Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

Near East Geography etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Near East Geography etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2021 Cumartesi

Lefkoşa'nın Çiçekleri (Objektifimden)

 Kıbrıs'a yolu kış aylarının sonlarında düşenler, bahar aylarında orada bulunmuş olanlar bilir ki, şubat ayının ortalarından itibaren Kıbrıs'ta, Türkiye'de yaz aylarında yahut bahar aylarının ortalarında rastladığımız çiçekler açar. Bu çiçekler Akdeniz İklimi Florası olmakla beraber, zamanında İngiliz Sömürgesi olduğu dönemde buraya getirilmiş; diğer sömürge ülkelerden özellikle de su baskınlarını engellesin diye su çeken, bataklık kurutan ağaç ve çiçeklerdir, sadece Kıbrıs'a özgü değil Akdeniz Ülkeleri'nin sahil kıyıları ve adalarına ait limon türleri; ki burada da Luzinyan yani Fransız ve sonraki dönem İtalyan işgallerinde getirilmiş tohumlar olması da muhtemeldir, görülebilmekte. 

Bu blogda sizlere, oralarda görüp de fotoğrafladığım çiçek ve ağaçlardan seçkiler sunacağım. Bunların arasında Kıbrıs'a özgü Cemile Çiçeği denilen mor çiçeğin Kıbrıslılar için önemi başkadır. Hatta öylesine severler ki genellikle kız çocuklarının isimlerine de koydukları olur. Limonların da farklı türlerini bu fotoğraflarda göreceksiniz. 

Papatyaların, Türkiye'de pek de görülmeyen çift renkli ve farklı renkli türleri, kocaman kaktüs türleri, ekşilice denilen ve sadece Kıbrıs'ta gördüğüm bir çiçek türü de vardı. Ama beni en çok etkileyen zannederim ki, Şubat sonlarına doğru yol kenarlarında açan, koca yaprakları ve boyutlarıyla sapsarı papatyalardı.

Akşamüzerleri sokağa çıkıp da yürüdüğünüzde ise, koca Akdeniz Güneşi, Beşparmak Dağları'nın Omorfo (Güzelyurt) taraflarından batarken, Cemaliyelerin eşliğinde ara sokaklardan yürümenin huzuru da başkadır.

Lefkoşa'nın Merkezi'ne doğru giderkense; Göçmenköy üzerinden, Kumsal'a doğru yönde ilerlediğinizde, sağlı sollu limon ağaçları ve bazılarının boylarının iki metreyi bulduğu kaktüs ağaçlarının seyrine dalıp, yolun bir anda bittiğini anlayamıyorsunuz.

Ben genellikle Lefkoşa Merkeze yürüyerek gittiğimden, ara sokaklardaki güzellikleri hep gördüm. Zaten az kişinin yaşadığı bu sakin şehirde, bazen sadece sokaklarda yürümek dahi, çoğu düşünceden beni arındırıyor, küçük evlerin avlularındaki limon, portakal, bergamot ağaçlarının gölgesinde, o kocaman Akdeniz Güneşi'nin özellikle de öğle saatlerindeki kavurucu sıcağında, soğuk bir şeyler içerek dinlenmenin keyfi bambaşkaydı. 

Genel olarak düşünürsem, Lefkoşa için konuşmak gerekirse, Ne kadar ağırlıkla Göçmenköy, Taşkınköy üzerinden Kumsal ve Lefkoşa Merkez kabul edilen Girne Kapısı yahut Dereboyu'na iniyor olsam da benim çiçek ve ağaç manzaralarını en sevdiğim nokta, Göçmenköy'ün bitiminden ara sokaklardan, Kızılbaş'a doğru gittiğim yoldu. Tozlu sokakların, ara sıra çıkan asfaltlarının etrafındaki ağaçlar, gerçekten anlatılamaz bir huzur veriyordu


Cemaliye Çiçeği


Cemaliye Çiçeği

Kaktüs

papatya



Gül


Papatya

Papatya


papatya (yol kenarlarında çıkan, yabani)
* Genellikle bu papatyayı suya koyup, esansıyla parfüm ya da krem yapıyorlar


Papatya


Limon Yaprağı


uzun limon




Limon Çiçeği

Cemile Çiçeği Ağacı

Tüllü Papatya



Portakal



Erik