Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

bozlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bozlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2021 Perşembe

ATAŞEHİR BELEDİYESİ NEŞET ERTAŞ KÜLTÜR EVİ İÇİN HAZIRLADIĞIM NEŞET ERTAŞ BİYOGRAFİ ÇALIŞMASI

                             NEŞET ERTAŞ BİYOGRAFİ ÇALIŞMASI 

 ( ATAŞEHİR BELEDİYESİ NEŞET ERTAŞ KÜLTÜR EVİ İÇİN GALİP UÇAR TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR)

Neşet Ertaş, ünlü mahalli sanatçı Muharrem Ertaş ve Döne Ertaş’ın çocukları olarak 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı Kasabası’nda, “Abdallar” olarak anılan Kırtıllar Köyü’nde doğmuştur.

Sekiz yaşına kadar köyünde ailesiyle yaşayan Ertaş, ilkokul yıllarında keman ve bağlama çalmayı öğrenmiş ve babasıyla beraber düğünlerde enstrüman çalmaya başlamıştır. Kendi tabiriyle: “Ben doğduğum an sazı göbeğime koymuşlar” diyen sanatçı yeteneğini ve sanatçılığını böyle tanımlamaktadır.

Annesinin ölümünden sonra babasıyla çeşitli şehirlere gidip oralarda geçimini sağlamaya çalışan “Bozkırın Tezenesi”, tam da bu nedenden dolayı eğitim hayatına devam edememiştir. Gittiği yerlerde usta abdallardan olan babasının dışında birçok başka abdal geleneğinden gelen;; Hacı Taşan, Çekiç Ali gibi usta abdallardan da yöntem öğrenerek, müzik konusunda kendini geliştirmiştir.

On dört yaşında, geçimini sağlamak için İstanbul’a gelen Ertaş, ilk plağı olan “Neden Garip Garip Ötersin” adlı plağını burada 1957 senesinde çıkarmıştır. Okuduğu türkülerin tarzı olan “bozlak” türünü, onun ağzından dinleyenler: “Bozkırın feryadı” nitelendirmiştir. Bu dönemde çeşitli gazinolarda çalışarak geçimini sağlayan Neşet Ertaş, iki yıl İstanbul’da kaldıktan sonra Ankara’ya gitmiştir.

Ankara’da çalıştığı gazinoda, ileride karısı olacak olan Leyla Hanımla tanışan “Bozkırın Tezenesi”, yedi yıl kadar süren bu evliliğinden, iki kız ve bir erkek çocuk sahibi olur.

Askerliğini İzmir’de yapan sanatçı, bu dönemlerde gerek plakları, gerekse besteleriyle en çok aranan isimlerden olmuştur.

Düzensiz yaşamı ve sonucunda ellerine gelen felç hastalığı nedeniyle, kariyerinin zirvesindeyken müzik yapamaz hale gelen Neşet Ertaş, kariyerinin zirvesinde olmasına karşı, tedavi olacak parayı bulamayıp, kardeşinin yardımlarıyla 1979 senesinde Almanya’ya tedavi olmaya gitmiştir. Tedavisi sürerken, ayrıldığı eşinin yanında bulunan üç çocuğunu da yanına aldıran sanatçı, iyileştikten sonra Almanya’da kariyerine tekrar başlamıştır.  Türklerin yoğunlukta olduğu yerlerde, düğün ve eğlencelerde sahne almıştır.

2000 yılına dek, orada Orta Anadolu ve Bozlak Kültürünü yaşatan çalışmalara da öncü olup, akademik çalışmalarda, başvurulan sanatçı olduktan ve düğünlerde geçimini sağlayıp, albümler yaptıktan sonra, İstanbul’da verdiği konserle tekrar Türkiye’ye uzun süreden sonra gelmiştir.

Yoğun mahalli unsurları ve yöresel; Orta Anadolu, özelliklerini taşıyan türkülerini yazıp söylerken, gurbette kalmış anlamında olan “Garip” mahlasını kullanmıştır. Türküleriyle, ait olduğu yöreyi ve AbdallıkGeleneği’ni sadece Türkiye’ye değil, evrensel alana da taşımış hatta kendisi ve yazdığı türküler üzerine çeşitli ülkelerde bulunan üniversiteler,  özellikle de çalma tavrı konusunda akademik çalışmalar yapmıştır. Uzak Asya’dan, Amerika’ya, Avrupa’ya birçok yerde Neşet Ertaş sayesinde bu kültür ve gelenek tanınmıştır. Kendisi üzerine çeşitli biyografik eserler yazılmıştır, belgeseller çekilmiştir ve kitaplar yazılmıştır.

Ülkesine döndüğünde zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kendisine “Devlet Sanatçılığı” teklif edilmiş olsa da; Neşet Ertaş cevaben: “Devlet Sanatçısı olmak ayrımcılığa yol açar, ben Halkın Sanatçısıyım” demiş ve devletten alacağı parayı ve ünvanı reddetmiştir. Sadece TBMM’nin verdiği “Üstün Hizmet Ödülü”nü kabul etmiştir

UNESCO tarafından “ Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak kabul edilen sanatçı, İTÜ Devlet Konservatuarı’ndan 2011 yılında Fahri Doktora ünvanı almıştır.

Ünlü yazar Yaşar Kemal’in “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırdığı Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012 senesinde, ardında dünyaya yaydığı kültür ve geleneği ile beraber onlarca efsaneleşmiş türkülerini bırakarak tedavi gördüğü hastanede, İzmir’de hayata gözlerini yummuştur. Kırşehir’in Bağbaşı Mezarlığında, babası; bağlama üstadı ve abdal Muharrem Ertaş’ın yanına defnedilmiştir.

ESERLERİ:

1957: Neden Garip Garip Ötesin Bülbül

1960: Gitme Leylam

1979: Türküler Yolcu

1985: Sazlı Oyun Havaları

1987: Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler

1988: Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde

1988: Kendim Ettim Kendim Buldum

1988: Kibar Kız

1989: Hapishanelere Güneş Doğmuyor

1990: Gel Gayri Gel

1992: Şirin Kırşehir

1993: Kova Kova İndirdiler Yazıya

1995: Seher Vakti

1995: Benim Yurdum

1998: Gönül Yarası

1999-2008:NEŞET ERTAŞ KÜLLİYATI

 Zülüf Dökülmüş Yüze

Gönül Dağı

Mühür Gözlüm

Zahidem

Neredesin Sen

Garibin Dünyada Yüzü Gülmez

Niye Çattın Kaşlarını

Çiçekdağı

Ayaş Yolları

Sevsem Öldürürler

Ağla Sazım

Hata Benim

Dostalara Selam

Sabreyle Gönül

Yar Gönlünü Bilenlere

Vay Vay Dünya

Gurban Olduğum

 

GALİP UÇAR 2016 

Ataşehir İçerenköy Neşet Ertaş Kültür Evi

 



 Fotoğraflar, Neşet Ertaş Kültür Evi'nde çalıştığım dönemde çekilmiştir...