SAAT ÇELİŞKİLERİNE NOKTAYI KOYMAK
On sekiz yıllık Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği sürecimde, ders anlatırken öğrencilerden, konulara ilişkin birçok tepki gördüm. İlkten anlayanlar, birkaç örnekle anlayanlar elbette oldu. Bir konu vardı ki bu konunun teorisi ile pratiği canlı canlı hep çelişiyordu.
Mevzubahis
konu; noktalama işaretleri ünitesinin
alt başlıklarından ya da daha doğru söylemek gerekirse öğelerinden biri olan “nokta işareti” konusunun maddelerinden
biri olan: “Saatler yazılırken aralarına
nokta işareti konur”.
Türk
Dil Kurumu, noktalama işaretini şu şekilde tanımlar: “ Duygu ve düşünceleri daha açık
ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve
anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere
noktalama işaretleri kullanılır.”[1]
Türk Dil Kurumu’nun resmi sitesinde noktalama
işaretlerinin tanımı böyle yapılırken, “Nokta İşareti” başlığı altında,
saatlerle ilgili maddede ise şu yazmaktadır:
“ Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden
ayırmak için konur Örnek: Tren 09.15’te kalktı. Toplantı 13.00’te
başladı.”[2]
Doğal olarak, her Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni, Türk Dili ve Dilbilgisi üzerine başvuru noktası olarak kabul ettiği resmi kurum olan Türk Dil Kurumu’nun bu tanımını alıp, anlatır. Elbette örneklemeleri farklı verip, çeşitlendiriyoruz.
Lakin tam bu noktada, özellikle lise kademesinde zamana daha hakim çocuklarda ve doğal olarak, taktıkları saate bakmak durum beliriyor. Dijital saati olanlarda, anlattığımız teori, bir anda çelişki yaratıyor ve pedagojik olarak aslında büyük açık olarak kabul edilen: “öğretmenin anlattığının çelişmesi yahut o an kanıtlanabilir bir yalanlamayla karşı çıkılabilmesi” durumu ortaya çıkıyor.
Bahsettiğimiz çelişki nedir? Biz saatlerin arasına; daha açık olmak gerekirse saat ve dakika arasına, nokta konularak yazılır derken çocuk saatine baktığında saat ve dakika arasında iki nokta olduğunu görüyor. Doğal olarak da: “Siz saat ve dakika arasına nokta konur diyorsunuz ama benim saatimde iki nokta var. Yanlışınız olmasın?” diye bir soruyla çıkış yapıp, biraz da malum öğretmeni alt edip, prim yapma psikolojisiyle üzerine gidiyor. Haksız mı? Hayır. Saatlerde, dijital saatlerde iki nokta var.
Peki,
madem iki noktadan bahsettik, yine Türk Dil Kurumu’nun resmi sitesinden, iki
nokta işaretini açıklayan ilk maddeyi de yazalım: “ Kendisiyle ilgili açıklama verilecek cümlenin
sonuna konur”[3]
Kısaca, iki noktanın akla gelen ilk işlevi aslında açıklama
işlevi. Kabul edeyim, öğretmenliğimin ilk senesinde ve öncesinde bu konu
üzerine kafa yormamıştım. Fakat gerek etimoloji bakımından, gerekse de dilbilgisel
konular bakımından, bir konuyla karşılaşınca, çocuklara en doğrusunu verebilmek
ve de en dibe ulaşabilmeyle beraber kronolojik gelişimini anlatabilmek amacıyla,
konular üzerine kafa yorup, kurgular yapıp, derste anlattığım ve öğrencilerden
gelen “Neden” ve “Niye” sorularına cevap vermeyi
önemsediğimden, tabi ki “saat arasına konması
gereken nokta” ile “pratikteki dijital
saatlerdeki iki nokta” çelişkisi üzerine de düşünüp, kurgusunu yapıp,
sonucuna varıp, kendimi de ikna ettikten sonra ne olduğunu kendimce şöyle
açıklayabilir:
Türk Dil Kurumu’nun koyduğu kurallara göre, yukarıda
da maddeyi verdik, saatlerin arasına nokta konur. Bu nokta da yine nokta konusunun
ilk maddesine dönmek lazım. Yani şu maddeye: “Cümlenin sonuna konur”[4]. Yani aslında biten bir şeyin sonuna konur.
Türk Dil Kurumu, saatleri anlatırken, kesinlik bildiren bir saat üzerine
kurgulamıştır. Misal bilmem ne tarihinde ki tarihlerde de anlatacağım mantıkla
araya nokta konmaktadır, 20.30’da
düğün olacaktır. Bu düğün için o tarihte, o saat rezerve edilmiş ya da alınmış
mıdır? Evet. Yani o tarihte, 20.30’da kesin düğün başlayacaktır. 20.29 ya da 20.31’de değil. Tam 20.30 itibariyle o düğünün yapılacağı yer
tahsis edilmiştir ve bu kesindir. Kesinlik olduğundan, tam saat verilmektedir. O
saatte başlayacaktır. Cümle bitmiştir. Yirmici saat kesin midir? Evet. O zaman yirminci
saatin otuzuncu dakikası başlayacağı da kesin midir? Evet. Cümle haline getirirsek:
“Saat 20.30’da düğün başlayacaktır” cümle bitmiş noktası konmuştur.
Peki dijital
saatlerde niye iki nokta var. İşte bu noktada da, az önce maddesini
yazdığımız gibi “açıklamalara iki nokta
konur” cümlesi devreye giriyor. Yaşamımız, demin örneklediğimiz “düğün
saati” gibi kesin ve durağan değildir. Şu an saat on ikiyi yirmi dört geçiyorsa
aynı zamanda saniyesi ve salisesi de akmaktadır. Yani şöyle anlatabilirim: Ben
bunu yazarken 12:24:33 derken bile 12:24:40 oldu bile. Zaman durmaz akar. Durağanlık olmadığından da 12:24
demek aslında: On ikinci saatin içindeyiz ama hala akıyor, hala süreklilik var,
durmak yok bu sebeple de on ikinci saatin aslında dakikası açıklama bazlı sürekli
değişiyor demektir. Aynı şekilde dakikanın da saniyesi aktığından dakika ve
saniye arasında da saniye ile salise arasına da önceki öğenin açıklaması ya da
akıp, devam etmesi bakımından iki nokta konmalıdır.
Bu eylemi, diyaloga dökersek şöyle gösterebiliriz: saat 12
der ki: “Şu an 24 geçmekte”. Yirmi dördüncü dakika der ki: “şu an 33 saniye geçti
beni ama şimdi 34 geçti…”
Kısacası, nokta nasıl cümle bitirip, kesinlik
bildiriyorsa bu sebepten kesinleşmiş tarihlerde ve saatlerde araya nokta konur: “23.04 günleri Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır.” Kesin mi?
Evet. Her sene aynı gün kutlanır mı? Evet. Lakin şu an zaman akmaktadır ve dakikalar, saatlerin içinde o saatin açıklamasıdır. Saniyeler de dakikaların. Zaman durmadığı için yani mecazen aktığı için de sürekli
olan değişimler var olması sebebiyle araya iki nokta konmalıdır ki dijital
saatlerde de bu sebepten konulmaktadır.
Sonuç olarak, kesinleşmiş saatlerde saat ve dakika arasına
nokta işareti konmalıdır. Ama akan
bir zaman diliminde kesinleşmiş ve durmuş bir zaman olmadığı için hala şu
saatin, şu dakikaları akmaktadır mantığıyla, saatin içeriği açıklandığından
dolayı iki nokta işareti konması
normaldir.
GALİP UÇAR
