Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

17 Nisan 2025 Perşembe

YAŞAM MORCADELESİ

 Erguvanlar mı

Mor salkımlar mı
Menekşeler mi
Hangi mora sakladın hayallerini
Hangi mor seni sardı yatıştırdı
Kalmadı artık o nazik devirler
Bir yandan da isyansız haller
Dokunulmuyor hiçbir şeye
Öylesine akıp gidiyor hayat
Monoton
Hem seslerde
Hem renklerde
Oluyor bitiyor
Aynı uyanışlara
Aynı uyuyuşlar
Anlarım ondan seni
Saklandığın morun içinde
O kadar derinde
O kadar kalmana
Ki
Çıkmaya mana bulamamanı da
Anlıyorum
Bu anlayışlar zaten hep yaratan
İsyansız hallerin kanıksanmıs günlerini
Birileri
Olması gereken gibi yaşıyor
O yaşa geldiğinde o olmalı
Hayatınca şu olmamalıyı
Yaşıyor ve ölüyor
Ardında bıraktıklarına paylaşım kavgaları
Emanet edip
Ölümsüz bir şeyler yapmadan gidiyorlar
Bir mor tene bürünüp
Başka başka çiçekler koyuluyor üstüne
Onlar da birkaç güne
Ya solmaya ya ölüme mahkum
Erguvanlar
Mor salkımlar
Menekşeler
Değiller
Çile çekmeyi normal kabul etmişler
Bu normallikleriyle yaşayıp gider gibi
Bir de kendi yarattıkları masuma
Minik bir bebeğe dahi
Normal çilelerini onurlandırırmış gibi
Çilem ismi de verdiler
Çilem çilem diye bağrına basarak büyüttüler
Sokaklar yürüyen çilelerle doldu
Oysa
Asfalt dökülmüş ve gri kaldırımlarla boyalı o sokaklar
Çilek bahçelerini de barındıran
Kırmızılı yeşilli yerlerdi belki
Ben görmedim
Var oldum olalı
Görmüstür illa birileri
Bayrampaşa'da mor enginarı
Silivrikapı'da yemyeşil marulu
Taptaze mor soğanı
Acı da olsa tatmıştır taze taze
Şimdi sokaklar kırmızıya bürünür gibi olsa da
Duramıyor sabah olana dek kırmızılıklar
Yerlerini griler alıyor yine yeniden
Bir orospunun seher vakti kıpkırmızı rujunu silip
Yeni bir renk ruj sürmesi kadar anca
Kırmızının ömrü sokaklarda şu zamanlar
Ondandır ki
Anlıyorum her defasında
Mor bulunca kaçıp saklanışlarını
Erguvanlar
Mor salkımlar
Menekşeler
Olmasa da sığındığın mor
Nihayetinde ölüm moru değil
Yaşam morcadelesi

GALİP UÇAR.      NİSAN 2025

Şiir Kibele Kültür Sanat dergisinde 17 Nisan 2025 tarihinde yayınlanmıştır

13 Nisan 2025 Pazar

BÜTÜN MÜMKÜNLERİN KIYISI

 Bütün mümkünlerin kıyısındayız aslında

Bir cesaret
Geç kalınmış sanılanların
Kaybolmuş zannedilenlerin kelepçelerini
Bileklerden kıra kıra gelmişiz
İyot kokusu burnumuzda
Yeni kesilmiş çim kokusu
Bahar yeşili
Bütün mümkünlerin kıyısındayız
Mümkün kılmak
Tabuları duvarları yıkmak
Ellerimizin cesaretinde

GALİP UÇAR.       MART 2025

Şiir 13 Nisan 2025 günü Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

11 Nisan 2025 Cuma

9 Nisan 2025 Çarşamba

YÖRÜK KEMANESİ

 Ata dedem tohumundan gelir dalları

Ben onların dilinden çalarım sazı
Dinledim mor şafakta dağlar avazı
Yürüdüm adım adım binlerce yılı

Şu dağlarda meskenimdir kıl çadırı
Teke tuttum deve sürdüm dağda yolları
Şu gördüğün allı morlu Türkmen kadını
Yıl desen de yılmaz da toplar katarı

Şimdi canlanır elimde sazın kabağı
Anlatır Yörüğü söyler obayı
Alnıma sanma ki yazılmış karayı
Ben dağları bilirim bilmem ovayı

GALİP UÇAR.     NİSAN 2025

Şiir 9 Nisan 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır


7 Nisan 2025 Pazartesi

TEBESSÜMÜN

 Tebessümün

Ki çok güzeldir
Saf nazik
Hala iyi kalabilmiş yüreklere
Çocuklara
Ve mazlum coğrafyalara umuttur
Belki
Bir eksiklerine dokunur
Ötekiliklerinin karanlığına güneş olur
Susuz tarlalara damla damla su
Verim verim
Tahıl olur şaşası olmayan
Sadece ekmek olmayı bekleyen
Bir fakirin sofrasına
Zeytin yoldaşı
Tebessümün ki
İhtimallerdir yasaklılara
Mermi yorgunu binalarıyla
Vurulmuş şehirlere
Açlığa yokluğa yoksunluğa
Damarlarda kan coşkun
Beyin zırıl zırıl
Yürek teklerken
Düşmeyen nabza limondur
Akdeniz sıcağının habercisi
Elleri tuz kaplı
Dili tuz yanığı
Gözleri tuz körü
İçi obruk delikleri
İçi stepler
Çölümsü haller olsa da
Tebessümün ki
Çok güzeldir
Bir yılmaz yıkılmaz bakıştır zalime
İnançlı bir devrimin gülüşüdür
Yüzü kan revan
Kendi yaralı
Zulme aldırmayan

GALİP UÇAR.       NİSAN 2025

Şiir 7 Nisan 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

1 Nisan 2025 Salı

GÛYA

 Gûya bayram ediyor insanlar

Yitmiş akide şekerleri
Zaten hiç sevmem ki
Sevdiklerimi de ölümsüz severim
Ölmeye doğduğumu unutmuş yaşarken
Ölüm ani
Nasıl
Neyle gelir bilinmez
Ama derler ya
Gitmeden görürler sevdiklerini
Belki rahatça yola çıkmak için
Ya kalan sevdiklerini neylerler
Derin bir uyku
Toprağın yatağında
Tahtadan nevresimler
Duyulduğu umulan göğe gider
Onsuz ilk gündür
Onsuz ilk bayram
Oysa bunları başka şeylere kullanırdık
Şimdi yeni anlamlarına
Umulmayan ve onulmayan ölümle kavuşurlar
Ne şekerini istersin bayramın
Ne selamını misafirin
Yitip gidene ağlarım
Ağlarım vedasız gidişlere
Ki hiç veda etmemezlik etmezken kimseye
Anlamını bilmediğim ölümlülükle
Anlanır veda edemeyişlerin eksikliği
Ki ertesi güne randevu vardır
Ama mezarlığa değil
Mezarlıkta değil
Gitmekle kalmak arası bir çıkmaz sokakta
Senaryosunu çözemediğim bir filmi
Yarı uykulu
Tepkisiz izlemekteyim
Ya çığlık çığlık isyana
Ya derin uykuya meyilliyim
Kayıp bir çağın başlangıcına yürüyen
Kapkara bir gölgeyim
Oysa demincek...
Şimdi kayıp yıllara mı
Kayıplara mı
Bu ahım
Bu dünyada misafir
Dünya çevresinde dönen
Sağır bir mihmanım

GALİP UÇAR.         MART 2025

Şiir 1 Nisan 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat Dergisinde yayınlanmıştır

28 Mart 2025 Cuma

KARDELEN İSYANI

 

Haddini aştı bir kardelen
Yüzü buz içinde
Tüm cüretiyle kaldırdı başını
Kar buz tanımadı
Kutsal bir isyan
Usanmaz bir direnişle
Hepinize inat
Ben burdayım diye
Kırdı mahallesinin barikatını
Yıktı duvarları
Arındı zincirlerinden
Kaldırdı yüzü buz içinde başını
Aşkla baktı güneşe
Yeni dünyaya uyandı

GALİP UÇAR.        MART 2025

Şiir 28 Mart 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

27 Mart 2025 Perşembe

İYİ BAK ZÂTINA

 Gülün kadife yapraklarından

İçine doğru kayarken
Kırmızıdan bordoya
Bir tebessüm gölgesinde
Narin ve nazik
Ulaştım bir tûbaya
Dibinde gürül gürül nehir
Öylesi yeşilin huzurunda
Eğildim selam verdim
Bir elma düştü daldan
Kızıl
Bir elma
Nasıl güzel
Nasıl yasak
Ve dahi yürürken irem bağında
Yerdeki kayalardan kaynayan suların
Coşkun hışırtısında
Dokundu tenime bir fırtına yeli
Öyle uzak
Öyle yakın
Yağmurların ayak sesleri
Oysa
Kırmızı bir yüreğin ortasına oturup
Bahar bahar yaşamak vardı
Üstümde umudun polenleri
Sarı mı sarı
Bilmem o umut diyarlarının haritasındaki rotadan
Bize eser kaldı mı
Bir ipek halı üzerinde
Çıplak ayak yürünen
Sonu neye çıkar bilinmeyen
Ama bir huzur
Bir rahatlık
Bir yere çıkacağından emin olunan
Kör kütük
Sûlh ile boşalmış kavgasız bir beyinle
Emin ve kararlı yürünen
O yol
Duruyor mu bilmem derken
Tam da o an
Beyaz güvercin sandığım kelebeklerden
En irisi gelip
Konup da burnumun ucuna
Göz içlerime baka baka
Söyledi fısıldayarak
İyi bak zatına
Vatan-ı aslîye dek
Her şey bir tahayyül
O zamana dek

GALİP UÇAR.       MART 2025. 

Şiir 27 Mart 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır



22 Mart 2025 Cumartesi

MEMNU KALMIŞ BİRİNİN ÖZLEMİNDE SANA

 Boğaz'dan

Paslı koca bir gemi geçerken
Bahar bahar bakardı
Beykoz sırtları gibi
Emirgan gibi
Boğaz'ın suları
Geminin iskele yönünde
Dalga dalga Ege'ye akardı
Saat kulesinin gölgesinin düştüğü sahillere
Ki ben
En son haziranın bir gününde oturup
Ilıman bir havada
Seyretmiştim onu orada
Ah şehir
Sen ne yangınlardan çıkmıştın
Ne kara haberlerde yılmamıştın
Arka sokaklarından caddelerine
Ne badireler
Ne isyanlar
Ne direnişler
Burçlarında ihanetler görmüş de
Teslim olmamıştın
Ondandır ya belki huzurun
Öyle aheste gün batışlarında Körfez
Bir martı süzülüşünde Karşıyaka'ya doğru
Vapur giderdi ya
Dalga dalga
Boğaz'dan gelenleri kese kese
Ah şehir
Kimilerinin düşünde kaldın
Kimi düşebildi peşine
Şimdi bu kavgalı şehrin içinde
Hasretler yazarım sana
Bağrından kopmuş da
Memnu kalmış birinin özleminin nazeninliğinde sana

GALİP UÇAR.       MART 2025

Şiir 24 Mart 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır