Söz ve Müziği GALİP UÇAR'a ait olan, önceden rock versiyonu yayınlanmış DEFACTO KADIN şarkısının hard rock versiyonu youtube üzerinden yayınlandı
Blog Ziyaretçi Sayısı
Ara ve Bul
Blog Site Translation
10 Ocak 2026 Cumartesi
DEFACTO KADIN ( HARD ROCK)
30 Kasım 2021 Salı
TED Koleji Türk Dili ve Edebiyatı Zümresi Kitap Günü etkinliği düzenledi (GALİP UÇAR HAKKINDA HABERLER 2)
TED Koleji Türk Dili ve Edebiyatı Zümresi Kitap Günü etkinliği düzenledi
TED Koleji Türk Dili ve Edebiyatı Zümresi’nin her yıl düzenlediği kitap etkinliklerinin bu yılki ana teması ünlü yazar Dostoyevski oldu. Dostoyevski’nin her yönüyle ele alındığı İki gün süren etkinlikte ilk gün, Dostoyevski’yle ilgili okul röportajlarının yer aldığı video gösterildi. Ardından Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinden Galip Uçar, Dostoyevski’nin hayatını ele aldı. Türk Dili ve Edebiyatı Zümre Başkanı Türegün Tunç da ‘Dostoyevski’nin eserlerine değindi. Matematik öğretmenlerinden Melek Gavani de Dostoyevski’nin sinemaya etkisini anlattı. Lise Tiyatro Kulübü’nün sahneye koyduğu ‘Raskolnikov Meselesi’ adlı kısa oyunla birinci günün etkinlikleri sona erdi. İkinci gün Dostoyevski’nin felsefesi ve Suç ve Ceza’dan yola çıkarak oluşturulan “ Her suç suç mudur? Yoksa hayatı sürdürmek için bir eylem midir? ” münazara konusunu liseliler tartıştı. Işık Kitabevi de etkinlikler sırasında öğrencileri kitapla buluşturdu.
HABER DİYALOG GAZETESİ'NDE ( KIBRIS) 15 OCAK 2019 TARİHİNDE YAYINLANMIŞTIR
TED Kuzey Kıbrıs Koleji geleneksel şiir günü etkinliğinde öğrenciler ve davetliler keyifli anlar yaşadı (GALİP UÇAR HABERLERİ)
TED Kuzey Kıbrıs Koleji geleneksel şiir günü etkinliğinde öğrenciler ve davetliler keyifli anlar yaşadı
Türk Edebiyatı’nın ünlü şairlerinin şiirlerinin öğrencilerce seslendirildiği TED Kuzey Kıbrıs Koleji geleneksel şiir günü etkinliğinde öğrenciler ve davetliler keyifli anlar yaşandı.HABER DİYALOG GAZETESİ'NDE (KIBRIS) 13 MAYIS 2019 TARİHİNDE YAYINLANMIŞTIR
10 Şubat 2021 Çarşamba
Tarihi Yerleriyle Kıbrıs (Objektifimden)
Kıbrıs, bilinen arkeolojik verilere göre MÖ 9000'li yıllara uzanan örneklerle ilk yerleşim ipuçlarını vermekte. Daha sonraki buluntularda ise MÖ 10000'li yıllarda, bulunan arkeolojik kalıntılar doğrultusunda Orta Doğu'dan özellikle de Filistin ve Lübnan'dan göçen insanların olduğu ve Kıbrıs'ta yaşadığına dair kanıtlar elde edilmiştir.
Kıbrıs'ın bilinen ilk büyük koloni sahipleri Mısırlılardır. Mısırlılar Kıbrıs'ı "Asi" adıyla anmışlardır. Daha sonra Hititler (Hatti Devleti) ismini "Alaşya" (Alasya) olarak anmışlardır, Asurlular ki Kıbrıs'ı "Yatnana" adıyla anmışlardır, Fenikeliler, Medler, Roma İmparatorluğu ve bölündükten sonra Bizans İmparatorluğu, sonra dağınık akınlarla gelmiş Müslüman Kabileler, Emeviler; bu iki Arap kökenli toplum Kıbrıs'a Kubrus ya da Kubruş demiştir. Bir dönem Tapınak Şovalyeleri'nin yönetiminde kalan Kıbrıs'ta halkın bu yönetimden memnun olmaması sonucunda çıkan isyanlarla zayıflayan otorite sonucunda adaya Luzinyanlar (Fransız Kökenli Latin) 300 yıl kadar hakim olmuştur. Sonrasında ise Cenevizli tüccarlar hakimiyeti ele alıp İtalyan Kültürü'nü taşımıştır. Sonrasında Memlüklüler'e ve Venedikliler'e de geçen yönetim son olarak Osmanlı İmparatorluğu; ki İkinci Abdülhamit Dönemi'nde 92799 Sterlin kira karşılığı; 4 Haziran1878 İngilizlere hakları devredilene dek Osmanlı İmparatorluğu hüküm sürmüştür. Kira sonucunda ve daha sonra Birinci Dünya Savaşı'nda tedbir öne sürülüp kira akdi iptal edilip, ilhak edilerek İngiliz İmparatorluğu'na koloni devleti olarak gelmiştir. 1960'larda İngiliz sömürgesinden bağımsızlığını ilan edip Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuş, lakin 1963 -1974 arasında Türkiye'ye taksim ismi, Yunanistan'a 1930lar'da başlayan birleşim talebi olan Enosis istemleriyle yaşanan ve ciddi katliamlara sahne olan dönem sonucunda; Bülent Ecevit öncülüğünde yapılan Kıbrıs Barış Harekatları ya da Rum tarafının ismiyle Atilla 74 Operasyonu'yla, Kıbrıs Cumhuriyeti iki kesime ayrılmış ve Güney'de Rumlar, Kuzey'de Türkler olmak üzere iki ayrı devlet kurulmuştur. Bu kaotik dönem hayli kanlı geçmiş; özellikle EOKA- A ve EOKA-B2nin yaptığı katliamlar sonucunda Kıbrıs Türk toplumu çok sayıda insan yitirmiştir. 1974 sonrasında ise aslında ağırlıkla Güney'de yaşayan Kıbrıs Türkleri, muhacir durumuna düşüp, göç ederek Kuzey'e yerleşmiş ve adı hâla Göçmenköy başta olmak üzere yeni yerleşim yerlerine yerleşmişlerdir. Aynı şekilde Kuzey'den Güney'e Rum muhaceratı da olmuştur. Kuzey'deki Türk Cumhuriyeti, Batılı Devletlerce Defacto yani resmi olarak tanınmayan hatta işgal edilmiş topraklar olarak görülmektedir. Lakin 1985 25 Kasım'ı itibariyle KKTC devleti kurulmuş ve Kıbrıslı Türkler, kuzey tarafında resmi bir devlet sistemi kurmuşlardır.
Kısaca Kıbrıs, hem coğrafyasının stratejik olması, hem Akdeniz'de verimli topraklara sahip olması, hem de güzelliğiyle her zaman ilgi çekmiş ve sürekli el değiştirerek birçok farklı kültüre ev sahipli yapmış ve hepsinden bir şeyler edinmiştir. Kıbrıs'ta gezerken en çok Latin ve Bizans Dönemi eserlerine rastlayabilirsiniz. Osmanlı Dönemi'nde yapılan eserler dışında, Gotik Tarzda yapılmış Kiliseler de minareler eklenerek, camiye dönüştürülmüş ve hâlâ bu şekilde kullanılmaktadır.
Aşağıda size Kıbrıs'ın tarihi yerlerini objektifimden yansıtacağım
NOT 1: Fotoğraflar Lefkoşa, Girne, Mağusa (Magosa) Bölgeleri'nde çekilmiştir.
NOT 2: Kıbrıs Evleri'nin kapıları ve kapı kolları emekle, el yapımı tarihi kapılardır. Fotoğraflar bunları da içerir. Özellikle bazı kapı kolları ciddi sanatsal eserlerdir.
NOT 3: Osmanlı'nın 19. yüzyılına hakim olan Tanzimat Düşünecesi'nin fikri babası ve en önemli edebiyatçısı kabul edilen ve 2. Abdülhamit tarafından hürriyet, adalet söylemleri sonucu sürgün edilen Namık Kemal'in Mağusa'ya (Magosa) sürgün edildiği önce zindanı sonra evi olan yer de fotoğraflar arasındadır. Şu an KKTC Devleti tarafında Namık Kemal Müzesi olarak kullanılmaktadır.









































































