Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

sosyalist gerçekçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyalist gerçekçi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2022 Perşembe

İKİ NÂZIM ARASINDA TOPLUMCU EDEBİYAT KÖKENLERİ

 Edebiyatla uğraşan kişiler; özellikle de akademik olarak, aldıkları eğitimde “Toplumcu Gerçekçi” ya da diğer adıyla “Sosyalist Gerçekçi” edebiyatın Nâzım Hikmet’le başladığı, serbest ölçüyle yazdığı ve nutuk tarzı şiirleriyle bu akımın öncüsü olduğunu ve bu tarzın da temelini ünlü Rus şair Vladimir Mayakovski’den aldığını öğrenmişlerdir.

            Öte yandan edebiyat öğrencileri ve edebiyatçılara, ta lise çağlarından beri öğretilen bir diğer kişi ise Nabizade Nâzım’dır. Nabizade ise ilk köy romanını yazan ve köy hayatını Türk Edebiyatı’na kazandıran kişi olarak tanıtılmıştır.

            Bu iki söylemin de gerçekliği bilimsel olarak kanıtlansa da, bu iki Nâzım arasında Toplumcu Gerçekçi Akım bazında bir karmaşa olduğuna inanmaktayım.

            Türk Dili ve Edebiyatı okuduğum dönemde, Nabizade Nâzım’dan bahsederken ve araştırmasını yaparken, köyün edebiyata kazandırılması kilit nokta olarak önümüze çıkıyordu. İşte bu araştırma noktasında, benim aklıma takılan soru şuydu: “Peki köy edebiyata kazandırıldıysa, yani edebiyat şehirden alınıp, taşraya açılmışsa, şehrin illa arka mahallesi mi Toplumcu Gerçekçiliğin mekanı olacaktı? Taşrada, köyde yaşananlar Toplumcu Gerçekçiliğin konusu değil miydi?”

            Hatta daha ileri götürelim konuyu. Toplumcu Gerçekçiliğin Roman birimini ele alırsak, köy romanları, köyden kente göç sorunları, ağalık düzeninin baskıcı tavırları ve maraba, çiftçi direnişleri, köy çocuklarının ve ailelerinin fakir yaşamları ve bundan kurtulma çabaları, bu edebi akımın ana konu başlıkları değil midir?

            Yani Yaşar Kemal desek, Çukurova’daki köylülerin dertlerini anlatmamış mıdır? Yahut Köy Enstitülerinden çıkan yazarlar, kendi köy deneyimleri ve yaşamlarından alıntılarla köy yaşamını anlatmamışlar mıdır?

            Peki Toplumcu Gerçekçi Romanın bir bölümünde köy edebiyatı da varsa, o zaman biz nasıl Toplumcu Gerçekçiliği Nâzım Hikmet Ran’la başlatabiliriz ki? Eğer ki Tanzimat Dönemi’nde bir köy edebiyatı eseri olan Karabibik, Nabizade Nâzım tarafından yazılmışsa, yani şehirden alınıp, köyün de dertlerine dikkat çekilir olmuş, köyün yaşamı da anlatılmışsa, bu aslında köy edebiyatı, bir bakıma Toplumcu Gerçekçiliğin de öncülü, temeli olmuştur.

            Kısacası, Nabizade Nâzım’ın köy romanını yazdığı ve bunun edebiyat alanında akademik araştırmasını yaptığım günden beri ilmek ilmek üzerine düşündüğüm konulardan biridir iki Nâzım arasında kalan Toplumcu Gerçekçi Edebiyat Akımı öncüllüğünün asıl kimin olduğu?

            Belki şu şekilde sonuçlandırabiliriz. Sosyalist Gerçekçilik ve Toplumcu Gerçekçi; ama bu sol siyasal toplumcu olarak ele alınacaktır çünkü Mehmet Akif Ersoy da son dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığınca Toplumcu Gerçekçi kabul edilmektedir, şiiri başlatan kişi Nâzım Hikmet Ran’dır. Ama bir Toplumcu Gerçekçi akım varsa ve bu köy edebiyatını, köy sorunlarını, köyü gerçekçi anlatmayla başlıyorsa bence bu akım Nabizade Nâzım’la başlatılmalıdır.

GALİP UÇAR.         2022 ARALIK

Yazı 1 Aralık 2022 günü Edebiyat Durağı dergisinde yayınlanmıştır

Yazıyı okumak için : Link