama ağıtlar için Türkiye’nin 60’lar ve 70’lerde siyasi dönemlerinde yazılan ağıtlar haricinde, Türk Edebiyatı’na antiemperyalist bir ağıt olarak kayda geçebilecek ilk ağıdır Arap Ali Ağıtı’dır. Arap Ali Ağıtı sadece bir kişinin ardından yakılmış bir ağıt değil, aynı zamanda antiemperyalist bir Kıbrıs edebi eseridir. Bu eser alegorik olarak da Kıbrıs içinde yer alan halkların sömürgeciliğe karşı mücadelelerini ve toplumcu gerçekçi ögeleri de içermektedir. Bu sebepten dolayıdır ki Arap Ali Ağıtı çok çeşitli sosyopolitik ögelerle okunmalı ve yorumlanmasında da bu tavır ele alınarak gerek şiirsel, gerek müzikal olarak işlenmelidir.

GALİP UÇAR


Yazı 19 Şubat 2023 tarihinde OGGİTO dergisinde yayınlanmıştır

04.04.2023 tarihinde Daima Edebiyat dergisinde yayınlanmıştır


okuma linki: ARAP ALİ AĞITI




24 Şubat 2023 Cuma

GALATASARAY SENSİN ŞAMPİYON

 


                                       GALATASARAY SENSİN ŞAMPİYON

Galatasaray sensin şampiyon

Tarihte bile adın yazıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Taraftarın hep gurur duyuyor

Galatasaray sensin şampiyon

Sarı kırmızı destan yazıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Bütün ilklerde adın yazıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Tüm statlarda coşup oynuyor

Galatasaray sensin şampiyon

Sarı kırmızı dalgalanıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Bütün kuşlar hep birlikte ağlıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Tüm sahaları hep dar ediyor

Galatasaray sensin şampiyon

Şanlı renklerin tarih yazıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Futbol devleri senden korkuyor

Galatasaray sensin şampiyon

Bütün kulüpler tir tir titriyor

Galatasaray sensin şampiyon

Tüm Avrupa’da aslan kükrüyor

Galatasaray sensin şampiyon

Göğsünde dörtlü yıldızı taşıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Tüm kupaları yine topluyor

Galatasaray sensin şampiyon

Bütün kulüpler bir bir ağlıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Şampiyonluğa hızla koşuyor

Galatasaray sensin şampiyon

Bütün Türkiye hep seni anıyor

Galatasaray sensin şampiyon

Ali Sami Yeni gurur duyuyor

 

 söz ve müzik: GALİP UÇAR

GALATASARAY TARAFTAR MARŞI

şarkı (marş) 24.02.2023 tarihinde yayınlanmıştır


marşı dinlemek için: GALATASARAY SENSİN ŞAMPİYON

 


YAĞMUR YAĞSA

 


                                         YAĞMUR YAĞSA (SÜRGÜN ÇOCUKLARI)

Yağmur yağsa

Gül uyansa

O çocuklar

Geri dönse

Temizlense

Karanlıklar

Büsbütün

Gün doğsa

 

Yağmur yağsa

Yine gül uyansa

O çocuklar

Geri dönse

Büsbütün

Güneş doğsa

 

O çocuklar

Yine geri dönse

Yürüseler

Sokaklarda

Umutla

Kol kola

Yürüseler

Sokaklarda

 

söz ve müzik: GALİP UÇAR

şarkı 24.03.2023 tarihinde yayınlanmıştır


şarkıyı dinlemek için: YAĞMUR YAĞSA

BİR KARA KEDİ

 


                                                            BİR KARA KEDİ

Bir kara kedi bak geliyor

Bir kara kedi bak ne diyor

Bir kara kedi sana bakıyor

Bir kara kedi seni seviyor

 

Bir kara kedi oyun istiyor

Bir kara kedi mamayı yiyor

Bir kara kedi hep mırlıyor

Bir kara kedi seni seviyor çok

 

Bir kara kedi bak horluyor

Bir kara kedi bak hopluyor

Bir kara kedi bak uyuyor

Bir kara kedi seni seviyor çok

 

Bir kara kedi yuvarlanıyor

Bir kara kedi mızmızlanıyor

Bir kara kedi mi nazlanıyor

Bir kara kedi seni seviyor çok

Bir kara kedi pati yalıyor

Bir kara kedi kuyruk sallıyor

Bir kara kedi sessiz yürüyor

Bir kara kedi seni seviyor çok

 

söz ve müzik: GALİP UÇAR

şarkı 24.02.2023 tarihinde yayınlanmıştır


şarkıyı dinlemek için: BİR KARA KEDİ

AFRİKA'NIN İNSANLARI

 


                                                       AFRİKA’NIN İNSANLARI

Böyle kalır sanma hiç

Afrika’nın kuralları

Bir gün yine uyanırlar

Özgürlüğe insanları

 

Dans et   Dans et   Dans et

İsyan et

 

Böyle kalır sanma hiç

Afrika’nın çocukları

Elbet bir gün büyüyecek

Soracaklar hesabını

 

Böyle kalır sanma hiç

Afrika’nın çocukları

Aslan gibi saldırarak

Alacaklar haklarını


söz ve müzik: GALİP UÇAR

şarkı 24.02.2023 tarihinde yayınlanmıştır


şarkıyı dinlemek için: