Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2025 Pazartesi

EGE KIYILARINDA BİR KAHVEHANEDE

 Hatırlıyorum

Bir gün
Tavla oynarken Platon'la
Olanca kıskançlığıyla gelmişti Aristotales
Sokrates koşuştururken sokağın köşesinde
Ege yine sıcak ve güzeldi
Zeytinler altın gibi parlıyordu
Yeşilli beyazlı yapraklar arasında
Bugün gibi keyfi denize giren çok yoktu
Ama tenimiz esmer
Saçımız yine kıvırcık
Bazen bir küpten içerdik şarabı
Bazen küpe düşerdik uyumak için
Üzerimize geçenlerde pişirip yediğimiz
Bembeyaz koyunun postunu çekerdik
Ufkumuzda parça parça adalar vardı
Koca koca fikirler beynimizi parçalarken
Kadınlar
Esmer tenleri ve bacaklarıyla
Beyaz elbiseleri içinde gezip dururlardı
Bazısının ayağında üzüm lekesi
Benim bıyığımda şarap zerresi
İyon gemileri yanaşırken kıyılara
Güneş koca bir altın gibi yükselirdi İyonya'dan
Uzak bazı dağlar gölge gibi düşerdi gözümüze
Ve Platon'a derdim ki
Yahu doğru oyna şu oyunu
Bak şarabım ekşidi
Güneşin altını soldu
Sen daha zar atacaksın da
Bu yancı Aristotales bakacak da öğrenecek oyunu
Bilmiyor muyum sanıyorsun senin huyunu suyunu
Oynamayacaksan burada bitirelim bir baldıranla bu oyunu
Dağılsın izleyenler de git yesin evinde kızarmış koyunu
Ben de gireyim kübüme çekeyim üstüme postumu
Görüp de rüyamda düşünüp anlayayım düşmanımı dostumu

GALİP UÇAR.      ŞUBAT 2025 SAHRAYICEDİT

Şiir 17 Şubat 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır.




7 Şubat 2024 Çarşamba

YOL İÇRE

En uzun yolmuş insanın içi
Kimseye yük olmamak
Ummamak üzerine kurulsa da zamanla
Ne virane şehirlerle
Ne yıkık binalarla doluymuş sokakları
Antika diye yutturulmak istenen çöp parçaları anılar
Yırtık fotoğraflar uçları küllenmiş
Artık ne ısınır ne soğur iklimi
Bir yanı günes yanığı duvarlar
Bir yanı buz kaplı camlar
Ve umut kırıkları ayak tabanlarına batar
Yürürsün kalenderanî
Ne zaman doldurur bir şeylerin yerini
Ne zaman dindirir bir şeyleri
Hiçsel tuğlalarla örülü köşe başları
Ne gelişleri
Ne gidişleri unutur
Çevresi düzenlenmiş açmayan çiçeklerle doludur
Kurumuş nehirlerle doludur
Üzerinden geçince kurtuluşu olmayan artık insana
Herkesi mutlu etmek istemiştir en büyük yalnızlığıyla
Bir yolculuk ki bu
Seher ile karanlık arası vakittedir
Yani öyle vakitsiz
Öyle halsiz
Her can sıkıntısında ertelediklerinin duvar posterlerinin afişlerinin arasında
Ruh ve bedenin boşanma davasında
Piramitlere mabetlere benzer ululukta bir yalnızlığın en yanlıs halinde
Bir kümbette
Mumlar dikilmiş de dilek dilek yangın çıkmış bir barikat üzerinde
En kara dumanlar en kara maskeler olmuş da
Sarmışken yolları
En uzun yolmuş insanın içi
Çıkmaz sokakmış tesadüfsüz her köşe başı


GALİP UÇAR.           BALAT ŞUBAT 2024

 Şiir 7 Şubat 2024 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

Şiir okuma linki: YOL İÇRE

Şiiri dinlemek için: YOL İÇRE