Blog Ziyaretçi Sayısı

Ara ve Bul

Blog Site Translation

6 Mayıs 2025 Salı

DENİZ’İN AĞIDI

 Kaç beşli geceler geçirdim altıya bağlanan

Ellerimde olmazdı kelepçe

Ayağımda olmazdı prangalar

Şimdi loş kaldırımdan geçip gideceğim

Ne uğruna savaştığım toprak

Ne çevremde insanlar

Ne ormanların yeşili

Ne sırtımda yeşil parkam

Sadece asker yeşili koridorlarda

Adım adım gidiyorum

Orada duran

Yağlı ilmiği takmaya boynuma

Parkamı alacaktır elbet Bora

Beni gömün Taylan Özgür’ün yanına

Bilirim gömdürmezler beni

Kim bilir kaç uzakta olacağız

Hüseyin’le Yusuf’la

Ölüm Filistin yolunda uğrayıp da yediğim

Baklava kadar tatlı değil

Ya da bir felsefe dersinde tartışmak kadar haz verici değil

Ama biliyorum

Sınırsızın sonsuzun

Yıldızların özgürce türküler söylediği yere gidiyorum

Hasretim ama çokça hasretsiniz bana

En son öptüğüm sevgilimin son kez elini tutamadan

Tutacağım biliyorum ölümün ellerini

Talimlerde ellerimden kayan toprağın içine girmek

Ne ilginçtir kim bilir

Kim bilir kaç milyar kişiyle aynı kaderi paylaşıyorum 

Onun altında

Yeniden var olur muyum bilinmez

Bir çiçeğin özünde ya da bir emekçinin midesine giden nohutta

Ama şu an dalımdan koparılıyorum

Korkmam inanın bir baklagil olup da 

Girince emekçinin proleterin ağzına

Onlar için yok muyduk zaten

Onlar için değil miydi kavga

Yedi yöre

Dört iklimde 

Mutlu olmaları değil miydi amaç

İşte onlar için gidiyorum

Geride bıraktığım

Kavgamdan başka parkam

Kalemim 

Saatim ve kazağım

Annemde o öğrencilerinin yüreğine gidecek yolu açar mı

Var olur muyum annemin gözlerinde

Bakar mıyım öğrencilere

Anlarlar mı beni onlarda

Yoksa asarlar mı

Yine geçerken Fatsa’dan Karadeniz’den 

Devrim marşları duyulur mu takalardan

Bir hayvanı sağan kadının ellerindeki nasır olarak anılır mıyım

Kim bilir

En sevdama kavgama düşkün halimle gitmekteyim

Yıldızlar ülkesine

Sınırsız ve özgüre doğru

Beni gömün Taylan Özgür’ün yanına

Kesik bıyıklarımla tanır mı bilmem Taylan ama

Bıyık bırakmak da yasaktı bana

Şimdi sizlere diyorum ve korkmadan adımımı atıyorum

Hadi Eyvallah dostlar, yoldaşlar

Bir gün buluşuruz yıldızlar ülkesinde elbette

Şimdi gidiyorum Nâzım’ın yanına

Taylan’la bir şiirini okuyacağız ona

Sonra kucaklayacağım Hüseyin’i de Yusuf’u da

Kavgamız size emanet

Haydi Eyvallah

GALİP UÇAR                                          MAYIS 2012

Şiir 6 Mayıs 2025 tarihinde Kibele Kültür Sanat dergisinde yayınlanmıştır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder